Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2015 » Çınarcık Başlangıç Eğitim Faaliyeti 2015

Çınarcık Başlangıç Eğitim Faaliyeti 2015

Tarih: 12-13 Aralık 2015
Yer: Delmece Yaylası, Çınarcık, Yalova

Ekip: 57 Başlangıç/ Gelişim, Eğitmen, YDK

Yazan: Ayser UZUNYAŞA/Başlangıç

11/12/2015 Cuma

Ballıkayalar kampında acele hareket ettiğimizden bu sefer tedbirli ve düzenli olmaya kararlıydık ve zaten birkaç gün önceden yaptığımız listeyi gün içinde tek tek kontrol ederek bir gün önceden yaptığımız alışverişimizi tekrar tekrar kontrol ettik. Her şeyimizin hazır olduğuna karar verdikten sonra kolayımızda bulunması için kuruyemiş ve sandviçlerimizi çantalarımızın şapkalarına yerleştirip okula 22.00’da hazır bulunmamız gereken Yıldız Cami’ye doğru harekete geçtik. Çıkmadan önce çantalarımızı tartmayı da ihmal etmedik. Yaklaşık olarak 14 kg ile yola çıkıyorduk.  20 dakikalık bir gecikmeyle 22.20’de otobüs harekete başlamıştı. Saat 23.23’ü gösterdiğinde feribota varmıştık. Faaliyetten önce geçmiş yılların raporlarına göz gezdirdiğimden uzun bir yürüyüş olacağını biliyorduk. Bu yüzden yolda mümkün olduğunca uyumaya çalıştık.

12/12/2015 Cumartesi

Yürüyüşe başlayacağımız alana vardığımızda öncelikle çadır ve ocaklarını teslimini alıp ardından tozluk niyetine ayaklarımıza çöp poşeti geçirerek zamanımızı değerlendirdik. 02.00’da eğitmenlerimiz bize tekrardan yürüyüşle ilgili kuralları hatırlatmış ve gerekli uyarılarda bulunmuş bir şekilde yürüyüşe başladık. Yaklaşık olarak 40 dakikalık asfalt yürüyüşünün ardından ilk molamızı vermiş ve tekrar giyim konusunda ki ikazlarımızı almıştık. Çadır grubu olarak biz de yük paylaşımı konusunda yaptığımız hatayı farkedip çadır ve pollerini ayırmaya karar verdik. 10 dakikalık molanın ardından hafif çiseleyen bir yağmurun ve görüşümüzü ciddi anlamda azaltan bir sisin içinde yürüyüşümüze patikadan devam ettik. Bir süre sonra yolun tıkalı olduğuna dair konuşmalar duyduk ve kısa bir süre sonra da çıkmaz bir yola girdiğimizi kendimiz de gördük. Geriye dönüp rota değiştirmek zorunda kaldık. En az 20 dakikalık bir kaybımız olduğunu düşünüp bir süre motivasyon düşüklüğü yaşadık. Ancak hala eğitmenlerimizin bile yanlış bir yola girebileceğini görmek benim için moral kaynağı oldu diyebilirim. Saat 04.30 olduğunda 20 dakikalık bir mola olduğunu öğrendik ancak sigara içemediğimiz için biraz hayal kırıklığı yaşadım. Bir önceki molada da vaktimizi ayarlayamadığımız için içememiştik ve su dışında o anda en çok yokluğunu hissettiğim şeydi diyebilirim. Bunun yerine biraz atıştırmaya karar verdik. Bu molanın ardından sigara içebileceğimiz 2 mola daha verdik. Biri 06.30’da çardakta diğeri ise son asfalt yolun başlangıcında 07.50 civarı. Benim için en zor kısım bu asfalt sonrası yürüyüş oldu. Molayı her şeyi salmış, halimizle dalga geçer bir halde geçirmiş olsak bile yürüyüşün son saati ciddi anlamda kötü geçti diyebilirim. Başlangıçta yorgun olan varsa öne geçebilir şeklinde ki duyuruya neredeyse başlangıç ekibinin yarısı öne doğru hareket ederek tepki vermemiz bile hepimizin ne kadar yorgun olduğunun bir göstergesiydi zaten.

