Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2007 » Küçük Demirkazık Batı Yüzü Tırmanışı
Uzun zamandır yapmak istediğimiz faliyeti sonunda gerçekleştirme imkanı bulabilmiştik. Yaz başı Erciyes kuzey, sonrasında Büyük Demirkazık batı derken en sonunda iki günlük hızlı bir faliyetle Küçük Demirkazık batı yüzünü deneyecektik. Benim geç saatlerde Antalyadan dönmemin ardından Cuma akşamı 01:30 civarında Orhan abinin arabasıyla yola koyulduk. Arabayı dönüşümlü kullandığımız yolculuğun sonunda yaklaşık 9 saatte Niğdeye vardık. Ramazan dolayısıyla kahvaltımızı Niğdeye girmeden yapmış olduğumuzdan alışverişimizi yapıp fazla oyalanmadan Çamardı yoluna düştük.

Küçük Demirkazık Batı Yüzü Tırmanışı

Faaliyet Adı:Küçük Demirkazik Batı Yüzü Tirmanışı
Ekip Üyeleri:Orhan Saçan , Mustafa Yeşildal , Sercan İlkbag
Yazan: Sercan İlkbag
Tarih: 9/29/2007
Bölge: Kuzey Aladağlar

Uzun zamandır yapmak istediğimiz faliyeti sonunda gerçekleştirme imkanı bulabilmiştik. Yaz başı Erciyes kuzey, sonrasında Büyük Demirkazık batı derken en sonunda iki günlük hızlı bir faliyetle Küçük Demirkazık batı yüzünü deneyecektik. Benim geç saatlerde Antalyadan dönmemin ardından Cuma akşamı 01:30 civarında Orhan abinin arabasıyla yola koyulduk. Arabayı dönüşümlü kullandığımız yolculuğun sonunda yaklaşık 9 saatte Niğdeye vardık. Ramazan dolayısıyla kahvaltımızı Niğdeye girmeden yapmış olduğumuzdan alışverişimizi yapıp fazla oyalanmadan Çamardı yoluna düştük.

Çukurbağda Salim abiyi ziyaret edip yolun durumunu, arabayla çıkıp çıkamayacağımızı sorduk. Sağolsun herzamanki misafirperverliğiyle bizi buyur edip kahvaltı ve elma ikram etti. Yolun sorun olmayacağını öğrendikten sonra Arpalığa doğru tırmanışımıza başladık. Dik kısımlarda zaman zaman sorun yaşasak da Orhan abinin usta şöförlüğüyle Fiat Dobloyu kamp alanına kadar çıkarabildik. Arabayı kampın dibine kadar getirince yiyecek-içecek olarak daha tedarikli gelmeyişimize yandıktan sonra çadırımızı kurup salam, kaşar, domates üçlüsünden oluşan kendi imalatımız leziz sandviçleri mideye indirdik. Sonrasında rotayı kesip bir süre muhabbet ettik ve dinlenmeye çekildik. Akşam hava kararmaya başlayınca yemek hazırlıklarına başladık. Akşam yemeği ve çay faslının ardından arabadan GS-BJK maçının ilk yarısını dinleyip uyku bastırmaya başlayınca tulumlara çekildik.

Sabah 05:30 da kalkış ve zorlama bir kahvaltının ardından 06:20 civarında yola koyulduk. Sabah serinliğinde orta bir tempoda ilerleyip Apışkar vadisi girişinden Tunç Fındığın Aladağlarda 50 rota kitabındaki çizimine göre saat 07:15 te rotaya girdik. III+ lık kolay kısımlarda ilerlerken solda kalmış olmalıyız ki daha önce rotayı tırmanan İTÜDAK lı arkadaşlar gibi rota tanımında bahsedilen ip inişi ve IV+ derecelik etaba rastlamadık. Batı yüzünü bölen ters V şeklindeki sırtı takip edip kapı olarak adlandırılan çentiğe vardık. Burada güneşle buluştuktan sonra slab yüzeylere doğru biraz alçalıp kolay tırmanışlarla önce sırta, ardından da zirve kılçığına ve saat 10:45 civarında zirveye ulaştık.

Açık ve güzel havayı fırsat bilip zirvede bol bol fotograf çekip oyalandık. Manzara, muhabbet ve atıştırmaların ardından 1 saat sonunda inişe başladık. Hepimizin klasik rotayı tırmanışı üzerinden uzun süre geçtiğinden başta ip inişi yapılacak bacayı bulmakta zorlandık. Sonrasında 2 adet 25 metrelik inişle rota tabanına ulaşıp Apışkar vadisine doğru alçalmaya devam ettik. Her zamanki gibi sıkıcı ve dizlere yüklenen bir inişin ardından 14:30 sularında kampımıza ulaştık. Yaklaşık 4 buçuk saati çıkış toplamda 8 saat süren tırmanış sırasında herhangi bir etapta ip açmamamıza rağmen gayet keyifli bir tırmanış oldu. Bazı kısımlar ufak taş düşmesi riski içermekle birlikte rotanın çentiğe ulaşan kısımlarında rota bulma sorunları yaşanabilir. Kış aylarında rotanın güneş almaması ve çentikten sonraki slab etaplar problem yaratabilir. Buna rağmen uygun kar koşullarında zevkli bir kış tırmanışı sunabilir.

