Uludağ Mantar Sote Rotası Tırmanış Raporu
Tarih: 07.03.2026
Ekip: Melih Erdem Çaha (Gelişim), Serra Beldağ (Gelişim), Yiğit Can Urlu (Üye)
Yazan: Melih Erdem Çaha, Serra Beldağ
Rota: Mantar Sote
Malzemeler: 4 T-profil, 2 deadman, sikke seti, 6’lı takoz seti, 3’lü cam seti (0.50, 0.75, 1), 3 kısa buz vidası, 3 ekspres, kilitli karabinalar, 3 çift teknik kazma, krampon, kürek, çığ sondası, dynemalar, bırakma perlonları, 70m’lik 1 çift yarım ip
YDK ile YTÜDAK ortak Hasan Dağı faaliyeti kafilesine dahil olamayınca alternatif faaliyet yapalım diye düşünerek hemen Yiğit’le haberleştik ve Uludağ’da faaliyet planlamaya başladık. Mantar Sote + 1 rota olarak düşündüğümüz faaliyet için hangi rota olabilir diye kısa bir süre düşündükten sonra Altoparlak Kürüz rotasında karar kıldık. İki rota için de geçmişte yazılan raporları okuyup rotalarla ilgili videoları izledikten sonra faaliyet planımız kafamızda netleşmiş oldu.

Faaliyetten önceki hafta 28 Şubat-1 Mart tarihlerinde başlangıç eğitimi için Uludağ’daydık ve kar koşullarını görmüştük. Yoğun kar yağışı ile geçen bir haftadan sonra kar yükünün biraz fazla olduğu bir hafta sonuydu. Lakin eğitimden sonra bizim faaliyete kadar hiç kar yağışı olmayacak, havalar güneşli ve gündüzleri 0oC üzerinde seyredecekti. Bu da kar koşullarının bir önceki haftaya kıyasla faaliyet için daha uygun olacağını düşünmemizi sağlıyordu. Daha sert bir karla karşılaşmayı bekliyorduk. Önceki haftadan kar yükünü bildiğimizden kaya ile pek karşılaşmayı beklemiyorduk. Bu nedenle kramponlarımızı duo ayarladık. Her ihtimale karşı kaya emniyet malzemelerini de hazırladık. Hava durumuyla ilgili tek çekincemiz cumartesi günü rüzgar şiddetinin fazla gözükmesiydi. Böylece hafta boyunca hava durumunu takip etmeye başladık.
Faaliyete kendi arabamızla gidecektik. Cumartesi günü sabah 5.45’te Şişli’den yola çıktık, 6’yı biraz geçe Maltepe’den Yiğit’i aldık ve Bursa’ya doğru yola koyulduk. Yol üzerinde kısa bir benzin alma molası dışında molamız olmadı. Saat 8.15’te Uludağ 2. Oteller Bölgesi’nde Monte Baia otel önündeydik. Bu hafta sonu UDK’nın da şenliği olduğu için Uludağ’ın kalabalık olacağını ve geç kalmamız durumunda rota diplerinde çok sıra beklememiz gerekeceğini biliyorduk. O nedenle şenlik katılımcıları kamplarını kurarken biz ilk rotaya girmiş hatta inişe geçmiş olmayı hedefliyorduk.


Uludağ’a varmamızı takiben hızlıca teknik malzemeyi aramızda bölüştük. Malzemeleri çantalarımıza yerleştirdik. Botlarımızı, tozluklarımızı ve kemerlerimizi giymemizin ardından Maden telesiyejine doğru yürüyüşe başladık. Şenliktekiler kamp alanına yürüyeceği için telesiyejle ciddi bir zaman avantajı elde edecektik. Telesiyej ile yukarıda indikten sonra kramponlarımızı giydik ve yürüyüşe başladık. Yaklaşık 50 dakikada Mantar Sote’nin dibine vardık. Şenlik katılımcılarının Mantar Sote’ye daha fazla rağbet göstereceğini, Altoparlak Kürüz’ün pek çıkılmayacağını düşündüğümüzden sıralamayı önce Mantar Sote şeklinde yapmıştık. Aynı zamanda öğleden sonra güneş alan Mantar Sote rotası güneş almaya başlamadan sert karda tırmanmak istiyorduk.

