Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2014 » Çınarcık Eğitim Faaliyeti 2014
Çanta Eğitimi

Çınarcık Eğitim Faaliyeti 2014

Tarih: 6-7 Aralık 2014

Yer: Delmece Yaylası, Çınarcık

Ekip: 37 Başlangıç / Gelişim, Gelişim Üstü, Eğitmen, YDK

Yazan: Oğuzhan Topcan

 

Faaliyet Öncesi Hazırlık

Bir kişi eksikle çadır grubu olarak alışveriş yapmak için toplandık. Biz üçümüz bir şekilde toplandık ama trajikomik bir şekilde 4. arkadaşa ulaşamadık. Ben operatör değiştirdiğimden dolayı herhangi bir arama yapamıyordum. Kardeşimin telefonu bozuk ve diğer arkadaş da telefonunun ekranını kırdığı için telefonda “3” tuşuna basılmıyor. 4. arkadaşın telefon numarasında da “3” mevcut. Sonradan öğrendik ki o arkadaşda  da bizim numaramız yokmuş. Biz de haliyle “o da alır bir şeyler, en kötü fazladan yiyecek taşımış oluruz” diyerek alışverişimizi tamamladık. Neler almanız gerektiğine daha sonradan değineceğim.

 

5 Aralık Cuma

Kardeşime tulum almak için otobüs kalkış saatinden daha erken bir vakitte kulüp odasına gittik. Elimizde sadece yazlık tulum olduğu için ben iki yazlık tulumla yatacaktım; kardeşim de kulüpten ödünç aldığımız tulumu kullanacaktı. Ne yazık ki kulüp envanterinde de sadece yazlık tulum kaldığı için kardeşim de iki tane yazlık tulum aldı.

Ufak gecikmelerin ardından sanıyorum ki saat 22:15 gibi Yıldız Camii önünden harekete geçildi. Anadolu Yakası’ndan faaliyete katılacak diğer arkadaşlar da alındıktan sonra Eskihisar feribot iskelesine doğru yola koyulduk ve buradan feribota binildi.

 

6 Aralık Cumartesi

Saat 01:20 gibi yürüyüşe başlayacağımız alana vardık. 01:25’te 25 dakika içinde tüm hazırlıklarımızı yapıp tek sıra halinde yürüyüşe hazır beklememiz söylendi. Bir hayli yüklü olmamız ve havanın da çok güzel olması sebebiyle eğitmenlerimizin de önerisi doğrultusunda sadece içlikle yürüyüşe başlamaya karar verdim. Sayım yapıldı ve şaşırtıcı bir şekilde ilk denemede “37 son”u duyabildik. 01:52 gibi harekete geçildi ve asfalt yolda yapılan yaklaşık 35 dakikalık bir yürüyüşün ardından ilk mola yerine varıldı. Buradan sonra patikaya gireceğimiz ve irtifa almaya başlayacağımız söylendi. Eğitmen arkadaşlar çantalarıyla sıkıntıları olan arkadaşlara yardımcı oldu ve son hazırlıklar da tamamlandıktan sonra tek sıra halinde, kafa lambalarını yakmadan ay ışığı eşliğinde asıl yürüyüşe başladık. Engebeli, dar ve çamurlu bir patika… İlk molanın ardından toplamda iki mola daha vererek saat 08:30 civarı kamp alanına vardık. Kolay bir patika olduğunu söylemek doğru olmaz. Ek olarak 2013 Çınarcık faaliyetinde kötü hava şartları nedeniyle yaşanan zorlukları duymamızdan ötürü yürüyüş hakkında biraz çekingen ve karamsar olduğumu söylemem yerinde olur. Fakat tabir yerindeyse “pamuk” gibi bir hava ve azimli bir ekip sayesinde beklenenden daha kolay ve başarılı bir yürüyüş oldu.

