Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2012 » Hasan Dağı Kuzey Kar-Buz Kulvarı Rotası Tırmanışı
Kulvarın bittiği sırttan

Hasan Dağı Kuzey Kar-Buz Kulvarı Rotası Tırmanışı

Ekip: Anıl Şarkoğlu (YDK),
Sefa Börtücen, Seval Balcı (YTÜDAK),
Mehmet Volkan Çakır, Taylan Alp Mühür (İTÜDAK)

Bölge: Aksaray, Hasandağ
Rota: Kuzey Kar-Buz Kulvar Rotası

Tarih:10/11 Mart 2012
Kamp Yeri:Kulvar Girişi (2400 metre)
Malzeme: Kask, Krampon, Yürüyüş Kazması, Kürek, Çadır, İlk yardım çantası.

Yazan: Seval Balcı

Salı akşamı Open Kafe’de otururken Sefa’nın “Hasandağ’a geliyor musun” sorusuna cevabım net bir evet oldu. Haftayı iş için şehir dışında geçirmem gerektiğinden İstanbul’a vaktinde dönmem ve hemen çanta toparlama işine girişmem gerekiyordu, tek bildiğim cuma akşamı 22:00’de Yıldız’dan hareket edeceğimizdi. Akşam dokuz gibi kulüp odasında Sefa’yla malzemelerimizi ayarlayıp yola çıkmak üzere hazırlandık. Anıl, Sefa, ben ve YDK’dan 2 kişi ile YDK ekibinin düzenlediği bu tırmanış için ayarlanan araca bindik. Anadolu Yakasındaki ekibi de alarak toplam 13 kişilik karma bir ekiple yola koyulduk.

1. Gün (Cumartesi)

Sabah saat 9 gibi tırmanış için son hazırlıklarımızı yapacağımız Helvadere Köyü’ne varmıştık. Köy kahvesinde sıcak su ikmali yaptıktan sonra yürüyüş noktasına doğru gitmek üzere tekrar araca bindik. Yolun kar tutmuş olması sebebi ile köyden çok da fazla uzaklaşamadan yürüyüşe başlamak üzere araçtan indik. Dağ tam karşımızdaydı. Saat 10:30’da güneşin altında, biraz da sıcaktan daralarak yürüyüşe başladık.

Tırmanışa başlarken, Volkan ve arkasında Hasandağ

 Anıl, Volkan ve Hülya hedikleri ile ilerliyorlardı, önce grubun temposuna eşlik ederek, daha sonra ise Sefa, Taylan ve ben önden iz açarak ilerledik. Saat 14:00 gibi dağ evi yakınında kamp alanına ulaşmıştık. Anıl, Volkan, Sefa, Taylan ve ben hazır tempoyu yakalamışken ve hava koşulları da iyiyken biraz daha yükselmek ve olabildiğince kulvara yaklaşmak istedik ve devam etme kararı aldık. Ekibin kalanı ise bulunduğumuz noktada kalarak kampı kurmaya karar verdi.

2.100 metreden Hasandağ

5 kişilik ekiple yaklaşık 2400 metreye kadar yükseldikten sonra kamp alanı için bakınmaya başladık. Hem bivak hem de çadır kurulabilecek belki de tek yeri bulup 15:40 gibi alanı düzeltmeye koyulduk. Bivak ekibi (Anıl, Volkan, Taylan) ve çadır ekibi (Sefa, ben) yer açma hazırlıklarımızı tamamladık. Sefa’yla akşam için yemek hazırlarken bivak ekibini de davet ettik. Davetimizi kırmayıp ellerinde “unifood”larla bize katıldılar. İki kişilik çadırda beş kişi yemekleri birleştirip muhabbet eşliğinde yedik. Yeterli sıvı almadığım için sürekli bir kramp illetiyle boğuşurken, yerin daralması bir de üstüne sakarlığımın tutması ile Sefa’nın 3 kupa çay, su nesi varsa oturduğumuz yere boca ettim. Son devirdiğim kupadan sonra bivak ekibi bizi de ıslatmadan kaçalım diyerek çadırdan tüydüler. Aşağıdaki kampta kalan ekip sabah zirve tırmanış planını 4’de yola çıkıp 5 civarı bizim bulunduğumuz alana gelecek şekilde yapınca biz de 5’de hazır olacak şekilde saatlerimizi kurduk. Böylece iki ekip birleşerek tırmanışa birlikte devam edebilecektik. Yorgunluğun da etkisi ile tuluma girer girmez uyudum.

