Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2017 » Sivridağ Geleneksel Tırmanış Gelişim Eğitim Faaliyeti

Sivridağ Geleneksel Tırmanış Gelişim Eğitim Faaliyeti

Tarih: 24.11.2017 – 28.11.2017

Kamp Yeri: Sivridağ

Ekip: 13 Gelişim, 4 Eğitmen

Malzemeler (3 kişilik bir ekip için): ATC, HMS, kemer, kask, 1 set takoz , 1 set yaylı takoz, 12-15 ekspres, 3 çekiç, 3 nutkey, 8 kilitli karabina, 4 sikke, 60-120cm perlonlar, 2 yarım ip (60 metre), ilk yardım çantası, bivak torbası, kişisel malzemeler.

Yazan: N. Dilruba Numanoğlu

24.11.17 Cuma

İlk gelişim eğitimi olmasının yanında Trans Aladağlar ve Dipsiz Göl faaliyetlerinde tanıştığımız geleneksel tırmanış eğitiminin uygulamasını yapacağımız için bu faaliyeti heyecanla bekliyordum. Yolculuk günü gelmişti. Antalya’ya geç varacağımız için alışverişimi dün akşam yapmış, çantamı hazırlamıştım. Malzeme paylaşımı için öğlen 12 gibi kulüp odasındaydım. Yolculuk uçakla olacağı için ağırlık önemli bir husustu ve birçok teknik malzeme götürmemiz gerekiyordu. Daha sonra odaya gelen diğer arkadaşlarla da oldukça eşit ve hassas şekilde malzeme paylaşımı yaptıktan sonra 15:30 gibi Yıldız’dan Kadıköy‘e, oradan da havalimanına geçmek üzere ayrıldık. Uçak 20:55’teydi. 22:15 gibi Antalya’ya vardığımızda ara ulaşımda bize yardımcı olan Necdet Abi bizi Sivridağ kamp bölgesine götürmek üzere teslim aldı. Yemek yeme faslı ve su kaynağı olmadığı için yolda su almak için durmamızla birlikte kamp alanının altına varışımız saat 1 civarı olmuştu.

25.11.17 Cumartesi

Bir miktar rampa çıkışı içeren, kamp alanına yürüyüş 20-25 dk sürdü. Sabah saat 8’de hazır olmamız söylendikten sonra çadırlarımızı kurduk ve uyuduk. Sabah uyanıp kahvaltı ettiğimizde faaliyetten önceki toplantımızda konuştuğumuz üzere o günün malzeme eğitimiyle geçeceğini düşünüyorduk. Ama neredeyse dört gün boyunca yağmur beklenen bir zaman diliminde olduğumuz için eğitim programı bir miktar değişikliğe uğradı. Tüm malzemelerimizi alıp eğitim alacağımız duvar dibine vardık. Burada eğitmenimiz Rauf bize geleneksel tırmanış hakkında temel bilgilerden bahsetti. Sonrasında ekiplere bölünüp top-rope emniyetiyle lider tırmanış simülasyonu yapmaya başladık.

Simülasyonda olsa ilk geleneksel lider tırmanışımdan çok zevk aldım. İstasyon kurarken biraz vakit harcadım ve zorlandım. Perlon ve malzeme sıkıntısı çektiğimde bir sonraki seferde yanıma bol perlon almam gerektiğini ve bazı malzemeleri ara emniyet olarak harcamamam gerektiğini tecrübe etmiş oldum. Gün bittiğinde tırmanış yapamayan tek ekip Selin ve Bora kalmıştı. Ama diğer ekipleri beklerken malzeme yerleştirme, artçı emniyeti alma gibi konularda pratik yaptığımız için herkes için dolu dolu bir gün geride kalmıştı.

Kampa döndüğümüzde, gün değerlendirmesinden ve yemek yedikten sonra orada tırmanış yapan Aykut Abiler ile sohbet etme fırsatı bulduk. Eğlenceli sohbetler ile geçen bir akşamdan sonra yorgunluğun da etkisiyle hızlıca uykuya daldık.

26.11.17 Pazar

Sabah yine tüm malzemelerle bir önceki gün tırmandığımız duvarda hazırdık. Bugün, dün tırmanamayan ve lider çıkmayanlar tırmandı. Ben dün lider çıktığım için bugün Ayser’ in artçısı olarak tırmandım. Artçı tırmanırken malzeme yerleştirmek yerine sadece tırmanışa odaklandığım için daha çok gerildim ve bu duruma şaşırdım. Bunu tecrübeli arkadaşlara söylediğimde onlar da şaşırdılar ve genelde lider tırmanırken bir korku oluşması gerektiğini söylediler.

Bu tırmanışlar devam ederken o an tırmanmayanlar olarak 10 kg çanta ile tırmanış yapılan rotanın yan tarafında çok ip boylarında nasıl ip inişi yapacağımızı pratik ettik. Gün bittiğinde herkes toplamda bir kez lider bir kez artçı tırmanmış olduğu için mutluydu. Çünkü gelmeden önce hava durumuna baktığımızda hiç tırmanamayacağımızı düşünmüştük. Kampa döndüğümüzde hep beraber yemek yedikten sonra bir sonraki gün hakkında konuşmaya başladık. Sürekli yağmur ihtimali elimizi kolumuzu bağlıyordu. Ertesi sabah yağmur görünmediğini, öğleden sonra havanın kötü olacağını öğrendik. Buna istinaden eğitmenimiz Yusuf, Şükrü ve Erkut yarın sabah tırmanması için bizden altı kişi belirlememizi istedi. Herkes çok tırmanmak istediği için bunu yapamayacağımızı, koşullar normal olsaydı tırmanacak kişileri onların seçeceği için yine onların tırmanacak kişileri belirlemesini istedik. Yatmadan önce yarın sabah Gülçin, Mahmut, Sefa, Şeyma, Öykü ve benim tırmanış için hazır olmamızı söylediklerinden sonra uykuya daldık.