Çadırlarımızı grid düzende kurup  09:00’da tek sıra halinde olmamız söylendi. Gereğinden fazla vaktimiz olmasına rağmen “37 son” u zamanında duyamadık. Takım çalışmasında bireysel hatalar olmaz. Tüm eksiklerden, tüm gecikmelerden tüm takım sorumludur. Bunun bilincini daha iyi kavrayabilmemiz için birkaç sefer çadırları toplayıp, tekrar kurma antrenmanı yaptık. Çadırlar son olarak kurulduktan sonra tuvalet alanı, sigara içme alanı ve su kaynağı gösterildi ve “12:00, tek sıra” duyuldu. Açıkçası bu pek de beklediğimiz bir şey değildi. Uzun bir gece yürüşünün ardından uzun bir uyku hayali kurmak istemsizce gerçekleşen bir şeydi sonuçta. Sürenin kısalığı sebebiyle uzun uyku hayallerinin yerini uzun bir kahvaltı aldı. O kadar da kötü sayılmaz değil mi?

Kahvaltıdan sonra biraz dinlendik. 12:00’deki eğitimde gelişimdeki arkadaşlar tarafından uygulamalı olarak “ideal dağcı çantası nasıl olmalıdır?”, “çanta nasıl yerleştirilir?”, “çanta nasıl giyilir?”, “fırtınalı havada çadır nasıl kurulur ve nasıl toplanır?” eğitimleri verildi ve 18:00’de tek sıra halinde hazır olmamız söylendi.

 

Çanta Eğitimi

18:00. İşte bu güzel. Artık biraz olsun uyuyabiliriz. Bu mola süresinde sanırsam 3-4 saatlik bir uyku çektim.

18:00’de tek sıra olduk. Çadırlarda düğüm eğitimi verileceği söylendi ve çadırlara geçtik. Ballıkayalar kampına katılmayıp pursiği olmayanlara pursik verildi. Ballıkayalar kampına katılanlar zaten düğümleri öğrenmişti ama yine de bir tekar niteliğinde oldu. Onun dışında eğitmen arkadaşımız uzun ısrarlar sonucunda Ballıkayalar’da öğrenmediğimiz ekstra bir düğüm gösterdi.

Bu arada yağmurdan bahsetmiş miydim? 12’deki molanın ardından yer yer yağmur başladı. Hava ne de güzeldi oysaki! O kadar güzeldi ki “güneş kremi niye getirmedik” diyorduk.

Çadırlara çekildik. Herkes zaten çadırlarındaydı ama bu sefer tam çekildik. Çünkü akşam yemeği vakti gelmişti. Bulgur çok güzel bir şey arkadaşlar. Zaten bulgurcu bir insanım; bu koşullarda da ayrı bir güzel oluyor onu farkettim ve son olarak puding, dağcının moral kaynağı. Zorlu ve yoğun bir günün ardından akşam yemeği sonrası çadır grubunla tek tastan paylaştığın pudingin yeri bir başka oluyormuş. Bir de içine bebe bisküvisi atınca, aman aman! Eğer bir çadırdan ses gelmiyorsa ya bebe bisküvili puding yiyorlardır ya da uyuyorlardır ama büyük bir ihtimalle puding yiyorlardır. Puding yerken horlayanı görmedim.

Saat 22:00 mutlak sessizlik saati olarak belirlendi. Yalnız, uyku bizim için biraz sıkıntılı bir durumdu. Yeterli sayıda kazığımız olmadığı için dış tenteyi gerdiremedik ve dış tente iç tenteyle temas halinde olduğu için ufak çaplı bir fin hamamı atmosferi yakalamıştık. Alttan su alan çadırın matları ıslatması da ayrı bir konu.

7 Aralık Pazar

Kardeşim ve ben hiç uyuyamadık. Diğer iki arkadaşta pek bir rahatsızlık yoktu açıkçası.

