Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2000 » Kaletepe Tırmanışı
Cuma (10.11.2000) akşamı Harem otogarında rastladığımız Mimar Sinan Üniversitesi Dağcılık Kulubü´nden (DAĞKU) arkadaşların da Sarı Mehmetlere gittiğini öğrendiğimiz an traktör parasını bölüşeceğimiz aklımıza geldi ve molalarda yemek parası çıkmış oldu.

Kaletepe Tırmanışı

Ekip: Aykut Türem , Bora Gürbüz , Orhan Saçan
Tarih: 12.11.2000
Bölge: Güney Aladağlar
Rota: Kaletepe Kuzey Yüzü Rotası ( S-38)
Hava Durumu: Güneşli , rüzgarlı

Teknik Malzemeler:

  • 10.5 mm tek ip(dry)
  • 9 mm yarım ip(dry)
  • perlonlar
  • endlesslar
  • 13 adet express set
  • 1 set stopper
  • 5 adet camalot
  • 1 set tricam
  • 10 adet kilitli karabin
  • 5 adet sikke
  • 1 çekiç

Cuma (10.11.2000) akşamı Harem otogarında rastladığımız Mimar Sinan Üniversitesi Dağcılık Kulubü´nden (DAĞKU) arkadaşların da Sarı Mehmetlere gittiğini öğrendiğimiz an traktör parasını bölüşeceğimiz aklımıza geldi ve molalarda yemek parası çıkmış oldu.

Cumartesi sabahı geleneksel yollarla (Çamardı minibüsü+Saadettin Abi) 9.00 da Sarı Mehmetlere vardık. Mimar Sinanlı arkadaşlar, karşılıklı şans dileklerinden sonra , Kaldı´yı denemek üzere Akşam Pınarı Vadisi´ne doğru devam ettiler. Yazdan kalma güneşli bir havada Sarı Mehmetler´e kamp attık. Biraz abartaraktan yediğimiz yemekten sonra Sarı Memetler girişindeki sağ ve sol yüzeylerde ertesi günün antrenmanını yaptık( üç kişilik ekiple ip teknikleri çalıştık). Bu tırmanışlarda yanımızdaki camalotların işlevselliğini ve hexlerin de gereksizliğinin farkına vardık ve hexleri ertesi gün yanımıza almamaya karar verdik. 17:00 gibi çadırımıza döndük ve birkaç öğün (!?!?) yemekten sonra 19:00 gibi hepimiz sıcak tulumlarımızda uykuya dalmıştık bile….

Pazar günü sabahı 04.55 de çalan saati pek umursamayaraktan 05.15´e kadar uyumaya devam ettik. Dünkü sıcak haliyle alakası olmayan soğuk havada kahvaltı ettikten sonra gece hazırladığımız çantaları kontrol ederek rotanın dibine doğru yola koyulduk. Sık molalarla rotayı inceleyerek ve tartışarak 50 dakikalık bir çarşak çıkışıyla rotanın dibine vardık. Bu yürüyüş esnasında çantalarımızın(25 ve 55 lt.lik) gerektiğinden ağır olduğunun farkına vardık. Tırmanış esnasında ufak çantayı ilk artçı, büyük çantayı da ikinci artçı taşıyacaktı. Rotada ilk ip boyu olarak görünen pasajı ip açmadan geçtik. Vardığımız ilk setten sağa travers atarak Orhan ilk ip boyunu lider gitti. Daha sonraki ip boyunda Bora rotada görünen ilk dikey çatlağa girmek için sağa diogonal tırmanmaya başladı. Geçtiği ilk çatlağı beğenmiyerek 5-6 metre sağındaki çatlağın başında bir istasyon aldı. Çatlağa Orhan lead girdi 15 metre yukarıdaki sette ipin sürtünmesini istemediği için istasyon aldı. Rotanın fazlaca sağına kaçtığımızı anlamıştık fakat bulunduğumuz setten de rotanın ilerisi açıkça seçilebiliyordu. Dümdüz yukarı tırmanarak rotanın ortasındaki ana sete çıkabileceğimizi düşünüyorduk. Hakan´la Murat´ın 1,5 sene önce rotayı denerken fazlaca sağa kaçarak inmek zorunda kaldıklarını biliyorduk. Tırmanırken aynı zamanda da onların bıraktıkları malzemelere bakınıyorduk. Çünkü aldığımız bilgiye göre sağlam malzeme vardı 🙂 Onların kaldıkları yerde olmalıydık fakat sikke falan göremiyoduk. O ip boyunda sıra Aykut´a gelmişti. 35-40 metre tırmanarak ana sete vardığını söyledi. O ana kadar tırmandığımız en adam akıllı pasajdı.(IV+) Aslında rotanın dışına çıkmak eğlenceli pasajlar tırmanmak açısından faydalı olmuştu.