27.11.17 Pazartesi

Sabah, üç kişilik bir ekip için lazım olabilecek tüm malzemeler ile hazırdık. Herkes bir eğitmenle üç kişilik bir tırmanış yapacaktı. Ben ve Sefa, Erkut ile Peynir Dilimi rotasını çıkacaktık. Rota 150 m V- derece idi. Toplamda üç ip boyu tırmanış yapacaktık. 07:40’da ilk ip boyunu Erkut lider çıkmaya başladı. Ardından Sefa ve ben artçı olarak Erkut’un yanına, ilk istasyona vardık. İlk istasyon rahat bir setteydi. Yan taraftaki Gün Batımı ve Solo rotalarında diğer arkadaşlarımız tırmanıyordu bu yüzden oldukça eğlenceli bir tırmanış geçirdik.

İkinci ip boyunu Sefa lider çıktı. Onu izlerken ben de çok heyecanlandım. Erkut ve ben Sefa’nın yanına artçı gittikten sonra sıra bendeydi. İlk iki ip boyunda kolay tırmandığım için birçok tırmanışıma göre rahattım ama lider çıkmaya başlayınca heyecan baş göstermeye başladı. Malzeme yeri arama, malzeme atma ve heyecanın da etkisiyle ip boyunun nasıl bittiğini anlamadım. Çoğunlukla 0.75 ve 1 numara friend kullandım, daha olsa yanımda daha da kullanırdım sanırım. En rahatlatan şey bir kum saatini ara emniyet olarak kullanmak oldu. Hep duyduğum “doğal emniyet candır” cümlesine ben de hak vermeye başladım. İniş yapacağımız ağaca vardığımda istasyona bağlandım ve emniyete girip Sefa ile Erkut’ u beklemeye koyuldum. Onlar geldiklerinde iniş için hazırlanmaya başladık. İlk Erkut, sonra ben, sonra da Sefa iniş yaptık. Tırmanışlarını bitiren diğer ekiplerle buluştuktan sonra kampa döndük. Biz döndüğümüzde hava bir nebze açıktı. Öğleden sonra da tırmanış yapılabilecek diye sevindik. Diğer arkadaşlarımız da yine aynı rotalara saat 12:20’de tırmanışa gitti. Biz de bu sürede yemek yiyip, bol bol dinlendik. Kamp alanından onları izlemeye başladık ama bir süre sonra yoğun bir sis çöktü. Kısa bir süre sonra 16:30 civarında tırmanışı tamamlayıp kampa döndüler.

Akşam hava yağmurlu olduğu için yemeklerimizi çadırlarda yedik. Hep birlikte uzunca sohbet ettikten sonra uykuya daldık.

İlk ip boyunun sonu

28.11.17 Salı

Bugün hava sağanak yağmurlu göründüğü için tırmanış umudumuz yoktu. Malzemeci arkadaşlarımız malzeme düzenlemesi yaptılar. Hava durumu çok kötüye gitmeyince önceki gün tırmanışa gidemeyen Kübra, Erkut’la tırmanışa gitti. Havanın bir nebze iyi olmasından dolayı tırmanış konuşulmaya başlandı. Malzeme ve vakit azlığından dolayı belirli kişilerin tırmanışa gidebileceğini söylediler. Mahmut ve Şeyma, Rauf ile tırmanmaya gitti. Biz de Gülçin, Emirhan, ben ve Sefa, Bora, Öykü şeklinde iki ekip Edelweiss sektörüne gittik. Sefa, Bora ve Öykü Paşa Paşa rotasına, biz de hemen yanındaki Taş Ocağı rotasına girdik. Rotalar 50 m idi. Herkes lider çıkabilsin diye rotayı üçe bölüp tırmandık. Taş Ocağı IV derece 50m uzunluğundaydı. İlk boyunu Emirhan 12:40’ta lider çıkmaya başladı.

İkinci ip boyunu Gülçin, son ip boyunu da ben lider çıktım. Kısa mesafeler çıktığımız için tadı damağımızda kaldı açıkcası. İki rotanın da sağ tarafındaki meşe ağacından iki ekip iniş yapıp tırmanışı 16:10’da sonlandırdık. Kampa koşa koşa gittik çünkü bugün dönüş günüydü ve rotayı üçe böldüğümüz için çok vakit harcamış, geç kalmıştık. Kampı toplayıp aşağıya, yolda bizi bekleyen otobüse indik. Havalimanına gitmeden önce hızlıca bir çorba içtikten sonra 20:10’da kalkacak uçağımıza yetiştik.

Heyecanla beklediğimiz geleneksel tırmanışı tecrübe ettiğimiz bu faaliyette eğitimlerimizde bize yardımcı olan Ali, Yusuf, Şükrü ve Erkut’a,

bize eğitim vermek için Antalya’dan katılan, bilgileri ve tecrübeleriyle bize çok şey katan Rauf Osman Pınarbaşı’na,

ve tüm bu harika tırmanışları tecrübe etmemizi sağlayan YTÜDAK’a sonsuz teşekkürler.

Tırmanışla kalın!