Sabah kahvaltısını yaptıktan sonra saat 09:00’da tek sıra halinde dizildik. Ocak eğitimi verildi. Dönüş için yola çıkmadan önce son olarak tekrardan çadır toplama kurma antrenmanları yapıldı ve saat 10:30 gibi yola koyulduk. Üçüncü molayı kamp alanına gelirken ilk mola verdiğimiz yerde verdik ve burada faaliyet değerlendirme toplantısı yapacağımız söylendi. Bu toplantı çok önemli arkadaşlar. Faaliyeti yapmak kadar önemli. Tabii önce faaliyeti yapmak lazım. Madem o kadar önemli ben direkt toplantıyı yapayım faaliyet yapmış kadar olurum demeyin aman ha, başıma kalmasın sonra.

Bu toplantı neden önemli? Öncelikli olarak faaliyet hakkındaki genel görüş ve önerilerinizi eğitmen arkadaşlarla paylaşma şansınız oluyor. Bunun bir sonraki faaliyete faydasının olmasının yanı sıra öneriler sonrası yapılabilecek geliştirmeler gelecek nesillere de faydalı olma ihtimali taşıyor. Sonuç olarak bu kulüp birikimli olarak, kendi üyelerinin katkılarıyla buralara gelmiş bir kulüp. Bilgi, deneyim ve öneriler birikerek gelecek nesillere aktarılıyor. Bunun dışında bu toplantılar size öz eleştri yapma olanağı sağlıyor. Sizin öneri sunmanızın yanı sıra eğitmen arkadaşlar da gördüğü aksaklıklardan ve geliştirilmesi gereken konulardan bahsediyorlar ve inanın o toplantıda hangi konularda hatalarınız olduğunu anlıyorsunuz.

Toplantı bittikten sonra tek sıra halinde yaklaşık olarak 30 dakikalık bir yürüyüşün ardında otobüsün olduğu alana vardık ve çantalarımızı yerleştirip yola koyulduk. Faaliyet böylelikle sona ermiş oldu.

P1010346

Tavsiyeler

Giyim: Daha önceki faaliyetlere katıldıysanız giyim kuşam hakkında genel bilgilere sahip olmuşsunuzdur o yüzden her şeyden bahsetmeyeceğim. Üzerinde duracağım konu tozluk. Bu faaliyet için tozluk olmazsa olmazlardan arkadaşlar. Tozluk almadıysanız bile kesinlikle yanınıza büyük çöp poşeti alın. Büyük fayda sağlayacaktır.

Yiyecek: Bu faaliyet için 2 öğün kahvaltı, 1 öğün akşam yemeği ve ara öğünler olmak üzere yiyecek durmunuzu ayarlayın. Öğle yemeklerini de ara öğün olarak değerlendirin arkadaşlar. 4 kişilik bir çadır gurubu için öneri: 400 gram kangal sucuk, 200 gram tahin-pekmez karışımı, 200 gram üçgen peynir, 4 su bardağı bulgur, 1 paket bebe bisküvisi, 1 paket puding, 900 gram ekmek, çay, kahve, yeterli miktarda salça, yağ ve çeşitli baharatlar ve bireysel olarak alacağınız ara öğün gıdaları.

Ara öğün gıdaları öneri: çikolata, ihe altın çörek, kuru üzüm/fındık veya kuru üzüm/leblebi karışımı…

Ek olarak çadır grubunuzda en az bir adet termosunuz olması size çok büyük kolaylıklar sağlayacaktır.

 

 

Çınarcık Faaliyetinin Kısa Bir Videosu 

 

 

______________________________________________

Tarih: 6-7 Aralık 2014

Yer: Delmece Yaylası, Çınarcık

Ekip: 37 Başlangıç / Gelişim, Gelişim Üstü, Eğitmen, YDK

Yazan: Selin İnce

 

5 Kasım Cuma

Saat 22:00’da Beşiktaş’da buluşmak üzere toplandık. Malzemelerimizi otobüse yerleştirdikten sonra 22.20’de Y.T.Ü Yıldız kampüsünden hareket edildi  ve Eskihisar feribot iskelesinden feribota binildi.