Kampa varışımızın ardından İstanbula erken varmak amacı ile hemen toplanmaya başladık. Çeşme başında biraz serinleyip ayakları rahatlattıktan sonra Salim abinin elmalarıyla açlığımız bastırıp Niğdeye doğru hareket ettik. İftar saati öncesinde Niğde de açık yer bulabilmenin sevinciyle Arısoylarda kebapları mideye indirip, dönüşümlü şöförlük yaptığımız dönüş yolculuğuna başladık. 2 kişi önde giderken diğeri arka tarafta bir süre uyukluyordu. Bu sistemle geliş yolculuğundan daha hızlı, yaklaşık 8 saatte İstanbula vardık.

Toplamda İstanbuldan gidiş-dönüş neredeyse 48 saat süren bu hızlı faliyeti sorunsuz ve zirveyle noktalandırmış olmanın mutluluğu ile evlerimize dağıldık. Faliyete araba sponsorluğu sağlayan Orhan abiye ise ayrıca teşekkürler.

Çukurbağda Salim abiyi ziyaret edip yolun durumunu, arabayla çıkıp çıkamayacağımızı sorduk. Sağolsun herzamanki misafirperverliğiyle bizi buyur edip kahvaltı ve elma ikram etti. Yolun sorun olmayacağını öğrendikten sonra Arpalığa doğru tırmanışımıza başladık. Dik kısımlarda zaman zaman sorun yaşasak da Orhan abinin usta şöförlüğüyle Fiat Dobloyu kamp alanına kadar çıkarabildik. Arabayı kampın dibine kadar getirince yiyecek-içecek olarak daha tedarikli gelmeyişimize yandıktan sonra çadırımızı kurup salam, kaşar, domates üçlüsünden oluşan kendi imalatımız leziz sandviçleri mideye indirdik. Sonrasında rotayı kesip bir süre muhabbet ettik ve dinlenmeye çekildik. Akşam hava kararmaya başlayınca yemek hazırlıklarına başladık. Akşam yemeği ve çay faslının ardından arabadan GS-BJK maçının ilk yarısını dinleyip uyku bastırmaya başlayınca tulumlara çekildik.

Sabah 05:30 da kalkış ve zorlama bir kahvaltının ardından 06:20 civarında yola koyulduk. Sabah serinliğinde orta bir tempoda ilerleyip Apışkar vadisi girişinden Tunç Fındığın Aladağlarda 50 rota kitabındaki çizimine göre saat 07:15 te rotaya girdik. III+ lık kolay kısımlarda ilerlerken solda kalmış olmalıyız ki daha önce rotayı tırmanan İTÜDAK lı arkadaşlar gibi rota tanımında bahsedilen ip inişi ve IV+ derecelik etaba rastlamadık. Batı yüzünü bölen ters V şeklindeki sırtı takip edip kapı olarak adlandırılan çentiğe vardık. Burada güneşle buluştuktan sonra slab yüzeylere doğru biraz alçalıp kolay tırmanışlarla önce sırta, ardından da zirve kılçığına ve saat 10:45 civarında zirveye ulaştık.

Açık ve güzel havayı fırsat bilip zirvede bol bol fotograf çekip oyalandık. Manzara, muhabbet ve atıştırmaların ardından 1 saat sonunda inişe başladık. Hepimizin klasik rotayı tırmanışı üzerinden uzun süre geçtiğinden başta ip inişi yapılacak bacayı bulmakta zorlandık. Sonrasında 2 adet 25 metrelik inişle rota tabanına ulaşıp Apışkar vadisine doğru alçalmaya devam ettik. Her zamanki gibi sıkıcı ve dizlere yüklenen bir inişin ardından 14:30 sularında kampımıza ulaştık. Yaklaşık 4 buçuk saati çıkış toplamda 8 saat süren tırmanış sırasında herhangi bir etapta ip açmamamıza rağmen gayet keyifli bir tırmanış oldu. Bazı kısımlar ufak taş düşmesi riski içermekle birlikte rotanın çentiğe ulaşan kısımlarında rota bulma sorunları yaşanabilir. Kış aylarında rotanın güneş almaması ve çentikten sonraki slab etaplar problem yaratabilir. Buna rağmen uygun kar koşullarında zevkli bir kış tırmanışı sunabilir.

Kampa varışımızın ardından İstanbula erken varmak amacı ile hemen toplanmaya başladık. Çeşme başında biraz serinleyip ayakları rahatlattıktan sonra Salim abinin elmalarıyla açlığımız bastırıp Niğdeye doğru hareket ettik. İftar saati öncesinde Niğde de açık yer bulabilmenin sevinciyle Arısoylarda kebapları mideye indirip, dönüşümlü şöförlük yaptığımız dönüş yolculuğuna başladık. 2 kişi önde giderken diğeri arka tarafta bir süre uyukluyordu. Bu sistemle geliş yolculuğundan daha hızlı, yaklaşık 8 saatte İstanbula vardık.

Toplamda İstanbuldan gidiş-dönüş neredeyse 48 saat süren bu hızlı faliyeti sorunsuz ve zirveyle noktalandırmış olmanın mutluluğu ile evlerimize dağıldık. Faliyete araba sponsorluğu sağlayan Orhan abiye ise ayrıca teşekkürler.

Cevapla