09.00’da kamp alanına varmıştık ve ısınmaya dinlenmeye vakit bulamadan hemen başka bir eğitim başlamıştı. Çadır kurma eğitimini aldıktan sonra grid düzende çadırlarımızı kurabileceğimiz ve saat 12.00’a kadar serbest olduğumuz söylendi. Hemen çadırımızı kurup kahvaltı yapmak istediğimiz için biraz da acele ve heyecanla çadırı kurmaya başladık. Ancak işler hiç de umduğumuz gibi gitmedi. Pinguin 2 kişilik çadırımız vardı ancak kurabilmek için çok fazla uğraştık. Çadırın kapıları öyle bir şekilde yapılmış ki birbirlerine çapraz ve dış tente ile iç tentenin kapılarını birbirine tutturmak için sadece %25 şansın var. Doğru olanı bulabilmek için oldukça uğraşmamız gerekti ve komşularımızın da yardımıyla 45 dakikada çadırımızı kurmayı başarmıştık.

 

İnsanlar kahvaltılarını yapıp uyumaya başlamışken biz daha çadırın kurulumunu yeni bitirmiştik. Gelişim ekibinin başlangıca ikram ettiği  çaylar olmasa çok daha büyük bir moral düşüşü yaşayabilirdik. Bir yudum çay içmek bile insanı oldukça mutlu edebiliyormuş. Bir önceki kampta 4 kişi çadıra geniş geniş sığmışken şimdi 3 kişi sığamadık. Çadırın içinde hareket etmekte oldukça zorlandık. Çantalarımızı bagaja yerleştirip kahvaltı için ocağı çıkarabildiğimizde sanıyorum saat 10.30 olmuştu. Bu faaliyeti çok zorlu geçeceğini gerek faaliyet raporlarından gerek 2014 yılındaki tecrübelerimden bildiğimiz için çadır grubu olarak motivasyonumuzu yemekle sağlama kararı almıştık. Yanımızda şişe içerisinde yumurta getirmiştik ve sabah menemen yapmaya oldukça kararlıydık. Gerçekten de motivasyonumuzu 5e katladığını söyleyebilirim sanırım. Uyumaya hiç vakit bulamadan 12.00’de hazır olmuş olmamız gerekiyordu ancak hazır değildik.

