Duyurular
Anasayfa » Faaliyet Raporları » 2018 » Uludağ 2. Kış Temel Eğitim Faaliyeti

Uludağ 2. Kış Temel Eğitim Faaliyeti

Tarih: 10-11/03/2018

Kamp Alanı: Bursa- Uludağ Milli Parkı– Volfram Madeni– Keşiştepe Eteği Civarı(Kuzey Yüzü)

Hava Durumu: 0-5°C, Rüzgar 0-20km/saat, Hafif bulutlu ve açık

Ekip: 23 başlangıç, gelişim grubu, YTÜDAK üyeleri ve eğitmenler

Yazan: Cansu Çakır

Etkinlik Öncesi:

Faaliyet öncesi katılacak tüm başlangıç grubu olarak hava durumunu değerlendirdik. 8 Mart sabahı çadır gruplarımızın belli olmasıyla ekipman eksikliği konusunda yardımlaşmaya başladık. Gelemeyen arkadaşlarımız testere, kar kazıkları ve tozluk vs. ödünç vererek yardım ettiler. Aynı zamanda malzemeleri almak için de yardımlaştık mesela ben Erdem için Tarık’tan tozluk ödünç alıp Uludağ yolunda ona verdim, o da Uğur Abi’den testereyi alıp bana getirdi. Çadır grubumla ilk olarak önceki faaliyet raporlarını özetledik, tartıştık. Yemek yapmak için pek vaktimiz olamayabileceğini göz önünde bulundurarak sandviç ve hazır yiyeceklere yöneldik. Ortak yiyecek bir paket makarna, bulgur, çabuk çorbalar seçildi. Hepsinden arttı. Bir büyük bir orta boy ocak kartuşu getirdik, sadece büyük kartuşu kullandık ve yakıt bitmedi. Sandviçler bireysel seçildi mesela Mete 7 sandviç getirirken ben 2 tane getirdim, ikimize de tam yetti. Herkes termosunu sıcak sıvıyla dolu getirdi. Mete ve ben 3Lt, İbrahim ile Yiğitcan 1,5Lt su taşıma kararı aldık. Termoslarımızdaki suyla beraber çadırca 12,7Lt su taşıyacaktık fakat bunun sebepleri kar eritmeye üşenmekten ziyade faaliyetin koşullarıydı. Hava sıcak, kamp alanına yürüyüş ve faaliyet süresi kısaydı. Aynı zamanda eğitimler arasında çok vaktimizin olamayacağını da göz önünde bulundurarak bolca su taşımanın daha akıl kârı olduğuna karar verdik. Soğuk ve uzun faaliyetlerde kesinlikle işe yaramazdı. Su donardı(tulumda ısıtılabilse dahi hep tulumda değiliz), yürüyüşte/tırmanışta minimum ağırlık prensibini takınırdık ve daha çok kar eritirdik.

9 Mart Cuma

Akşam eve varır varmaz önceden hazırladığım malzeme listeme göre çantamı hazırladım ve yürüyüş kıyafetlerimle yola çıktım. Kamp için kıyafetlerinizi yanınızda getirip Uludağ’a giderken otobüste değişip yine otobüste bırakmanız mümkün ama ben taşımak istemedim. Mete kulüp odasından çadır ve ocağı aldı ve 22:00’da Yıldız Camii önünden otobüse bindik. 22:30’da Göztepe’den diğer arkadaşlarımızı da alarak feribota doğru yol aldık. Yolculuk 3-4 saat gibi kısa bir süre olduğundan hemen uyumaya çalıştım, maalesef hiç uyuyamadım. Vapur tek ve son mola olduğundan tuvalet ihtiyacını burada gidermekte fayda var.