6 Kasım Cumartesi

01.15’te Çınarcık’a varılınca otobüsten inildi. Hava gerçekten çok güzeldi. Öncelikle kulübe ait olan çadır ve ocaklar çadır gruplarına dağıtıldı ve yürüyüşe başlamadan önce hazırlıklarımızı tamamlamamız için süre verildi. Uzun süre yürüyeceğimiz için hafif üşüyecek şekilde giyindik ve çantalarımızın sırt ayarlarını yaptıktan sonra tek sıra olduk. Yürüyüş kuralları hatırlatıldıktan sonra 01.45’te yürüyüşe başladık. 40 dakika kadar asfalt yoldan yürüdükten sonra 02.30’da ilk molamızı verdik. Asıl yürüyüş şimdi başlayacağı için son hazırlıklarımızı yapmamız istendi. 10 dakikalık bu moladan sonra tekrar yürüyüşe başladık. Artık yolumuz toprak, dik ve engebeliydi. Hava oldukça güzeldi ve sürekli yokuş çıktığımız için üstümüzde sadece içliklerle yürümemiz yeterli oluyordu. Bazı yerlerde çamurun fazla oluşu yürümemizi zorlaştırsa da 03.47’de ikinci molamızı verdik. Bir şeyler atıştırıp biraz dinlendikten sonra tekrar yürüyüşe başladık. 05.30’da üçüncü molamızı da verdikten sonra  yürüyüşe kaldığımız yerden devam ettik. Günün ilk ışıklarıyla birlikte asfalt yola ulaşmıştık ve saat 07.06’da dördüncü molamızı verdik. Artık herkesin yorgunluğu yüzünden okunuyordu. Biraz dinlendikten sonra yürüyüşümüze asfalt yoldan devam ettik ve 08.30’da kamp alanına vardık. Yürüyüş hakkında kısa bir konuşma yaptık. Eğitmen arkadaşlarımız nasıl hissettiğimizi, yürüyüşün nasıl geçtiğini sordular. Elbette ki herkes fazlasıyla yorulmuştu, benim de ayak tabanlarım çok ağrıyordu ama ilk defa uykusuz bir şekilde bu kadar uzun bir yürüyüş yapmanın ve sonunda kamp alanına ulaşabilmenin verdiği mutluluk çok güzeldi. Ayrıca uzun zamandır yürüyüşü en kısa sürede tamamlayan grubun biz olduğunu öğrenmek de tatmin ediciydi.

Tuvalet ve sigara alanlarını da belirledikten  sonra çadırlarımızı kurmak için işe koyulduk. Üç kişilik çadırımızın ilk misafiri bizdik ve çamurlanmasına bile kıyamadığımız için özel bir çaba harcadığımızı belirtmek isterim. Çadırlarımızı verilen süreden daha uzun bir zamanda kurduğumuz için toplayıp tekrar kurmamız istendi. Bu sefer verilen sürede çadırlarımızı kurduktan sonra saat 12.00’ye kadar serbest olduğumuz söylendi. Bu sırada su kaynağımızın yerini öğrendik, çadırlarımıza yerleşip kahvaltı ettik, biraz  uzanıp dinlenme imkanı bulduk ve daha sonrasında eğitim için tek sıra halde yerlerimizi aldık. Gelişimden arkadaşlarımız tekrar çanta yerleştirme ve giyme, çadır toplama ve kurma eğitimlerini verdi. Daha sonra serbest olduğumuz ve düğüm eğitimi için eğitmen arkadaşlarımızın çadırlara geleceği söylendi. Bu sürede daha fazla dinlenme imkanı bulduk, tulumlarımıza girip biraz uyuduktan sonra yiyecek içecek ihtiyaçlarımızı karşıladık. Bu arada gelişimden arkadaşlarımızın da eğitimlerine tanık olduk. Onlar da YDK’dan gelen büyüklerimizden eğitimler alıyorlardı. Bence onları da koşarken veya çadır kurup toplamaya çalışırken görmek bizim de gelişime geçtiğimiz zaman eğitimin yine ve nasıl devam ettiğini az da olsa görebilmemizi sağladığı için güzel bir tecrübeydi. Akşama doğru yağmur yağmaya başladı ve herkes çadırlarına çekildi. Gelişimden arkadaşımız çadırımıza geldi; düğümleri tekrar ettik.