Ekip içinde henüz tam olarak bir uyum sağlayamadığımız için olsa gerek 20 dakikaya yakın bir gecikme yaşadık. Eğitmenlerimiz haklı olarak bir takım uyarılarda ve ikazlarda bulundular, yapılacak eğitimler ertesi güne ertelendi ve ceza olarak 17 dakikada çadırlarımızı toplamamız söylendi. Kurarken ne kadar zorlandığımızı hatırlayarak biraz da korkuyla hareket ettik ancak düşündüğümüzden daha kolay oldu.  5 dakika gecikmiştik. Başlangıç olarak bize çok fazla gelmeyen bu süre tabi ki eğitmenlerimiz tarafından hoş karşılanmadı ve 10 dakika içerisinde çadırlarımızı kurmamız istendi. Bu sefer de baya zorlandık ancak ekibin yardımı ile çadırımızı 10 dakika içerisinde kurmayı başarabildik. Bize verilen süreyi aştığımız için bu sefer 8 dk içerisinde toplamamız istendi ve tekrar istenilenin üzerinde kaldık. Ancak herkes hala çok yorgun ve bitkindi. 1 dakika gecikmiş olmamıza rağmen sanıyorum hem bu yüzden hem de gelişimin kendi eğitimleri dolayısıyla daha fazla cezamızı uzatmadılar ve çadırlarımızı kurup 18.00’e kadar serbest kalabileceğimizi söylediler ve her zaman olduğu gibi sıcak sıvı almamız gerektiğini de hatırlatmayı ihmal etmediler. Bu sefer çadırımızın %60 civarını öğrenmiştik ancak gene de zorlanarak kurduk. Sıcak sıvı almayı ihmal etmedik ve biraz da olsa uzanmaya karar verdik. Çadırın bize verdiği rahatsızlıktan ötürü çadırın içinde kalmak istemedik ve biraz da olsa bulunduğumuz yerin tadını çıkarmak istediğimizden dinlenme aktivitesini biraz erteledik. Bu sırada bagajda duran çantalarımız iç tenteye temas ettiği için içerde nem oluşmuş ve bir arkadaşımızın tulumu oldukça ıslanmıştı. Bunu farketmemiz için arkadaşımızın soğuktan uyuyamaması gerekiyormuş. Sanırsam en fazla yarım saatlik bir dinlenmeden sonra kendimizi çadırdan dışarı atmak istedik ve bu arada çantaları da iç tenteden uzaklaştırmayı ihmal etmedik. Saat neredeyse 18.00 olmak üzereydi ve tüm ekipte bir telaş hakim olmaya başlamıştı. Her yerden şu kadar dakika kaldı, herkes uyandı mı? vb sesler yükseliyordu. En sonunda toplandığımızda saat 17.55 olmuştu ve yanılmıyorsam tek seferde 57 rakamına ulaşmıştık. Düğüm eğitimi almamız gerekiyordu ancak hava şartlarından dolayı çadırlamıza eğitmenlerin geleceği söylendi ve pursiği olmayanlara pursik verildi. Çadırlamıza geçip prusiklerimizi bulduk ve eğitimi beklemeye başladık. Kısa süreli bir eğitimden sonra saat 21.00’da mutlak sessizlik olduğu o zamana kadar mümkün olduğunda sıcak sıvı almamız gerektiği hatırlatıldı. Saat 08.00 eğitime hazır olmamız gerektiği söylendi. Çadırın içinde ocağı yakıp su kaynatırken bir yandan çadırı ısıtacağımızı ve suyu da tuluma koyarsak sorunun büyük oranda çözüleceğinde karar kıldık. Talihsizlikler tabi ki bitmedi; kartuşumuz bitti ve diğer kartuşu alabilmek için çantamın en altına ulaşmam gerekiyordu. Mutlak sessizlik saatini çoktan geçmiştik, uykusuz, yorgun ve üşür bir haldeydik ve sinirlerimizin gerginliğinden her çıkan seste bir gülme krizine tutuluyorduk istemsizce. Yan çadırda tulumunda hareket eden insanın sesini duyabilirken kim bilir kaç kişiyi rahatsız ettik istemeden bilemiyoruz. En sonunda suyu ısıtmayı başardık ve şişenin birine doldurduk. Şimdi de kimin nem alan tarafta yatacağına karar vermemiz gerekiyordu. Hiç uyuyamamış arkadaşı elemişti o kesinlikle ortada yatacaktı uyuyabilmesi için. Yazı turayla karar verdik ve uyumak için elimizden geleni yaptık.  Belki 1 ya da 1 buçuk saat ya uyuduk ya uyumadık.

13.12.2015 Pazar

Sabah kahvaltımızı da yapabildiğimiz için çadırdan çıkıp sıraya geçtiğimizde mutluluk seviyemiz oldukça yüksekti. Bir gün önce yapılması gereken eğitimler sırasıyla ocak, çanta ve fırtınalı havada çadır kurma olarak verildi. Ardından kamp yüküyle hazır olmamız istendi ve defalarca kez çadır kurup toplamamız istendi. Bize verilen sürenin altına inmemiz isteniyordu. Toplarken 3 dakika 40 saniye civarına düşebildik, kurarken en iyi 4 dakika 7 saniye olabildi. Ancak yapmamız istendikçe bir süreden sonra performansımız da düşmeye başladı. Çadırımızın nasıl kurulduğunu en çok giderken öğrendik dersem yalan söylemiş sayılmam sanırım, her kurduğumuzda karşımıza farklı bir detayla çıkıyordu. En sonunda rahat rahat çadırları toplayabileceğimiz ve 12.00’da hazır olmamız söylendi. Mıntıka temizliği yapmamız gerekiyordu, “dağcı dağda ayak izinden başka bir iz bırakmaz”.

