Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2006 » Emler Zirve Tırmanışı
Öncelikle çok güzel bir faaliyet olduğunu belirterek yazıya başlamak istiyorum. Gerek şahit olduğumuz güzel manzara, gerekse yaptığımız pratiklerin verimi bu faaliyeti çok özel kıldı benim için. Dağ koşullarını en iyi şekilde tecrübe ettim.

Emler Zirve Tırmanışı

Ekip: S. Emrah Bayrak , Alper Gün Özturna , Başlangıç Grubu
Tarih: 18.05.2006
Yazan: A. Talat Oskay
Bölge: Kuzey Aladağlar

Öncelikle çok güzel bir faaliyet olduğunu belirterek yazıya başlamak istiyorum. Gerek şahit olduğumuz güzel manzara, gerekse yaptığımız pratiklerin verimi bu faaliyeti çok özel kıldı benim için. Dağ koşullarını en iyi şekilde tecrübe ettim.

18 Mayıs Perşembe akşamı saat 9:30 ve 10:00 arasında otobüsümüze binip yolculuğumuza başladık(biraz rötarla). Sabah 8:30-9:00 arası Niğde deydik. Son bir alışveriş yaptıktan sonra bizi dağa götürecek olan otobüsle yola koyulduk. Yaklaşık bir buçuk saatlik bir yolculuktan sonra yürüyüşe başlayacağımız dağevinin önündeydik. Çantalarımızda birkaç ayar yaptıktan sonra yürüyüşe koyulduk.

Toplam dokuz kişiydik ve bunlardan üçü başlangıç grubuydu. Az kişi olmamızdan mıdır bilmem bütün arkadaşlarla çok iyi iletişim kurma fırsatı buldum ve bu sayede de pek çok şey öğrendim.

İki saat yürüdükten sonra kamp yerine vardık.Kamp yerimiz çok yüksekte değildi ve faaliyet boyunca da iyi hava koşullarında konakladık. Yanı başımızdaki su kaynağı ise ayrı bir kolaylıktı bizim için. İlk günün tamamını kampta geçirdik ve epey dinlendik. Böylesi normaldi çünkü bir sonraki gün bizi uzun bir tırmanış bekliyordu. Saat üçte yola çıkılacaktı. Biz partnerimle rahat hazırlanmak için saatimizi 1:20 ye kurduk.

Kısa bir uykunun ardından saatimiz çaldı ve hazırlanmaya başladık. Son birkaç şey atıştırdık.Su ısıttık ve yola çıkmaya hazırdık. Eğitmenlerimizden ikisi bizimle gelecekti diğer kalanları ise kendi şahsi faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere Demirkazık a Peck Kulvarından gideceklerdi. Bütün grup aynı anda yola çıktık.

Hava biraz serindi. Ama yürümeye devam ettikçe ısınmayabaşladık. Yükseldikçe bu sporun yüceliğini hissetmeye başlıyordum. Ara sıra etrafımı süzüyordum ve bütün çevremde kaya kütleleri görüyordum…. ve aralarında da daha alçakta kalan yerlerin manzarasını. Hele karları gömeye başladığımız zaman yürüyüş daha da keyif veriyordu bana.

“Çarşak” denilen yerlerden geçerken biraz zorlanmaya başladım (ayrıca çarşağın ne olduğunu da bu faaliyette öğrendim) ama bir tanesini atlatıp ufak bir ara verdiğimizde her arkama bakışımda bu zorluğa deyeceğini düşündüm. Buzlu bi çarşakta sonradan Doruk Dağcılıktan olduğunu öğrendiğimiz arkadaşlardan yardım aldık. Onların yardımı olmasa da geçerdik belki ama böylesi biraz daha güvenli oldu ve belki de az da olsa zaman kazandık.

Bu tırmanışta hedefimiz zirve yapmaktı(Emler Zirvesi). Bu beni tam anlamıyla epey gaza getirmişti. Zirvenin yaklaşık 200 metre uzağında bi mola verdik( saat 1:30 du).Sonra yola koyulduk ama biraz yürüdükten sonra buz kütleleriyle karşılaştık ve eğitmenlerimiz kramponsuz bu yola girmemizin tehlikeli olduğunu düşündüler; yalnızca başkanımız Emrah zirveye çıktı.Geriye kalanlarımızda son mola verdiğimiz Çelik Buyduran Boğazına döndü. Biraz su ısıttık ve emrah geri dününce ufak bi moladan sonra geri dönüşe geçtik. Bu sırada saat 3:00 tü.

Geri dönüş daha kısa sürdü ama düzlüğe ulaşmadan son çarşağı sırtımda çantayla inmek çok zorladı beni( faaliyetin tek sinir anıydı benim için) çünkü çok dikti burası.

Saat 6:00 da kamp yerine vardık. Diğer grup bizden önce gelmişti. Onların hedeflerine ulaştığını öğrendik. Toplam tırmanışımız ve geri dönüşümüz 15 saat sürmüştü. Ayrıca şahit olduğum bir arkadaşımızın tavırlarından ve bize anlattıklarından partner seçiminin ne kadar önemli olduğunu anladım(isim vermiyorum başka türlü anlaşılmasın). Herşeyin arkasından çok güzel bir uykuya daldım o yorgunluğun üstüne çadırbana acaip konforlu geldi.

Uzun bir uykudan sonra sabah 8:00 de uyandım partnerimle birlikte. Biraz muhabbet ettikten sonra kahvaltı ettik. Ardından biraz pusula kullanma eğitimi aldık. Saat 1:30 da hazırlanmaya başladıktan sonra 3:00 a doğru yola koyulduk. Dağevine vardık. Anlaştığımız minibüs bizi oradan 4:20 gibi aldı ve şehre doğru yola koyulduk. Otobüs çilesinin sadece İstanbula has olmadığını anladım.

Saat 5:30 da Niğde deydik.Çantalarımızı otobüs terminaline bıraktıktan sonra yemek yedik (kol dürüm:)).Ardından saat 7:30 da İstanbula hareket ettik.

NOT:Saatleri aklımda kaldığı şekilde yazdığım için ufak yanlışlıklar olabilir. Emin olmadıklarımda bu yüzden yaklaşık değerler verdim!

Başlangıç Grubundan,  A. Talat OSKAY

Cevapla