Çadır grubumla saat 07.30’da uyandık ve kahvaltımızı ettikten sonra son kez eğitimde anlatıldığı gibi çantalarımızı ayarlamaya koyulduk. Botlarım hala ıslak olduğu için ayağıma poşet geçirip öyle giydim ve dönüş yolunda daha rahat etmek için hatırlatıldığı gibi jumbo boy çöp poşeti ve koli bandıyla tozluk yaptım.

 

Saat 09.00’da tek sıra olduk ve ocak eğitimi aldık. Eğitimden sonra, yine süre tutularak çadır kurmamız ve ardından toplamamız istendi. Bazı arkadaşlarımızın çadırları daha kötüydü ve işini erken bitirenler her zamanki gibi birbirlerine yardım etti ve verilen sürede yapmada daha başarılıydık. Son kez çadırlarımızı toplayıp yürüyüş için hazırlandık ve saat 10.30’da yürüyüşe başlandı .Yine 40 dakika kadar asfalt yoldan yürüdükten sonra ilk molamızı verdik ve toprak yoldan yürüyüşe devam ettik. Dönüş gidişten daha rahat gelmişti .Daha kolay ve hızlı ilerliyorduk. Karanlıkta bu yolları nasıl geldiğime hayret ederken geçtiğimiz yolları tanımak da eğlenceliydi ve tabi ki karanlıkta farkedemediğim dağ çileklerinin tadına varmak…
2. molamızda da yine birşeyler atıştırıp dinlendikten sonra yola devam ettik. Cumartesi  gecesi ilk mola verdiğimiz yere geldik ve biraz dinlenip derede çamurlanan ayakkabılarımızı temizledik. Daha sonra faaliyet toplantısında görüşlerimizi paylaşıp asfalt yoldan yürümeye devam ettik ve yürüyüşümüzü tamamladık. Otobüsün yanına geldiğimizde ocaklarımızı teslim edip  çantaları araca yerleştirdikten sonra otobüs hareket etti. Saat 19.30 sularında YTÜ Yıldız kampüsüne varıldı. Daha sonra herkes çantalarını aldı ve çok eğlenceli ve eğitici bir faaliyeti daha geride bırakmanın tatlı yorgunluğuyla vedalaştık.

 

________________________

 