Cinarcik-6

12.00’da hazır olamadığımız gibi başlangıç ekibi içinde temizlik konusunda da organize olmayı başaramamıştık. 12.20 civarı yürüyüşümüze başlamıştık. Dönüş yolumuzun daha kolay geçeceğini düşünürken hiç mola vermeden, otobüslere kadar- 12 km- yürüyeceğimizi hesaba katmamıştık. Bütün yol boyunca sadece 2 kere 20 saniyeliğine su içmek için ara verildi. Bunun dışında gelişimden halimize acımış olmalılar ki yürüyüş esnasında su ikram ettiler. Otobüslere binmeden önce kısa bir faaliyet toplantısı yapıldı ve hiç mola vermememizin tahmin ettiğimiz gibi bir ceza olduğu ve bunun üzerine bir tane de uyarı aldığımızı öğrendik-2 uyarı bir ihtar, 2 ihtar kulüpten ihraç edilme anlamına geliyor-. Soruları olan arkadaşlarının sorularına cevap verildi, özellikle de gece yürüyüşle ilgili haklı birkaç itiraz geldi. İnsanların nasıl hala soru sorabilecek ve bu kadar ayrıntılı olarak tartışabilecek enerjisi olduğuna şaşkın olduğumdan dolayı dikkatimi veremediğimi söyleyebilirim. Ancak en çok tekrar eden ve en çok aklımda kalan şey; ‘seneye gelişim olun bunları tartışalım, şimdi değil’ idi.

Faaliyet toplantısından sonra ocak ve çadırlarımızı teslim edip araçlara yerleştik. Ocağın herhangi bir parçasını kaybetmediğimiz için ekstra sevdiğimi de söylemeliyim çünkü üstüne basa basa tek parçasının en çok kaybolan malzemelerden biri olduğu hatırlatılmıştı. Otobüslere yerleştiğimizde herkesin aklında olan tek bir şey vardı: yemek. Otobüsün içerisinde tek bir termos ve bir sürü insan ve bir sürü açtık. Sürekli bir sirkülasyonla o kadar çok şey yedik ki faaliyetin en samimi anlarından birisiydi desem abartmış olmam sanırım. Sonrasında okulda gözlerimizi açtık ve faaliyet sonlanmıştı.

NOTLAR:

-Alabiliyorsanız kesinlikle tozluk ve baton alın. Hayati değil ama gerekli. Çadır grubunuzdan bir kişide termos olursa muhteşem olur.

-Çantalarınız bagajda duruyorsa nem yapmayacak şekilde durduğuna emin olun.

-Sıcak sıvı almayı ihmal etmeyin ve kesinlikle sizi mutlu eden bir şeyler yiyin.

-Ekip içerisinde iletişimin iyi olması çok önemli, en berbat halinizde bile birileri size neşeli olmanız gerektiğini hatırlatabilmeli.

-YTUDAK tarihinin en garip başlangıç ekibinin bir üyesi olarak, beklediğimin çok çok üstünde keyif aldığım bir faaliyet geçirdim. Mümkün olduğunca yardımcı olmaya çalışan bir gelişim ve eğitmen grubunun olması da çok büyük bir pozitiflik kattı.

Tarih: 12-13 Aralık 2015

Yer: Çınarcık, Yalova

Ekip: 57 Başlangıç / Gelişim, Eğitmen, YDK

Yazan: Osman Bahadır Tortop

 

11 Aralık Cuma

Saat 22.00’da Beşiktaş’da buluşmak üzere toplandık. Malzemelerimizi otobüse yerleştirdikten sonra 22.20’de Y.T.Ü Yıldız kampüsünden hareket edildi  ve 23.23’te Eskihisar feribot iskelesinden feribota binildi.

12 Aralık Cumartesi

00.15’te feribottan inildi ve otobüsle Çınarcık’a doğru devam edildi. Çınarcık’a varılınca otobüsten inildi. Yumuşak bir hava vardı ve ıslanmadan yürüyüşe başlamak için motivasyon kaynağı oldu. Çadır ve ocak alacak arkadaşlara çadır ve ocakları teslim edildi. Bu arada tozluk getirenler tozluklarını takmakla uğraşırken, getirmeyenler ise çöp poşeti ve bantlarla kendilerine tozluk yaptılar. Çanta, çadır ve matlarda yürüyüş esnasında yağmurdan korunmak için çanta yağmurlukları ve çöp poşetleriyle koruma altına alındı. Yürüyüşe hazır olup tek sıraya geçmemiz için 01.45’e kadar süre verildi. Yürüyüş esnasında terleyeceğimiz için buna uygun giyinmemiz ve yürüyüş kuralları hatırlatıldıktan sonra 02.00’da yürüyüşe başladık.

