Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2018 » Erciyes Çıkışı/2018
krater ( çoban ini diye de biliniyor )

Erciyes Çıkışı/2018

 Ekip : Mahmut Oflaz, Emircan İhsanoğlu

 Bölge: Erciyes Dağı

 Rota : Şeytan Boğazı

 Tarih : 6-7-8/04/2018

 Malzemeler : Yürüyüş kramponu* 2 çift, yürüyüş kazması *2

Şeytan Boğazı rotası

Faaliyet öncesi :

Kadir Has Üniversitesi Dağcılık Kulübü’nden gelen davet üzerine Kadir Has’ı anma tırmanışı için Erciyes’e gidecektim. Ekip ilk başlarda kalabalıktı, işi çıkanlar oldu ve 6 kişi perşembe gecesi Kadir Has Üniversitesi’nde buluşup, faaliyet yemeğini yiyip, okulun tahsis ettiği araçla Kayseri’ye doğru yola koyulduk.

6 Nisan Cuma

Sabah 9 gibi Kayseri’deydik, direk Hilton’a geçtik ve malzemeleri odalara bırakıp kahvaltı için mutfağa indik. İlk gün uyum günüydü sanırım yedik, içtik ve Kayseri’yi gezdik. Faaliyet için yemek alışverişi yapıp, Kayseri’den pastırma, sucuk, mantı aldık, gezerek günü harcadık ve akşam yemeğini yiyip, otele döndük. Kayseri manzarası eşliğinde terasta faaliyet öncesi son bir planlama yapıp, UNO oynamaya başladık, bıkana kadar oynamamızın ardından saatleri kurup uyuduk.

7 Nisan Cumartesi

Sabah 6′ da kalkıp, sıkı bir kahvaltının ardından araca geçip, otelden ayrıldık. 10 gibi Erciyes Oteller Bölgesindeydik. Jandarmadan izin alıp kamp alanına varmak için telesiyejlere bindik. Kraterde sıkıcı yürüyüşten sonra rotaya oldukça yakın olan düzlüğe kamp kurduk. Hava oldukça güzeldi ve dışarıda takılıp, sohbetler ettik, oyunlar oynadık. Ama yükseklikten dolayı, kamp alanı 3000 metre civarındaydı, ekiptekilerin çoğunun başı ağrıyordu. Akşam ağrılarının arttığından bahsediyorlardı. Küçük bir toplantıdan sonra sabah diğerleri hala rahatsız durumda olursa Emircan ve benim zirveyi denememize karar verdik. Saat 4’te hazır olacak şekilde planladık ve uykuya çekildik.

Krater (çoban ini olarak da biliniyor.)

8 Nisan Pazar

Sabah kalkıp, diğer çadırları gezip, arkadaşların durumlarının çok da iyi olmadığını gördükten sonra, zirveye Emircan ile ikimizin gideceği ortaya çıktı. Hızlı bir kahvaltının ardından 4:10’da yürüyüşe başladık. Rotada bizim haricimizde 10 kişilik bir ekip daha vardı. Onları kayalıkların orada geçip mola vermeden rotaya girdik. Arada biraz mesafe bırakarak yükseliyordum, Emircan arkamdan geliyordu. Rotaya erken girmemize rağmen Hörgüçkaya’dan küçük taşlar düşüyordu. Kar, şubattaki Alican’la olan denememiz zamanına göre oldukça sertti, rahatça yükseliyorduk. Sırta yaklaştığımda sırtta kornişlerin olduğunu anlayınca sırta çok yaklaşmadan zirveye ulaştık. Zirveye vardığımızda güneş yeni doğuyordu.

Emircan zirveye doğru geliyor

Hava ise rüzgarlıydı, biraz üşüdük ve birkaç zirve fotoğrafından sonra inişe başladık. Geldiğimiz yerden iniyorduk. Rotanın yarısında aşağıda gördüğümüz grupla karşılaştık, bizi tebrik ettiler, kısa bir sohbetin ardından tekrar alçalmaya devam ettik. İniş oldukça keyifliydi, eğlene eğlene kampa 8.30 gibi döndük. Bir şeyler yedik, içtik ve 10 gibi kampı terk etmek için hazırlanmaya başladık. Diğer arkadaşları biraz acele ettirdik çünkü 12′ den sonra hava bozacak ve yıldırım düşme ihtimali yüksek, kötü bir hava gelecekti. Kampı terk ederken rüzgar kuvvetlendi, bu yüzden dağ evinin oradaki teleseyijlerde arıza oluşmuş ve geçen faaliyette olduğu gibi daha aşağıdaki teleseyij istasyonuna kadar koştum ve ekibin kalanını bekleyip teleseyije binip otellerin olduğu bölgeye indik. Otobüsümüz orada bekliyordu ve üstümüzü değiştirip, karakola uğramayı unutup, doğruca Kayseri’ye gittik. Yöresel yemekleri yiyince aklımıza unuttuğumuz kimlikler geldi ve tekrar Erciyes’e gitmek zorunda kaldık. Bu git gelin ardından İstanbul’a dönüşe geçtik ve gece 1 gibi evimdeydim.

Beni bu faaliyete davetinden dolayı Emircan’a ve Khasdak’a, ayrıca  kulübüm YTÜDAK’ a öğretilerinden ötürü sonsuz teşekkürü borç bilirim.