Çınarcık Faaliyeti Gelişim Raporu

Yer: Çınarcık, Yalova

Tarih: 6-7 Aralık 2014

Yazan: Büşra Elitok- Gelişim

Çınarcık Eğitim Faaliyeti için bir gün önceden neler götürüleceğine dair bir liste hazırlandı. Geçen faaliyetlerden farkı çadır arkadaşı değil de partnerler olarak belirlendik ve herkes kendi partnerini seçti.  Bir gün önceden yiyecekler alındı.  En az çadırla gittiğimiz için daha kısa sürede hazırlanan türden yiyecekler aldık. Faaliyet öncesi yapılan toplantıda da bu konu hakkında konuşulmuştu. İlk yardım çantamızı da hazırladık.
Cuma günü son hazırlıklar yapıldı. Hava durumu yağmurlu bir haftasonu gösterdiği için yağmurluklar kontrol edildi ve Yıldız Kampüsüne gidildi.  Kulüp odasına geçip faaliyet hakkında konuşup yavaş yavaş otobüs yerine doğru yol aldık. Çantalar hafifti ve bu beni sevindiriyordu.
Saat 22.00 olduğunda otobüs hareket etti. Yolculuk boyunca uyumaya çalıştık çünkü yorucu bir faaliyet olacağı düşüncesindeydim ama hiç uyuyamadım. YDK üyelerinden birkaç kişinin gelmesiyle ben ve iki kişi Tuğba’nın arabasına geçtik ve yola orda devam ettik. Saat 1.30 gibi de yolculuğumuz bitmişti ve otobüslerden indik. Hava açıkçası beklediğimden daha iyiydi ve üzerimdeki montu çıkarıp içlikle durmak gayet kolaydı. Hazırlanmak üzere verilen zamanda tozlukları takıp, kafa lambamı yerleştirip çantamı sırtıma geçirdim. Başlangıç arkadaşlardan bir kaçı üşüdükleri montlarını çıkarmamışlardı. Bu konuda onları uyarıp ilerde terleyeceklerini hatırlattık ve hazırdık. Saatler 2.00’yi gösterdiğinde tek sıraya geçtik ve ben tempocu olarak yürümeye başladım.
Asfalt yolda hızlı bir tempoda gidildi. Yarım saat gibi bir süre sonra ilk molamız verildi. Verilen molada birşeyler atıştırıp ihtiyaçlar giderildikten sonra toprak yola geçilerek yürüyüşe başlanıldı.
Hava mükemmeldi. Açıkçası tam yürüyüş içindi diyebilirim. Geçen sene büyük zorluklar yaşadığım Çınarcık bu sene benim için çok keyifli geçti. Güzel bir yürüyüş yaptık aslında. İkinci molamız çardakta verildi. Çardağa geldiğimizde YDK üyelerinden birkaç kişinin bizi beklediğini gördüm. Kalabalık ve güzel bir ekibin bu faaliyete katılması beni çok mutlu etti doğrusu. Verilen molada bir şeyler yiyip sıcak bir şeyler içtim. Ve tekrar tek sıraya geçip yürüyüşe hazırlandık.
Çınarcık bence kesinlikle çamurlarıyla ünlü olmalı. Dik toprak yokuşların ıslanmasıyla bataklıklar bazı arkadaşlara zorluklar yaşatıp kopmalara neden olabilirdi. Yavuz ile ben sürekli arkamıza bakıp kopmayı en aza indirmeye çalıştık ve görüş açımdaki herkesi görebilecek hızda ilerledim.
6.5 saatlik bir yürüyüşten sonra saat 8.30’u gösterdiğinde biz kamp alanına varmıştık. Yorulmuştuk ama açık hava ve güneş insanın içini dinlendiriyordu. Kısa bir konuşmadan sonra herkes çadırlarını kurmak üzere ayrıldı. Gelişim olarak 8 kişiydik ve üç çadır aldık. 3+1’lik çadıra 5kişi girmeyi planlamıştık ve öyle de oldu. Bizimle Anıl Şarkoğlu ilgilendi ve eğitimlerimizi o verdi.
Kamp alanına varıldığında yemek için kısa bir süre verildi. Su kaynatıp bir şeyler atıştırdık ve herşeyimizi topladıktan sonra tek sıraya geçtik. İlk olarak hızlı bir şekilde çadır kurup toplama eğitimi aldık. Ama bu sefere başlangıçtan farklı olarak uyku tulumlarımızın içine girildi. Yorgunluğumuz aslında biraz fazla olsa gerek ki tulumların içine girip bekletilen sürede bazılarımız hemen uyumuştu. Anıl’ın sesiyle hızlıca hareket edip çadırları toplamaya başladık. 7-8 dakika sürdü ve istenilen dakikada tamamlayamadığımız için bu işlem birkaç kez tekrarlandı ve en sonunda ceza aldık.
Yürüyüşe hazır tek sıraya geçmemiz istendiğinde bazılarımız montla tek sıraya geçti çünkü verilen dakikayı yetiştiremedik. Çantalarımız sırtta olacak şekilde Başlangıç çadırlarının etrafından 6 tur koşmamız istendi. Benim için bir ölümdü diyebilirim. Bazı arkadaşlarım ‘Hadi Büşra’ diye sırtımdan itip turu tamamlamamı sağladılar. Daha sonra çadır kurma toplama işinin neden bu kadar ciddi olduğu anlatıldı.
İkinci olarak düğüm eğitimi verildi ama farkı eldivenle olmasıydı. 2 parmak ve 5 parmak eldivenlerle en kısa sürede düğüm atmaya çalıştık. 2 dakika süremiz vardı ve birkaç kişi yapabildi. Yapamadığımız için ceza aldık tabi ki. Bivak için yanımıza alacağımız tulum ve matlarımız azaldı her cezada.  Bir yandan da başlangıç üyelerine çanta, ocak vb eğitimleri verildi. O eğitimler sırasında da 1-2 saat boş vaktimiz oldu. Gözümü açtığımda herkes dışarda matlarda uyuyakalmıştı. O 1 saatlik uyku bütün enerjimizi de yerine getirdi zaten.
Akşama doğru eğitim için kamp alanına yakın bir ağaçlık bölgeye gittik ve Z ve M makara sistemi kurmamız istendi. 4’er kişilik 2 gruba ayrıldık. Diğer 4 kişi de gelişim üstü arkadaşlardı. 4-5 dakika içerisinde makara sistemi gruplarca kurulmaya çalışıldı. Eğitimin yarılarında da yağmur başladı.Aslında hava durumuna bakarsak geç bile kalmıştı yağmak için. Eğitim bittikten sonra kamp alanına döndük ve bizden başlangıç üyelerine düğüm eğitimi vermemiz istendi.
Herkes bir çadıra dağılarak düğüm eğitimlerini verdi ve olmayan üyelere pursik verildi. Yağmur biraz durulunca Gamze’yle ben birer kahve içmek için dışarda matta oturuyorduk. 6 erkek 3+1’lik çadırda yatıyordu ve nasılsa hepsi uyudu. Bütün malzemeler de 2 kişilik çadırda kalmıştı. Aslında biz biraz da dışarda kalmıştık. Yağmur birden bire hızlanıp şimsek çakınca bütün batonları uzağa attık ve başlangıcı batonlar konusunda uyardık. Hiçbir çaremiz kalmayınca da malzeme çadırına girmek zorunda kaldık. Saat 21.00 gibi de uyuduk ama bir iki saat sonra titreyerek uyandık çünkü çadır su almıştı ve sırılsıklam olmuştuk. Son anda bivaklar aklımıza gelince çadırda bivakların içine girdik.