 2. Gün (Pazar)

İyi bir uykudan sonra sabah 5 gibi çadır ekibi olarak hazırdık. Bivak ekibi de uyanmış son hazırlıklarını yapıyordu. Hülya, Kaan, Deniz ve Hikmet abi sabah 5:30 gibi bizim kampa ulaşmıştı. Ancak Kaan ayakkabısı ile ilgili sorun yaşaması sebebi ile kampta kalmaya karar verdi. 8 kişi ile tırmanışa başladık. Hava ve kar durumu oldukça iyiydi. Kulvarın 35 derecelik eğimi biraz zorluyordu, bu eğimle 200-250 metre kadar devam ettik. Anıl ve Volkan iz açarak önden ilerlediğinden sorun yaşamadan kulvarı tamamlayarak sırtın başlangıcındaki kayalara ulaştık.

Kulvarın bittiği sırttan

Burada kısa bir mola verdik, manzara muhteşemdi, Erciyes ve Aladağlar’ı (Demirkazık, Emler ve Alaca) net görebiliyorduk. Sefa bir süredir griple boğuştuğundan faaliyete bir torba ilaçla gelmişti, sırta ulaştığımızda hastalığının da etkisi ile oldukça bitkin görünüyordu. Sırt üzerinde bir süre daha ilerledikten sonra zirvenin bulunduğu diğer sırta geçişte yamaçtan çanağa inip rampayı tırmanarak zirve düzlüğüne vardığımda saat 10:00 olmuştu. Anıl ve Volkan’ı zirve noktasında görebiliyordum, Taylan, Deniz ve Hülya da onların yanına doğru ilerliyorlardı. Sefa’nın bulunduğu sırta geri döneceğimi ve devam etmeyeceğimi Hülya’ya söyleyerek geri döndüm. İnişe başlamıştık. Dönüşte Hikmet abi ile karşılaştık. Kampa vardığımızda Kaan kampta bizi bekliyordu. Bizden bir yarım saat kadar sonra Anıl ve Volkan geldiler. Volkan’ın ilaç Anıl’ın moral takviyesi ve biraz dinlenmeden sonra Sefa daha iyi gibiydi. Ama asıl kampı toplayıp yaklaşık 2.100 metrede kamp kuran ekibin yanına indiğimizde Moris ve Ata’nın çikolata, sandviç ve çay ikramı bizi kendimize getirdi. İnişe devam ederken kestirme yoldan emin olamayıp araç yolunu kullanmamız yolumuzu ve varış süremizi epey uzatmıştı. Oysa dağı arkamıza alıp dümdüz inseydik hem daha kısa sürede hem de yorulmadan ana yola varabilecektik. Yola yaklaştığımızda şahane bir sürprizle; taze çay, kek, börekle karşılandık. Biz toparlanırken Hikmet abi de zirveyi tamamlamış geliyordu. Saat 17:00 olduğunda İstanbul’a doğru yola çıkmıştık. Dönüşte Ağaçlı Dinlenme Tesislerinde dondurmamı yerken keyfime diyecek yoktu. Tırmanışı planlayan YDK’ya, ekibe ve fotoğraflar için Anıl Şarkoğlu’na teşekkürü borç bilirim 😀

Dönüş için son hazırlanmalar

Rota

Harita

Rota ve harita (Taylan’dan araklanmıştır)

Cevapla