Rota dibine varınca kayalıkların başladığı yerden 10 metre kadar free yükseldik. Burada kar yumuşaktı. Rahat bir yerde olduğumuz için sonrasında istasyon kurmanın biraz daha zor olacağını düşünerek ilk istasyonumuzu burada 1 t profil ve 1 deadman ile kurduk. İpleri açarak hepimiz ipe girdik. Rotayı Melih’in lider çıkmasına karar vermiştik. Emniyet malzemelerinin hepsini alan Melih tırmanışına başladı.
Melih:
Tırmanışa başladıktan kısa bir mesafe sonra kar sertleşti ve yer yer buz haline gelmeye başladı. 10-15 metre kadar tırmandıktan sonra sağdaki kayaların üzerinde oluşan buza bir buz vidası atarak devam ettim. Yine bir 10 metre kadar yükseldikten sonra 1 t-profil çakmayı denedim ama ortasına kadar giren t-profil sonrasında kayaya denk geldi ve ilerlemedi. Bunun üzerine 10 metre kadar daha yükseldikten sonra t-profili yeniden çakmayı denedim ve bu sefer sonuna kadar çakabildim.
Rotaya girerken yanıma 3 buz vidası almıştım ancak vidaların ikisini sırt çantamda unutmuştum. Rotadayken çantamı çıkarıp içinden vidaları almanın tehlikeli olabileceğini düşündüğümden rota imkan veriyor olmasına rağmen başka buz vidası kullanamadım. Yine yanımdaki t-profilleri rotanın sonunda istasyon kurmak için kullanırım diye planladığımdan ara emniyet olarak kullanmak istemedim. Rotanın kalanında başka bir ara emniyet malzemesi atmadan ilerledim. İpin bitmesine 5 metre kaldığını haber verdiklerinde rotanın ikiye ayrıldığı kısma gelmiştim. Burada istasyon kurmaya karar verdim. Sol taraftan gerekirse free, gerekirse emniyetli bir şekilde ilerlemek mümkün olacaktı.

1 t-profil ve 1 çift kazma ile 2 noktalı istasyonumu kurdum ve Serra ile Yiğit tırmanmaya başladılar. Serra ve Yiğit tırmandıkça istasyondan reverso ile emniyetlerini aldım. Serra ortada, Yiğit artçı düzende tırmanırken Yiğit malzemeleri toplayarak geldi. Benim lider tırmandığım ve istasyonu kurduğum süre boyunca Serra ve Yiğit’in aşağıdaki istasyonda elleri ciddi derecede üşümüştü. Bu nedenle tırmanışlarının başlarında kazmalarını kullanırken hem zorlanmış hem de acı hissetmişler. Bu noktada kazmanın metal kısmına bant gibi bir şey sarılabilir. Serra istasyona vardığında eldiveninin yırtıldığını ve parmaklarının çok acıdığını söyledi. Eldiven değişimi yaptık.

Yiğit’in de istasyona gelmesiyle rotanın kalanını free mi emniyetli mi çıkacağımızı konuştuk. İpin birbirine dolanmış olması nedeniyle free çıkmaya karar verdik. Rotanın sonuna az bir kısım kalmıştı ve ilk ip boyuna kıyasla daha kolay duruyordu. Serra’nın parmakları soğukta daha fazla acımasın diye Serra’nın lider gitmesine karar verdik. Rota sonunda hem güneşe çıkmanın etkisiyle hem de sağlam eldivenleri giymiş olmasının etkisiyle parmaklarının ısınacağını düşündük. Serra free olarak tırmanmaya başladı. İpi toplamanın zor olacağını düşündüğümüzden ipi sırt çantama yerleştirdik. Serra’nın ardından ben de free olarak tırmanmaya başladım. Yiğit en sonda kalıp istasyonu toplayarak peşimizden geldi.


Önce Serra, peşinden ben, birkaç dakika sonra da Yiğit’in sırt hattına varmasıyla saat 13.15’te rotayı tamamladık. Rotayı bitirmemiz toplam 2 saat sürdü. Zirve fotoğraflarımızı çekilip, bir şeyler atıştırdıktan sonra ikinci rota hakkında değerlendirmemizi yaptık. Hava kararmadan ikinci rotayı tamamlayamayacağımız için rotaya girmemeye karar verdik. Bunun üzerine dönüşe geçtik. Dönüş için Mantar Sote’nin hemen yanındaki rampadan inmek gerekiyor. Geçen hafta Serra ile Diagonal rotasından sonra bu kapıdan indiğimiz için inişi biliyorduk. Ancak kapının yerini karıştırdık. Sırtta önce biraz sola yürüyüp sonra kapının rotayı bitirdiğimiz yerde olduğuna karar vererek tekrar geri döndük. Kapıdan down climb ile inişe başladık. Bir süre bu şekilde indikten sonra eğimin azalmasıyla topuk topuk inmeye devam ettik. Aşağıdaki fotoğrafı çektiğim noktadan sonra sol tarafa doğru devam ederek çanağın yanından kamp alanına ve oradan telesiyeje inmek mümkün, ya da sağ taraftan doğrudan telesiyeje doğru gidilebilir. Biz telesiyeje doğru inmeyi tercih ettik, iniş daha kolay ve kısa oldu.