İlk Tırmandığımız pasajların kolaylığı canımızı sıkmıştı , artık limitlerimize daha yakın yerler istiyorduk. Orhan , Aykut ´un ardından tırmanırken büyükçe bir babanın altında perlonlu ve karabinli bir sikke olduğunu farketti. Hakan´ a güzel bir hediye olabilirdi. Bora boltlaşmış(!) sikkeyi sağlam çekiç darbeleri ile eski sahibine götürmek üzere çıkardı. Üzerindeki karabin ise oldukça tanıdıktı 🙂 Ana setten sonraki ip boyunu Bora lider gitti. Bora nın bu seferde rotanın en sağında gözüken büyük çatlağa girmesi gerekiyordu. Tüm ipi kullanarak hafif sağa diagonal tırmanarak bir istasyon aldı. Diğerleri de geldikten sonra yukarı düz devam etmek yerine büyük çatlağın (sarımehmetlerden baca yapılarak çıkılabilecek gibi gözüken çatlak, aslında 10 metre genişliğindeymiş) yanına travers atmayı tercih ettik. Travers zorca gözüküyordu ve pek de emniyet noktası yoktu. Çantaların problem yaratacağını düşündüğümüz için Bora sağa geçerek bi istaston aldı ve ipi sabitleyerek sabit hat kurdu. Çantaları bu hattan kaydırarak çatlağın kenarındaki sırtın dibine bir istasyon aldık. Bu ip boyunu da Aykut lider gitti. Bu ip boyunda rota üzerinde bir sikke vardı, bu da doğru yolda gittiğimizin işaretiydi. Amacımız burdan tek ip boyuyla zirveye varmaktı çünkü istasyonlarda sallanmaktan ve geyik yapmaktan otobüsü kaçıracaktık. Aslında hızlı tırmanıyorduk ama gereksiz zaman kaybediyorduk.

Düşündüğümüz gibi zirveye varamadık çünkü ciddi problem çıkarabilecek bir sette varmıştı Aykut. Bu ip boyunda çantalarla pek rahat tırmanamadık ama yine de ciddi sorun çıkmadı. Bu sette üstümüzün artık zirve olmasını istiyorduk. Gerçi manzara ve sağımızdaki büyük çatlağın boşluk hissi gayet iyidi ama… Tek kaygımız otobüsü kaçırmamaktı. Son ipi Orhan leadlemek istedi. Rotada hafif negatifler vardı ve oldukça çürüktü. Orhan kontrollü olarak bayağa bi taş düşürdü buna rağmen seken bir taş askı istasyonda emniyet alan Aykut´un dirseğine gelmişti. Açık yarası yoktu ama canı oldukça acıyordu. Kırık yada çatlak olmadığından emin olduktan sonra kendisine hızlı bir ilk yardım yapıldı(anestezi spreyi sıkıldı ve kendisine deli gibi gaz verildi: ´Seni kesseler acımaz ,zaten son ip boyundayız, tanksın sen …v.s….´ ). Bu ip boyu tırmandığımız en sert pasajdı. Son 4 ip boyu genelde IV,IV+ nın altında değildi. Saat 14:00 civarında zirveye vardık.15-20 dakika kadar oyalanıp fotoğraf falan çektik,telefon ettik. Herkesin morali çok iyiydi. Hepimiz için çok iyi bir deneyim olmuştu ve gerçekten çok eğlenmiştik. O an yapmamız gereken tek şey kalmıştı. OTOBÜSE YETİŞMEK! Sadettin Abi´nin traktörünü çadırın yanında görebiliyorduk. Zirveden koşarak indik. Zirveden çadıra varmamız tam 45 dakika sürdü. Çadırı ve tüm malzemeleri toplayarak 16:30 çamardı minibüsüne ve 18:30 otobüsüne yetiştik.

Faaliyetin niteliği tam istediğimiz gibi olmuştu: ´´VURDUK VE KAÇTIK!´´

Cevapla