10 Mart Cumartesi

Gece 02:48’de 2.Oteller Bölgesine vardık ve otobüsten çantalarımızı alıp yürüyüş için hazırlanmaya başladık. Yürüyüş öncesi hepimize birer kazma, çadır gruplarına da ilk yardım çantaları, perlonlar, karabinalar, kürekler ve ip zimmetlendi. Yavaş olacağını düşünenler ön sıraya geçti ve 03:10’da yürüyüşe başladık. Hava gayet güzeldi, ara ara hafif rüzgar esti ve kar sertti. Ben üzerimde içlik üzerine polar, altımda tayt ve tozlukla ve bir çift batonla yürüdüm ve sıkıntı yaşamadım. Genellikle polarla yürümek terleyip üşümenizi sağlayacağından tavsiye edilmese de yürüyüşlerde pek ısınmadığımdan ya da ısınmamla soğumam bir olduğundan bu hava koşullarında benim için ideal bir seçim ve şu ana kadar hiç sıkıntı yaşamadım. Kendi bedeninize ve tecrübenize göre seçim yapmak bence en doğrusu, genel kabul gören görüşlerin dışında olsa dahi. 04:20’de ilk ve tek molamızı verdik. 10dk’da bir şeyler atıştırıp sıcak sıvı aldık. Bundan sonraki yürüyüşte bir kısım çok kaygandı ve batonlar çok yardımcı oldu ama baton şart değil, kazma daha elverişli olabilir. Zaten eğitmenimiz Erkut burada kazmalarımızı kullanmamızı tavsiye etti.

Kamp alanına vardığımızda saat 05:22 civarıydı. Tuvalet, sigara, temiz kar ve kamp alanı belirtildi. Hepimiz çantalarımızı bırakıp ufak bir ara verdikten sonra kar duvarına başladık. 6 Çadırlık alanı belirledik, hafiften karı ezip hemen gruplara ayrıldık; kar blokları kesenler, taşıyanlar, dizip sıvayanlar ve sıcak sıvı takviyesi yapanlar. Gruplar neredeyse otomatik oluştu, herkes birbirine güveniyordu ve bence tam bir ekip işi çıkardık. Ara sıra yer değiştirdik. Bu sayede 07:00 civarı kar duvarını bitirmiş olduk ve 08:30’da kazma düşüşe hazır bir şekilde tek sıra olmamız istenildi. Grid düzeni üzerine de çok konuşulmaya gerek kalmadan çadırlarımızı kurduk, ekip zaten organizeydi. Çadırca su ısıtıp çabuk çorba içtik, atıştırdık, tuvalet ihtiyacımızı karşılayıp poşetlenmeye başladık. Yarım saat kala tüm ekibe poşetlenmeye başlaması konusunda önermeler yapmaya başladık.

Çadırca yanımıza 2 termos ve tabii ki bize zimmetlenen ilk yardım çantasıyla kazmaları aldık. Sıraya birkaç dakika geç kalarak düşüş eğitimini gerçekleştireceğimiz hafif dik yamaca doğru yürümeye başladık.  Ekipte Aladağlar eğitimine katılamamış birçok kişi olduğundan kazma düşüşü hiç deneyimlemeyen kişi sayısı çoktu. Eğitmenimiz Erkut tüm pozisyonları açıklayarak fiilen gösterdi. Beş gruba bölünüp kayacağımız pistlerde toplandık. Totalde 8 pozisyon çalıştık; yüz üstü baş yukarı (temel pozisyon), yüz üstü baş aşağı, sırt üstü baş yukarı, sırt üstü baş aşağı olmak üzere 4 pozisyon ve kazma sağ + sol elde olmak üzere x2 = 8 pozisyon. Kar dün gecenin aksine yumuşaktı ve pistimiz çok kaygan değildi. Fakat 2 grup çok dik bir yamaçta resmen uçuyorlardı.