Yaklaşık 40 dakika kadar asfalt yoldan yürüdükten sonra 02.40’da 10 dakikalık ilk molamızı verdik. Son hazırlıklarımızı yaptıktan sonra tekrar tek sıraya geçip yürüyüşe devam ettik. Artık asfalt yoldan çıkmış, yer yer çamur olan dik ve engebeli bir yoldan devam ettik. Yol boyunca yer yer dizimize kadar gelen su birikintileri ve çamurlu yerlerden geçtik, hafiften yağmur çiseliyordu. Bazı yerlerden kafa lambaları yakılarak geçildi. 04.30’a kadar bu şekilde ilerleyerek ikinci 20 dakikalık molamızı verdik. Bir şeyler atıştırıp biraz dinlendikten sonra yürüyüşe devam ettik. Bolca yaprağın olduğu dik bir yoldan çıkmaya başladık. En fazla zorlandığım kısım bu yoldu. Baton getiren arkadaşların bu yolda daha az yorulduğunu, yerde bulduğum iki sopayı alıp baton gibi kullandıktan sonra tecrübe etmiş oldum. Bu sopalar dik yolu çıkarken bacaklarımdaki yükü kollarıma da paylaştırarak daha rahat yürümeme yardımcı oldu.

Hava aydınlanmaya başlamıştı artık. 06.30’da üçüncü molamızı verdik. Bu yoldan sonra epey efor sarf ettiğim için enerji verici bir şeyler yeme gereği duydum. Biraz dinlendikten sonra yürüyüşümüze asfalt yoldan devam ettik ve 09.00’da kamp alanına vardık.

Herkes yorulmuştu ama kamp yerine ulaştığımız için mutluyduk. Kamp yeri oldukça sisliydi. Yürüyüş hakkında kısa bir konuşma yaptık. Eğitmen arkadaşlarımız nasıl hissettiğimizi, yürüyüşün nasıl geçtiğini sordular. Sigara ve tuvalet alanları belirlendi. Su kaynağı da kampımıza oldukça yakındı. Herhangi bir aksilik olmadan yürüyüşü tamamlamıştık. Çadırlarımızı kurmamız, sıcak sıvı ve yemek yememiz için 12’ye kadar mola verildi.

Çadırlarımızı kurduktan sonra yemeğimizi hazırladık ve sıcak bir şeyler içtik. Bu arada gelişim grubundan arkadaşlarımız gelerek sıcak sıvı alıp almadığımızı sordular ve almadıysak ikram etmek istediklerini söylediler. Bu davranışları kişisel olarak motivasyonumu daha da yükseltti. Bazı arkadaşlarımız kısa süreyi uyuyarak geçirdi. Biz de gerekli hazırlıklarımızı yaptıktan sonra çadır partnerimle dinlenmek için tulumlarımıza girdik. Yeterli süre verilmesine rağmen 12’de tek sıra olamadık ve 20 dakika geç kaldık. Bazı arkadaşlarımız ihtiyaçlarını son ana bırakmaktan, bazıları ise fazla üşüdükleri için çadırlarından çıkmak istemedikleri için geç kalmamıza neden oldu. Bundan sonraki hazır olmalar için birbirimizi, toplanmaya 10-15 dakika kala uyarmamız konusunda karar aldık. Çadırlarımızı toplamamız istendi. Belirtilen süre içinde toplayamadığımız için toplama ve kurma işlemlerini defalarca tekrarladık. Geç kaldığımız için verilecek eğitimin iptal edildiği ve 18.00’da hazır olacak şekilde serbest olduğumuz söylendi. Bu süreyi yemek yeme, sıcak sıvı alımı için değerlendirdik. Bazı arkadaşlarımız daha fazla dayanamayıp uyudular. Hiç uykum yoktu ve gayet dinç hissediyordum. İhtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra izin verilen bölgede yürüyüş yaptım. Bu arada gelişim grubundaki arkadaşlarımızda YDK eğitmenleri tarafından eğitim alıyorlardı. 18.00’da tek sıra olduktan sonra düğüm eğitiminin çadırlarda verileceğini ve çadırlarımıza geçebileceğimiz söylendi. Bu eğitimden sonra 21.00’da mutlak sessizlik ve sabah 08.00’da hazır olacak şekilde serbest olduğumuz belirtildi. Yemek ve sıcak sıvı alımı yaptıktan sonra uyumak için tulumlarımıza çekildik.

