Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2014 » Keşiştepe Diagonal Tırmanış Raporu
Keşiştepe Manzarası
Keşiştepe Manzarası

Keşiştepe Diagonal Tırmanış Raporu

Bölge: Uludağ

Rota:Keşiştepe – Diagonal

Tarih: 20 Aralık 2014

Ekip: Çiğdem Okan, Ayşe Merve Bilgin

Malzemeler: Kask, Kemer, ATC, HMS, Kazma, Krampon,1 tane 50 m. İp, 3 Sikke, 2 T-profil, 1 Deadman,4 Kilitli Karabina,1 Uzun Ekspres, Perlonlar

Yazan: Ayşe Merve Bilgin

 

Ytüdak’ın 1. Uludağ Eğitim Faaliyeti için başlangıç grubuyla birlikte 19 Aralık Cuma akşamı İstanbul’dan yola çıkarak gece 02.00 civarı oteller bölgesine vardık. Gece boyunca yürüyerek sabaha karşı maden bölgesinde kamp attık.

Bu faaliyet öncesinde Çiğdem’le Diagonal rotasını tırmanmak için plan yapmıştık ama kar durumunun iyi olmadığı yönünde aldığımız duyumlardan sonra teknik malzeme götürmeyerek sadece keşif turu yapma kararı aldık. Fakat Uludağ’a gelince kar durumunun iyi olduğunu gördük ve kahvaltı yapıp biraz dinlendikten sonra saat 11 gibi rotaya girme hazırlıklarına başladık.

 

Keşiştepe Manzarası

Keşiştepe Manzarası

 

Gelişim grubundan Ali ve Uygar Pazar günü aynı rotaya girmeyi planladıkları için gerekli malzemeleri getirmişlerdi. Onlardan aldığımız ödünç malzemelerle rotaya girmek üzere 11.45’de kamp alanından ayrıldık. Yarım saat yürüdükten sonra güneşin değdiği son noktada biraz mola verip sıcak sıvı aldık. Sonrasında rotanın girişine doğru yürümeye devam ettik. Fakat kar yeni yağdığı için çok fazla batıyorduk. O yüzden yolu biraz uzatarak batak kara girmemeye çalıştık. Bu nedenle rotaya ulaşımımız tahminimizden daha uzun sürdü. Saat 13.00 ‘de rotanın girişindeydik. Bu, Çiğdem’le benim ilk kış rotamız olduğu için kar emniyet malzemeleriyle istasyon kurmayı öğrenmek amacıyla rotanın başından sonuna kadar ip açma kararı almıştık. Kramponlarımızı giyip ilk emniyetimizi T-profil ile alarak saat 13.45 ‘de tırmanmaya başladık.

 

Çiğdem tırmanmaya başlarken

Çiğdem tırmanmaya başlarken

 

İlk ip boyunu Çiğdem lider çıktı. Rotanın başları biraz buz sonrasında çoğunlukla sert karla devam ediyordu.  T-profil ile bir ara emniyet atarak tırmanmaya devam etti ve Deadman ile ilk istasyonu kurarak benim emniyetimi aldı. Bende eşyaları toparlayıp tırmanmaya başladım.

 

İlk ip boyunda Merve

İlk ip boyunda Merve

 

Buz olarak başlayan rota Çiğdem’e yaklaştıkça önce sert kar daha sonra da toz kara dönüştü. İlk istasyona ulaşınca biraz dinlenip çantaları değiştirdikten sonra ikinci ip boyunu ben lider çıkmaya başladım. Bu kısımda karın durumu çok kötüydü kazmayı kara sapladığımda kolum da dirseğime kadar kara gömülüyordu. Yaklaşık 30 metre çıktıktan sonra Çiğdem’in uyarısı üzerine ara emniyet olarak bir T-profil yerleştirdim ve biraz daha çıkarak bir sikke ve bir T profil ile ikinci istasyonu kurdum. Tam da bu noktada ATC ‘yi Çiğdem’e verdiğim çantada unuttuğumu fark ettim ve karabinaya yarım kazık düğümü atarak Çiğdem’in emniyetini aldım.