Başlangıç üyelerinin bir sıkıntısı olabilmesi ihtimali üzerine onların yanına gittik ve bir iki grubun çadırlarının su aldığını öğrendik. Bunun bir çok nedeni olabilidi. Çadırları germeleri konusunda da uyardık. Genel şikayet ayaklarının ıslanmasıydı.
Biz de kendi çadırlarımıza geçtik ama ilk önce çadırları temizlememiz gerekiyordu çünkü çok su almıştı. Malzeme çadırını boşaltıp malzemeleri bivağın içine koyduk çünkü malzemelerin ıslanmaması önemliydi. Matları sildikten sonra 2 kişilik çadıra 4 kişi geçtik. Birbirimize yaslanıp uyuduktan birkaç saat sonra da uyandık zaten. Saat 7 gibi uyanıp çadırları yerleştirdik, kahvaltılık bir şeyler yedik ama hazır olma saatini çok azcık aştık ve cezamızı aldık. Başlangıç üyelerinin etrafında 4 tur koştuk.
Başlangıç üyelerine çadır kurup toplama eğitimi verildi. Saat 10 olduğunda başlangıç da yürüyüş için hazırdı ve yürüyüşe başladık. Gelişim ve gelişim üstü bazı arkadaşlar YDK başkanı Fatih ile başka bir yoldan, ben ve Ozan’da dönüş yolunda başlangıçla beraber gittik.
Dönüş hızlıydı ve bol bol dağ çileği yedik. Akşam on gibi de İstanbul’a vardık.
Bu faaliyette bizimle ilgilenen YDK üyelelerine ve YTÜDAK’a teşekkür ederim. Benim için güzel bir haftasonu eğitimi oldu.

Cevapla