13 Aralık Pazar

Ayakkabılarımı çöp poşetine koyarak tulum içine almıştım. Hava soğuk olduğundan dışarıda kaldıklarında içleri oldukça soğuyordu. Sabah uyandığımda çok sıcak olmasa da soğukta değillerdi.

Saat 09.00’dan önce, önceki geç kalmalarımızdan ders çıkararak hazır olabildik. Ballıkayalar’da olduğu gibi çanta, ocak ve çadır kurma eğitimleri tekrar verildi. Eğitimlerden sonra çadırlarımızı verilen süre için toplama ve kurmaya çalıştık. Bazı arkadaşlarımızın çadırlarının kurulup ve toplanması zordu. Erken bitirenler zorlananlara yardım ederek grid düzende çadırlarımızı kurduk. Kurma işlemini belirtilen süreden daha erken bitirmemize rağmen, toplama işleminde bir türlü belirtilen süreyi yakalayamadık. Defalarca denememize rağmen başarılı olamadık ve daha fazla denemeyeceğimiz söylenerek, çadırlarımızı düzgünce toplamamız istendi. Çadırlarımızı topladıktan sonra, ihtiyaçlarımızı gidermemiz ve kamp bölgesini mıntıka yapmamız için bize süre verildi. Tuvalet alanında tuvalet kağıtlarının bırakıldığına dair uyarıldık ve bölgenin temizlenmeden terkedilmeyeceği söylendi. Mıntıkayı düzgün yapmadığımız için hazır oluncaya kadar ciddi bir süre kaybı yaşadık. Bir kaç arkadaşımla beraber tuvalet alanındaki kağıtları toplamaya gittik. Dönüş için artık hazırdık gerekli hazırlıklarımızı yaptıktan sonra yürümeye başladık. Asfalt yolun devamında geldiğimiz toprak yola tekrar ulaştık ve devam ettik. Mola vermeden yürümeye devam ediyorduk, sadece 2 dakikalık su içmek için mola verdikten sonra ara vermeksizin yürüdük. Yürüyüşün sonlarına doğru bir arkadaşımızın bacağında problem oluşmasından dolayı yürüyüşü onun hızına göre ayarlayarak devam ettik. Mola vermeden yürümek ve sonlara doğru tempomuzun düşmesi bizi gerçekten yormuştu. Ama daha kötü bir aksilik almadan yürüyüşümüzü tamamladığımız için mutluyduk.

Otobüslere ulaştığımızda, çantalarımızı bırakarak faaliyet toplantısı yapacağımız söylendi. Toplantıda geç kaldığımız için mola vermeden yürüyerek cezalandırıldığımız belirtildi. Kafa lambalarının kullanımı ve mola vermeden yürüme konusu toplantıda ön plana çıkan konulardı. Ocak ve çadır alan arkadaşlar ekipmanlarını teslim ettikten sonra otobüslere yerleşildi ve tekrar yola koyulduk. Faaliyet ekip olma konusunda ve diğer eğitimlerle beraber çok faydalı geçti. Bolca hata yaptığımız bu faaliyette, gerekli dersleri, daha zor faaliyetlerden önce almamız ileride yaşayacağımız sorunları minimuma indirdi. Feribota binip tekrar İstanbul’a doğru hareket ettik. 19.30 civarları İstanbul’a vardık ve tatlı bir yorgunlukla evlerimize dağıldık.

Tavsiyeler :

Tozluk ve baton faaliyetin öne çıkan malzemeleri oldu benim için. Özellikle dik yerleri tırmanmakta ve dönüş yolunda dik yerleri inerken baton çok yardımcı oluyor.

Ekip içi iletişimi de en başta çözmek en doğrusu, bu belirtilen sürelerde hazır olma konusunda oldukça önemli. Birilerinin bu konuda sorumluluk alması gerekiyor. kamp yerini kirletmemeye çok önem verilmeli. Kendimize yapacağımız en büyük eleştiri bu olur sanırım. Doğayı kirletmemek konusunda herkes kendi sorumluluğunu yerine getirmeli. Ne yazık ki bizim için en üzücü olanı, ben kirletmedim mantığıyla mıntıka temizliğine gerekli önemin verilmemesi. Bir kaç arkadaşın sorumlu hissedip diğerlerinin onları seyretmesi ekip bütünlüğü konusunda da hiç iyi bir davranış değil.

 

Cevapla