Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2011 » Gürtepe – Cebelbaşı – Küçük Cebel Traversi
Gürtepe Kuleleri
Gürtepe Kuleleri

Gürtepe – Cebelbaşı – Küçük Cebel Traversi

 GÜRTEPE-CEBELBAŞI-KÜÇÜKCEBEL TRAVERSİ TIRMANIŞ RAPORU

 Ekip: Emel Aydın, Hüseyin Erkek
Bölge: Aladağlar Güney Bölgesi
Rota: Gürtepe Batı Yüzü/Kuzey Sırtı -Cebelbaşı-Küçükcebel Traversi
Tarih: 29 Temmuz 2011
Kamp Yeri: Sulağan Keler
Yazan: Hüseyin Erkek

Bir önceki Lahitkaya zirvesinde yarın ne yapsak diye Emel ile düşünürken Gürtepe’de karar kıldık. Kamp alanına vardığımızda bir yandan yemek yerken bir yandan da Gürtepe’ye Batı yüzü/Kuzey Sırtından denemeye ardından Cebelbaşı ve Küçükcebel Traversini tamamlayarak Küçükcebel geçitinden inip Sulağan Keler kamp alanımıza vararak faaliyeti bitirmeyi planladık.

29 Temmuz sabahı 06:30 da kalktık. Kahvaltımızı yaptıktan sonra 07:30 da kamptan ayrıldık. Sulağan Keler kampının arka ve kuzey yamacında bulunan çim ve bitki bezeli yamaçtan yaklaşık 100-150 metre kadar yükselerek tırmanışa başladık. Ardından hafifçe alçalarak geniş çarşak kulvarının girişine vardık. Yaklaşık yarım saatlik çarşak çıkışımızdan sonra yatık kayaların bulunduğu mevkiye gelmiştik ve burada ilk molamızı verdik.

Kayalık etaba doğru

Kayalık etaba doğru

Kısa bir molanın ardından yer yer sert çarşak olmak üzere çoğunluğu kaya setlerinden oluşan etabı tamamlayarak sırta bağlandık. Bu sırada sıcak da etkisini arttırarak performansımızı etkilemeye başladı. Sırta çıktıktan sonra sağa döndüğümüzde karşımıza Gürtepe zirve kuleleri çıktı.

Gürtepe Kuleleri

Gürtepe Kuleleri

Bu kulelerin sağ tarafından tırmanarak (II+,III-) son etabı bitirdik. Saat 12:10’da zirveye vardık.

Gürtepe zirve

Gürtepe zirve

Zirvede yarım saatlik bir molada Torosan ve Güney bölgelerinin müthiş manzaralarını izlerken bir yandan sıvı alıp bir yandan da birşeyler atıştırmayı ihmal etmedik.

12:40’ta Gürtepe Zirveden ayrıldık. Gürtepe’den güneye doğru sert çarşak ve yatık kayalık etapta alçalarak Cebelbaşı sırtına bağlandık.

Gürtepe zirvesinden inip sırta bağlandığımız hat

Gürtepe zirvesinden inip sırta bağlandığımız hat

Buradan çürük kayalıklardan ve çarşaktan yükselerek saat 13:20’de Cebelbaşı Zirvesine ulaştık. Ytüdak t-shirtümü kampta unuttuğum için Gürtepe’de olduğu gibi zirve defterini fotoğraf çekmekle yetindik.

Cebelbaşı zirve

Cebelbaşı zirve

Zirvede Küçükcebel’e gideceğimiz rotayı kesinleştirdik. Önce alçalıp ardından kayalık etaptan yükselicek ve yan geçişle Küçükcebel zirvesine varmayı planladık. Zirvede yaklaşık 40 dakikalık bir moladan sonra Küçükcebel’e doğru tırmanışa başladık. Küçükcebele, Cebelbaşının güneydoğusundan alçalarak başladık. Burada çürük kayalar bir hayli kaygan çarşak mevcut. Çarşakta yaklaşık beş-altı kez kayarak düştüğümden pantolunum yırtıldı. Cana geleceğine mala gelsin derken iki parmağımın ve avuç içimin kanamaya başladığını farkettim. Emel’den istediğim peçete ile kanayan yerlere baskı yaparak kısa bir süre sonra kanamayı durdurdum. Planladığımız gibi alçalmamız bitmişti ve kayalık bölgeden(II+,III-) tırmanışa başladık. Kayalar tahmin ettiğimizden de çürük çıktı ve bir çok kaya elimizde kaldı. Kayalık etabı bitirdikten sonra yan geçerek Küçükcebel zirvesine saat 15:00 civarında vardık.

20 dakikalık bir moladan sonra Gürtepe çanağına doğru inişe başladık. Gürtepe çanağına inişte biraz rahat iniş etabı bulmada zorlandıysakta çanağa inmeyi başardık ve kampın yolunu tuttuk. Saat 17:30 civarında Sulağan Keler kamp alanına vardık. Kampta bizi bekleyen Koray saolsun bize buz gibi su getirdirdikten sonra dinlenmeye, yemek yemeye ve muhabbete koyulduk.

Akşam hava karardığında hava dışarıda çok kalın giyinmeden oturacak kadar güzeldi. Biz de bu son gecemizi dışarıda matımıza oturup puding eşliğinde muhabbet ederek geçirdik ve sabah 06:30’da kalkmak üzere yattık.

30 Temmuz sabahı 06:30’da kalkıp kahvaltı yaptıktan ve Emel ile vedalaştıktan sonra Koray ile inişe başladık.

Kamptan ayrılırken

Kamptan ayrılırken

Sarımemedlerde bizi bekleyen Salim abi ile köy vardık. Köyde üzerimizi değiştirdik ve Niğde’ye ulaştık. İstanbul’a ramazan başlangıcı olduğu için tüm otobüsler doluydu. Önce Ankara gittik. Burada kalacak olan Koray ile vedalaştıktan sonra İstanbul’a doğru hareket ederek bir faaliyeti daha bitirdik.

 

 

Cevapla