Keyifli bir eğitimin ardından güneşinde açmasıyla beraber 10:50 civarı kampa döndük. 11:30’da kar emniyet malzemeleri eğitimi için tek sıra olmamız istenildi. Çadırca her seferinde ilk yürüyüşe hazırlanıp sonrasında yemek vs. ye odaklandık. 10 litrelik faaliyet çantalarımız hep hazırdı. Çabuk çorba içip atıştırdık ve termoslarımızı sıcak sıvıyla doldurduk. Sigara alanında herkes atıştırmalıklar paylaştığından fazlasıyla doymuştum. Sıraya yine geç kalarak emniyet malzemelerini deneyimleyeceğimiz yamaca doğru yola çıktık. Burada ilk eğitmenimiz Erkut kar emniyet malzemelerini(deadman, T-profil, kar babası ve tek/çift kazma emniyeti) tanıttı, hangi koşullarda kullanmamızın uygun olduğunu ve nasıl kullanacağımızı öğretti. Sonrasında eğitmenimiz Murat çığ testi yapılışını gösterdi. Bunun için zemini kazarak dört yüzü izole edilmiş dikdörtgen kare bir kar bloğu elde ediliyor ve dik yüzeyi boyunca parmak batırılarak kar katmanlarının sertliği yorumlanıyor. Kar bloğunun üzerine ilk başta 10 kez hafif sonrasında 10 kez dirsekten güç alarak sert vuruşlar uygulanıyor ve kayan katmanlarla oluşan çatlaklar yorumlanıyor. Çok vakit almıyor, maksimum 10 dakika ve hayati önem taşıdığından es geçilmemesi gereken bir test olduğu belirtildi. Sonrasında ise daha çok çığda kurtarma amaçlı kullanılan çığ sondası tanıtıldı. Yine beş gruba ayrılarak kar emniyet malzemelerini deneyimledik. Tüm emniyetlerimin şansıma ilk deneyişimde tutması beni oldukça mutlu etmişti fakat tabii bir kere doğru yapmakla öğrenilmiş olmuyor, sürekli çalışılması gerek. Kar babamız da gayet güvenli olmuştu. Maalesef ki sevincim faaliyetin bitmesiyle son buldu çünkü bir adet karabina kayıptı. Emniyet malzemelerinin bizim sorumluluğumuzda olduğu çokça sefer belirtilmişti fakat ekipçe gerekli özeni göstermemiştik. Birkaçımız etrafı arayıp durduk fakat sonunda kampa geri dönmemiz gerekti. 15:00 civarı kampa döndüğümüzde eğitmenimiz Erkut, YTÜDAK kulübünün 3 temel birikiminden biri olan malzeme birikimi ve bunun önemi üzerinde durarak kulüp malzemeleri hakkında gerekli hassasiyeti göstermediğimizi belirtti. 15:45’te Dülfer tekniği ile iniş eğitimine hazır bir şekilde, yanımıza mat ve ocak/sıcak sıvı alıp tek sıra olmamızı istedi ve bu sefer sıraya geç kalmamamızı umduğunu belirtti. Gerçekten de geç kalmadık. Önceki faaliyet raporlarından bu faaliyetin çok soğuk geçtiğini öğrenmiştik ve çadırca oldukça kalın giyinerek eğitime katıldık. Kamp alanımızın yakınlarındaki bir yamaçtan iniş yapacağımız düzlüğe doğru yola koyulduk. Yukarısı oldukça rüzgarlı ama hava güneşliydi. Eğitmenimiz Murat Dülfer iniş tekniği hakkında bilgi vererek fiilen gösterdi ve sırayla inişe başladık.

Alman dağcı Hans Dülfer’in geliştirdiği Dülfersitz tekniği vaktinde eski dağcıların sıkça kullandığı bir iniş yöntemi olmasına rağmen günümüzde teknik emniyet malzemelerinin geliştirilmesiyle birlikte popüleritesini yitirmiş bir yöntem.  Avantajı ip dışında bir malzeme gerektirmeden bir emniyet noktasından(baba vs.) iniş gerçekleştirilebilmesi. Dezavantajı ise ipin omuzlarınızda, boynunuzda ve bacağınızda sürtünmesiyle oluşan ısının hissettirebileceği acı ve kıyafetinizin tahribatı. Bu tekniği okuyarak anlamaktansa 1-2 video izlemenizi tavsiye ederim, o yüzden anlatmayacağım. Şekil biraz karışık gözükebilir fakat kavranması oldukça basit bir teknik.

Dülfer Tekniği

İniş esnasında kolunuzu düz bir şekilde geriye doğru açtığınızda inebiliyorken dirseğinizi göğsünüze doğru kırdığınızda kendinizi durdurabiliyorsunuz. Aynı şekilde siz iniş yaparken aşağınızda kalan ipi biri çekerse otomatik kilitleniyorsunuz ve inişiniz duruyor. İnişteki hatalarımdan birincisi; kolumu düz tutarak inmeyi beklememe rağmen ipi elimle sıkı tuttuğumdan kendimi durduruyordum. Dolayısıyla vücudum aşağı giderken ip sabit kaldığından bacağımdan dizime kayıyordu ve pozisyon bozuluyordu. İkincisi; bacaklarım dik, oturur pozisyonda inmem gerekiyordu. Eğitmenimiz Murat’ın tavsiyesiyle ipin geçtiği bacağımı dik tutup diğerini kırarak indiğimde rahat ettim. Sonrasında iki bacağım dik bir şekilde rahatça inebildim. Herkes kendi inişinin ardından karda dik sonrasında zikzak çizerek, yukarı aşağı dörder kez iz açtı. 18:30 civarı kampa döndük ve 19:50’de iglo yapımı için hazır bir şekilde tek sıra olmamız istenildi.

