Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2009 » Ağrı Tırmanışı
Çok uzun bir yolculuk ile öğlen saatlerinde Doğubayazıt’a ulaştık. Kayseri’den Kars’a tren ile geldik. Oradan da önce Iğdır’a sonra da minibüs ile Doğubayazıt’a vardık. Doğubayazıt’ta ilk olarak Ecevit ağabeyin dükkanına uğrayarak yarın başlayacak tırmanışımız için köye kadar ulaşımımızı sağlayacak bir araç ayarladık. Sonra eşyalarımızı Golden Hill oteline bırakarak, tırmanış için yiyecek alışverişine gittik. Bu arada ne benim yanımda ne de Anıl’ın yanında kazma, krampon ve çadır vardı. Ondan dolayı Doğubayazıt’ta Anıl’ın arkadaşlarından eksik malzemelerimizi de tamamladık. Artık tırmanışa başlamaya hazırdık.

Ağrı Tırmanışı

Faaliyet: 2009 Ağrı Yaz Tırmanışı
Tarih: 31 Ağustos – 03 Eylül 2009
Ekip: Anıl Şarkoğlu, Alican Yalçın
Yazan: Alican Yalçın

31.08.2009 Pazartesi

Çok uzun bir yolculuk ile öğlen saatlerinde Doğubayazıt’a ulaştık. Kayseri’den Kars’a tren ile geldik. Oradan da önce Iğdır’a sonra da minibüs ile Doğubayazıt’a vardık. Doğubayazıt’ta ilk olarak Ecevit ağabeyin dükkanına uğrayarak yarın başlayacak tırmanışımız için köye kadar ulaşımımızı sağlayacak bir araç ayarladık. Sonra eşyalarımızı Golden Hill oteline bırakarak, tırmanış için yiyecek alışverişine gittik. Bu arada ne benim yanımda ne de Anıl’ın yanında kazma, krampon ve çadır vardı. Ondan dolayı Doğubayazıt’ta Anıl’ın arkadaşlarından eksik malzemelerimizi de tamamladık. Artık tırmanışa başlamaya hazırdık.

01.09.2009 Salı

Sabah saat 06.30’da uyandık. Pencereyi açtığımızda Ağrı Dağı ve yan tarafından güneşin doğuşunu görebilmenizi isterdim. Gerçekten harika bir manzaraydı. Hafif bir kahvaltı yaptıktan sonra bizi almaya gelen minibüs ile saat 07.00’de otelimizden ayrıldık.

Yaklaşık bir buçuk saatlik bir yolculuğun ardından yürüyüşe başlayacağımız noktaya(yaklaşık 2200 rakımlı) ulaştık. Saat 08.45 gibi yürüyüşümüze başladık. Tırmanış planımıza göre bugün 3200 metredeki ilk kamp noktasını pas geçerek, 4200 metredeki ikinci kamp yerine kampı atacak, sabaha karşı da zirveye doğru yol alacaktık.

Her 200 metrede bir küçük molalar, her 400 metrede bir de uzun molalar vermeyi uygulamayı amaçladık. Böylece yüksekliğe daha kolay uyum sağlamaya çalıştık. Saat 12.20’de 3200 metredeki ilk kamp alanına ulaştık. Burada yaklaşık 3 saat dinlenerek, sonra 4200 metreye doğru yola çıkacağız.

Bolca sıvı alıyor ve yemek yiyoruz ve artık 4200 metreye hareket zamanı… Saat 15.00 gibi yürüyüşe başlıyoruz. Yine aynı planı uyguluyoruz yani her 200 metrede kısa molalar, her 400 metrede de uzun molalar veriyoruz.

Gayet iyi yükselerek saat 18.00 gibi 4200 metre kampına ulaşıyoruz. Hemen çadırımızı kurarak bir şeyler yemek için ocağımızı hazırlıyoruz. Zaten kısa bir süre sonra da hava kararıyor. Bugün 2000 metreden fazla irtifa kazandık ancak her ikimizde de herhangi bir sorun yok.

02.09.2009 Çarşamba

Saat 04.00 gibi zirveye doğru gitmek için uyanıyoruz. Hava kapalı ve soğuk… bir şeyler yiyip içtikten sonra saat 05.30 gibi çadırdan çıkarak son hazırlıklarımızı tamamlıyoruz ve yola koyuluyoruz. Aynı plan çerçevesinde tırmanıyoruz fakat hava giderek bozuyor. 4900 metre civarına kadar yükseliyoruz ancak artık gitmemize imkan yok çünkü görüş mesafemiz oldukça düşüyor. Saat 08.20’de kampa geri dönmek zorunda kalıyoruz. Artık yarını bekleyeceğiz…

Günü bolca yiyecek tüketerek, sohbet ederek, uyuyarak geçiriyoruz. Yarın sabah bu sefer daha erken yola çıkarak zirveye gitmeye çalışacağız…

03.09.2009 Perşembe

Gece 02.00 civarında tekrardan uyanıyoruz. Dışarıda hiç bulut yok ancak bir önceki güne göre çok daha soğuk. Bir şeyler içtikten ve yedikten sonra yürüyüşe başlıyoruz.

Hava gerçekten çok soğuk… Isınmak için güneşin çıkmasını beklemekten başka çaremiz yok. Saat 05.10 gibi 5000 metre civarında kramponlarımızı giyiyoruz. Bu yüksekliklerden sonra artık zirveyi çok iyi görebiliyorsunuz ve zirve çok yakın gibi gözüküyor ama aslında hala çok uzak. Her tarafımızın bembeyaz olduğu bu arazi git git bir türlü bitmiyor.

Saat 06.05 gibi zirveye ulaşıyoruz. Türkiye’nin en yüksek noktasındayız. Beni zirvede Anıl ve güneş ışınları karşılıyor. Birbirimize sarılarak çıkışımızı kutluyoruz.

Zirve fotoğraflarını çektirdikten sonra inişe doğru geçiyoruz. Bende çok az bir baş ağrısı var ancak bu irtifada gayet normal. Yavaş yavaş inerek önce 4200 metre kampına, oradan da 3200 metre kampına ulaşıyoruz. Sonrasında da köye kadar inerek bizi bekleyen minibüs ile Doğubayazıt’a ulaşıyoruz.

Geceyi Golden Hill otelinde geçireceğiz. Buradan da İran’a geçerek yolculuğumuza devam edeceğiz. Bir tırmanışımız daha böylelikle noktalanıyor…

Cevapla