 

İkinci ip boyunda Çiğdem

İkinci ip boyunda Çiğdem

 

Çiğdem yanıma geldikten sonra üçüncü ip boyuna lider çıkmaya başladı. 5-6 metre çıktıktan sonra sağa doğru dönen rotada gözden kayboldu ve ‘Aa Merve zirve çok yakınmış, çok az kaldı’ diyerek bana mutlu haberi verdi. Fakat biraz daha çıktıktan sonra Çiğdem’le iletişimimiz koptu. Rüzgardan dolayı birbirimizi çok zor duyuyorduk. Uzun süre Çiğdem’e seslenmeme rağmen cevap alamadım. Bu sırada Çiğdem kornişin sol tarafından tırmanmaya çalışırken zirveye iki metre kala kramponu ayağından çıktığı için rotada öylece kalakalmış. Daha sonra bulunduğu yere T-profil atarak yaklaşık 3-4 metre kadar ip inişi yapıp görece daha rahat bir yerde beni yanına çağırdı. Yukarı çıktığımda Çiğdem bir kez daha yukarı çıkarak zirveye ulaşmaya çalıştı ama negatif olduğu için geri dönmek zorunda kaldı. Biz de T-profili rotada bırakma kararı aldık ve ben yan geçiş yaparak soldan zirveye ulaştım. Deadman ve kazmalarımla güzel bir istasyon kurduktan sonra Çiğdem de yanıma geldi.

Zirvede sarılıp kutlamalar yaparken hava kararmak üzereydi. Kafa lambasını çıkarmak üzere çantayı aradığımızda onu rotada düşürmüş olduğumuzu fark ettik. Hızla tüm eşyaları çantaya atarak hava kararmadan dönüş yolunu bulmaya çalıştık ama 15 dakika geçmeden hava tamamen kararmıştı. İniş yolunun batı sırtından olduğunu biliyorduk ama ne kadar batı olduğundan emin değildik. Açıkçası karanlığa kalacağımızı düşünmediğimiz için bi şekilde ineriz diye düşünmüştük sanırım. Ama iki metre önümüzü göremezken yolu bulmak pek mümkün değildi. Yanımızdaki telsizle kampa bağlanarak Berkcan’la iletişime geçtik. Biz telefonun ışığını yakıyorduk Berkcan da kamptan bize bakıp ne tarafa gitmemiz gerektiğini söylüyordu. Korniş olabilir diye çok fazla kenara yaklaşmamaya çalışıyorduk ama iniş yolu sandığımız her yerden uçurum çıkıyordu. En son Berkcan bizim ışığımızı görüp doğru yerde olduğumuzu, oralardan bir yerden inmemiz gerektiğini söyledi. Ama bize göre bulunduğumuz yer hala çok dikti. Tam o sırada birkaç metre ileride bir tilkinin ayak izlerini gördük ve o indiyse biz de ineriz diyerek aynı yoldan telefon ışığıyla, yüzüstü kazma ve kramponları saplayarak tırmanır gibi indik. Tabii indikten sonra küçük küçük tepeler olduğu için kamp alanını gözden kaybetmiştik. Aklımızda kaldığı kadarıyla kampa doğru ilerledik. Bazen dik yerlerde telefonların ışığını açarak, çoğu zaman da karanlıkta ilerlemeye devam ettik. Ara ara da kampa bağlanıp ışık yakmalarını istiyorduk ki telsiz bozuldu. Bundan sonraki süreçte biraz ilerleyip biraz da var gücümüzle kamptakilere bağırarak sesimizi duyurmaya çalıştık. Tam kaybolduk diye düşünürken telefonum çaldı. Arayan Gürkan’dı. Herhalde bir daha hiçbir zaman O’nun sesini duyduğuma o anki kadar sevinemem. Bize kampın olduğu yeri tarif etmeye çalıştı. Bu sırada Sevaller bizi aramaya çıkmıştı ve biz de onların ışıklarını görüp kamp alanına ulaştık. Gündüz 11.45’de ayrıldığımız kampa akşam 19.15’de geri dönebildik.

NOT: Bu tırmanıştan öğrendiğimiz şeylerden ilki yedek kafa lambasının önemi, ikincisi ise en basit rotada bile çıkabilecek sorunlara karşı yanımızda bivak olması gerektiğiydi.

TEŞEKKÜRLER:Bizimle kişisel ve teknik malzemelerini paylaşan Ali ve Uygar’a, sürekli bizimle irtibat halinde olup güven veren Berkcan ve Gürkan’a, ertesi gün rotada bıraktığımız T – profili almaya giden Murat ve Şükrü’ye ve tabii ki bizi karşılayıp yedirip içirip ısıtarak kendimize gelmemizi sağlayan biricik Seval’imize teşekkür ederiz…

 

 

Ayrıca bakınız:

Link: Uludağ 1. Temel Kış Eğitim Faaliyeti

Cevapla