Oldukça bol vaktimiz olduğundan yemek pişirmeye karar verdik. Makarna yaptık ve temel ihtiyaçlarımdan birini getirmeyi unuttuğumu farkettim; tuz. Bir çatal aldıktan sonra yiyemedim. Neyse ki sabahtan kalan yarım sandviçim beni oldukça doyurdu. İglo yapımı için 2 gruba ayrıldık. 3 adet testeremiz olduğundan bir tanesini sırayla kullanacağımıza kararlaştırsak da işin içine girince anlaşmamız arada kaynadı ve 2 testereyi biz kullandık. Gruplar arasında iletişime de dikkat etmeliydik. Her aşamada planlar yaptık ve olabildiğince grupça kararlar aldık. İlk defa böyle bir faaliyette kar eritmeye geçtim ve arkadaşlarım dışarıda oldukları için adil koşullarda olmak adına bende çadırımda değil dışarıda kar eritmeye karar verdim. Üşümeyeceğime fazla güvenmiş olmalıydım ve birkaç dakikada koşullarımızın eşit olmadığını farkettim, hareketsizdim. Sonrasında çoğu kişinin çadırlarına kar eritmeye çekildiğini görünce testere işine koyuldum. Ekip gittikçe ve sessizce azalıyordu. Gidenlerin en azından haber vermelerini dilerdim. İglomuzun tamamlanmasına çok az kalmıştı. Tuvalete gidecekken ekibimden birine haber verdim. Dönüşte çadıra uğradığımda dağınıklık beni korkuttu çünkü önceki faaliyetlerde gece yürüyüşünden bahsediliyordu. Çadır grubumdakilerin hepsi çok yoğun çalışıyordu, geldiklerinde doğrudan uyumak isteyeceklerdi ve yürüyüşe hazırlanamayabilirdik. Etrafı hızlıca toparlayıp tulumlarımızı açtım ve igloya geri döndüm. Döndüğümde iglodan vazgeçilmişti ve diğer grubun iglosu dağıtılarak kar duvarımıza takviye yapılıyordu. Üzücüydü çünkü çok az kalmıştı ve kapıyı planlıyordum, birkaç dk sonra sabah 08:00’de kazma düşüşe hazır olmamız istenildi ve çadırlara dağıldık.

11 Mart Pazar

Sabah 06:30 civarı, gece kaldırılmayışımızın şaşkınlığıyla uyandık. Neredeyse 8 saatlik bir uyku vaktimiz olmuştu ki şehirde en son Çarşamba günü uyuyabildiğimden bana ilaç gibi gelmişti. Gece çoğumuz kısa aralarla sert rüzgar esintilerine uyandık ki şehirde baktığımız hava durumuyla çelişiyordu. Gerçekten de Uludağ’ın havası belli olmuyormuş, her olasılığa karşı hazırlıklı gelmek gerekebilir. Kahvaltı yapıp termoslarımızı doldurduktan sonra poşetlendik. Bu sefer daha dik bir yamaçta kazma düşüş çalışacağımız belirtilmişti. 08:15’te yürüyüşe başladık ve birkaç dakikaya yamaca vardık. Zemin oldukça kaygan olduğundan kazmalarımızdan destek aldık. Eğitmenimiz Erkut tekrardan pozisyonların üzerinden geçti ve kendi aramızda gruplara ayrılmamızı istedi. Zemin buzlu ve daha dik olduğundan rahat kayılıyordu.

Güneş açıp havanın ısınmasıyla beraber ekipçe faaliyette bir isteksizlik, belki de üşengeçlik başladı. Gelişim üyeleri sürekli bizi gazlamaya çabalıyordu fakat bizim isteksizliğimiz onları da etkiliyor olmalıydı. 11:00 civarı kampa geri döndük ve bir saat içerisinde tüm kamp yüküyle hazır olmamız istenildi. Sıraya 2 dakika geç kalmamızın üzerine 5 dakika içerisinde çadırlarımızı kurup tulumlarımızda hazır olmamız istenildi. Tulum konusu ilk başta anlaşılmamıştı ve kontrole geldiklerinde hazır olmadığımız belirtildi. Sonrasında tüm kamp yüküyle hazır olmamız istenildi. Zamandan tasarruf etmek adına tulumumla tozluklarımı çantama tıktım. 15-18dk içerisinde toparlanabildik. Aynı işlemi tekrarladığımızda da benzer şekilde geç kalmıştık. Fazla yavaş olduğumuz ve ekipçe umursamaz bir tavır sergilediğimiz konusunda eleştirildik. Daha fazla uzatmak istenilmedi ve yürüyüşe daha uygun bir şekilde toparlanıp hazır olmamız istenildi. Mıntıka temizliği yaptıktan sonra yola koyulduk. Hava sıcacıktı ve içlikle yürüdüğümden güneş cayır cayır yakıyordu. Tişörtle yürümeyi tercih ederdim. Yokuş aşağı yaklaşık 1 saat yürüdükten sonra otobüse vardık. Bize zimmetlenen malzemeleri teslim edip çantalarımızı otobüse yükledikten sonra faaliyet toplantısı için toplaştık.

Toplantıda özellikle kazma düşüş eğitimindeki isteksizliğimiz üzerinde duruldu. Çoğumuz verebilecek bir cevap bulamadık, haklılardı. Aynı zamanda kamp alanında etrafta çok fazla çöp bıraktığımız, o çöplerin muhtemelen karda gömülü olarak orada kaldığı konusu üzerine konuşuldu. Bir dağcının davranması gerektiği gibi, dağların büyüsünü korumak ve tabiata saygımız adına en az etkiyi bırakacak şekilde davranmamıştık. Sonuçta bizden öncekiler gerekli saygıyı gösterdikleri için oranın kalan güzelliklerini yaşama ve faaliyet yapma şansına sahiptik. Bizden sonraki nice dağcılara/dağcı olma yolundakilere de dağları bulduğumuz gibi teslim etmek bizim sorumluluğumuzda. Sonrasında emniyet malzemeleri eğitiminde bir adet karabinayı kaybedişimiz tekrardan gündeme getirildi ve bir uyarı cezası aldığımız belirtildi. Toplantı sonrası otobüsle Köfteci Yusuf’a gittik. 21-22:00 civarı Yıldız kampüse varmamızla faaliyet son buldu. Yine çok güzel bir faaliyetti ve bence ekip ruhumuzu ne kadar geliştirdiğimizi görme şansımız oldu. Kısa bir sürede eksikliklerimizi tamamlayıp hatalarımızı düzelteceğimize inanıyorum.

Minik Tavsiyeler:

  • Baton yardımcı ama şart değil, kazma yeterli oluyor.
  • Eğitimler için minik (10L) çanta kullanışlı oluyor. Termos, ilk yardım çantası vs. için.
  • Emniyet malzemeleri eğitiminde her gruptan en az bir kişi malzemeleri sürekli kontrol ederse (Neyden kaç tane var? Kara gömülebilir mi?) bizim hatamızı yapmazsınız.
  • İgloda gruplar arası iletişim de önemli.
  • Dülfer inişine kalın giyinmekte fayda var.
  • Hazır yiyeceklere odaklanılabilir.
  • Son olarak, hava güneşli diye salmamak lazım. Sadece 2 gün oradasınız, her şeyden olabildiğince çok yapmaya bakın; kazma düşüş pozisyonlarını emniyet malzemelerini defalarca çalışın.

 

Uludağ 2. Kış Temel Eğitim Faaliyeti

Kamp Alanı: Maden Bölgesi/Keşiştepe Uludağ Milli Parkı-Bursa

Ekip: 22 Başlangıç, 7 Gelişim, 2 Eğitmen

Tarih: 10-11 Mart 2018

Yazan: Yusuf Kayan/ Başlangıç

Faaliyet Öncesi Hazırlık

Önceki hafta Uludağ faaliyetinde eğitim hava koşullarından dolayı iptal olduğu için bu faaliyet için günlük hava durumu takibi yaptım. Cuma günü, hafta sonu Uludağ için hava açık az rüzgarlı ve sıfır derece gösteriyordu. Bu benim açımdan sevindiriciydi çünkü fırtınada yürümek zorlayıcı bir durum. Faaliyet raporlarını okuduktan sonra çadır grubu arkadaşlarımla iş bölümü yapıp yemekleri, kar kazıklarını, ortak eşyaları vs. hallettik. Bu faaliyet için 1 akşam yemeği, 1 kahvaltı ve atıştırmalık ara öğünler aldık.

9 Mart Cuma

Tulumu kulüpten alacağım için erken saatte Yıldız’da oldum. Çantamı tekrardan yerleştirdim ve çadırı da ayırdık. Ben dış tenteyi aldım, Alperen iç tente ve polleri aldı, Ozan bize yürüyüşe başlayacağımız yerde zimmetlenecek t profili Ayberk ise küreği alacaktı.

Otobüsümüz 22.00’da Yıldız’dan kalktı Göztepe’de ki arkadaşlarımızı da aldık ve yaklaşık 5 saat sürecek yolculuğumuz başladı.

 

10 Mart Cumartesi

Zaman kazanmak için otobüsteyken kaskımı, tozluğumu, kafa lambamı taktım, hava durumuna bakınca yürüyüşü üstümde içlik ve ince yağmurlukla yapmaya karar verdim. Sonradan bu kararımın yerinde olduğu farkına vardım. 02.50’de 2. Oteller bölgesine vardık, zimmetlenen kazmamı aldım çadır grubu olarak da t profil ve kürek aldık. Hava beklediğim gibi sakin ve bulutsuzdu, yıldızları net seçebiliyordum. Yürüyüşe başlamamız için 20 dakika süre verildi, yürüyüş öncesi eğitmen Erkut kısa bir konuşma yaptı ve yürüyüşe başladık. 04.20’de 10 dakika mola verip 05.20’de kamp alanına vardık.

Çadırları kurmadan kar duvarı yapmamız gerektiği söylendi, hemen çantaları bırakıp duvarı yapmaya başladık. Ekip birbirini tanıdığından dolayı iş bölümü için vakit kaybetmedik, sırasıyla blok kesme, blokları taşıma, içerden-dışardan sıva ve zemin düzenleme yaptım. 07.00’de kar duvarımız bitti. Çadırları kurmamız yemek yememiz ve kazma düşüş için poşetlenmemiz için süre verildi.

08.30’da kazma düşüş için poşetlenmiş bir şekilde sıraya geçtik. Güneşli sakin güzel bir havamız vardı. Kısa bir yürüyüşle kazma düşüş deneyeceğimiz yere vardık. Baş yukarı, baş aşağı, sırt üstü yüz üstü düşme pozisyonlarını kazmayı sağ ve sol elle tutarak denedik. Aladağlar’da da pratiğini yaptığım için bu sefer hızlı ve yürürken düşmeyi denedim. Bu eğitimde bazı arkadaşlarımız isteksiz davranıyordu, bu, ekip adına ve şahsen moral bozucu bir durum. 10.50’de eğitimi bitirip kampa döndük. 11.30’da kar emniyet aletlerini alarak hazır olmamız söylendi. Bu sürede sıvı alıp atıştırmalık bir şeyler yedik. Kar emniyet malzemeleriyle hazır biçimde gecikmeli olarak sıraya geçtik. Eğitim alanına varınca Erkut bize tekrardan kar emniyet malzemelerini nasıl kullanmamız gerektiğini anlattı, deadman, t profil, tek kazma, çift kazma, kar babası emniyetlerinin hangi durumda çalışacağından bahsetti. Bu bilgileri derslerde, önceki faaliyetlerde, başka dokümanlarda öğrenmiştim ama her eğitimde yeni şeyler öğrenme veya unuttuğum bilgileri hatırlama imkanımız oluyor. Sonrasında Murat çığ testini anlattı 1*1 metre boyutunda kar bloğu kazıp tabakaları gözlemledik ve üstten şiddet artacak şekilde kürek yardımıyla bloğa kuvvet uygulayarak tabakalarda kayma kuvveti oluşturdu. Gerilme – şekil değiştirme durumuna bakarak çığ potansiyelini tespit ettik. Bulunduğumuz bölgede düşük çığ tehlikesi vardı. Dört gruba ayrılıp emniyet malzemelerini denedikten sonra ekipçe kar babası yapıp, çalışıp çalışamayacağını denedik. Eğitim bitirilince 1 kilitli karabinanın eksik olduğu söylendi, bunun kulüp için çok önemli bir şey olduğunu bildiğimiz için bir süre arama yaptık fakat bulmamız çok zordu sonuç olarak bulamadık ve moraller bozuk olarak 15.00’da kamp alanına döndük. 45 dakika sonra Dülfer tekniğiyle ip inişi yapacağımız söylendi bu eğitimi alacak olmamız beni sevindirdi. 15.45’te hazır olarak sıradaydık faaliyet boyunca ilk kez gecikmesiz tek sıradaydık. Eğimli bir yamaca geldik eğitmenler burada kayadan emniyet alarak bize bu tekniği nasıl uygulayacağımızı gösterdi ve herkes sırayla denedi. Denerken başta tekniği tam kavrayamadım sonradan aşağıdaki ipi tutan eli salınca sistemin hareket ettiğini vücuda yaklaştırınca durduğunu anladım ve inişimi tamamladım. 18.30’da kampa dönüş yaptık.

19.50’ye kadar uzun bir süre verildi, bu sürede biraz dinlendik, su kaynattık ve akşam yemeğimizi yedik. Sıradaki eğitim iglo eğitimiydi, bunun için 2 gruba ayrıldık. Güzel başlamıştık ama kubbeyi kapatamayacağımızı anlayınca eğimi artırmaya karar verdik bunun için batonları kullandık. Kar sert olunca blokları birbirine yapıştırmak için sıvayı yumuşak kardan ve iyi yapmak gerekiyordu. Bu arada rüzgar şiddetini artırmaya başladı ve igloyu tamamlama da zorlanmaya başladık. Ara sıra gelişimden fikir olarak yardıma gelen oluyordu ama grup içinde herkes bir şeyler söylediği için kimse birbirini dinlemiyordu, böyle durumlarda sessiz kalmayı tercih ediyorum, kötü de olsa en azından bir karar çıkması için. Saat 00.00’da Erkut faaliyeti durdurup devam edip etmeyeceğimizi sordu, ekipçe bırakma kararı aldık ve sabah 08.00’de kazma düşüşü için hazır olmamız söylendi, çadırlara geçtik. Çok yorgun ve uykusuz olduğumuz için hızla makarna yapıp yedik ve uyuduk ama bence bu bir hata idi çünkü ne kadar yorgun olsak da yemekten ve sıvı almadan kısmamamız gerekiyordu.

11 Mart Pazar

Sabah yorgunluktan dolayı kahvaltı için vaktinde uyanamadık, bir bisküvi ağzıma atıp poşetlenmek için çadırdan çıktım. Sıraya yine geç girdik bundan dolayı bir kez daha uyarıldık. Kazma düşüş simülasyonu yapacağımız yere gelirken sert kardan geçtik burada çoğumuz ayakta durmakta zorlandı, ayağında tam taban bot olanlar biraz daha rahat geçti ve eğitim yerine vardık, burası görece daha buzlu zemindi, ayakta durmak bile zordu ama kazma düşüş için ideal sayılabilecek durumdaydı. Tüm düşüş pozisyonlarını bir kez daha denedik, buz sert olduğu için sonlara doğru sürtünme ve çarpmadan dolayı dizimde ağrı oluşmaya başladı, ağrı şiddetini artırınca dinlenmek zorunda kaldım. Ekip olarak yine isteksizlik göze çarpıyordu.

11.00’da eğitimi tamamlayarak kamp alanına döndük, 1 saat sonra kamp yüküyle hazır olmamız gerektiği söylendi. Çadıra geçip atıştırmalık bir şeyler yedik sonrasında çadırı ve eşyalarımızı topladık. 12.02’de ekip olarak tek sıra olduk. Erkut çadırları kurup tulumun içinde olmamız için 20 dakikamız olduğunu söyleyince tekrardan çadırları kurup tulumlara geçtik. Çadırlar kontrol edildikten sonra bu sefer de kamp yüküyle tek sıra olmamız için 5 dakikamız olduğu söylendi. Hemen tulumlardan çıkıp çadırı toplamaya çalışsak da geç kaldığımızın farkındaydık bundan dolayı bazılarımız daha da yavaş toplanmaya başladı, faaliyet sonunda bu hareketin yanlış olduğunu konuştuk.

Dönüş yoluna geçip otobüse eşyalarımızı bıraktık. Faaliyet toplantısında kulüp malzemesini kaybettiğimiz için ekip olarak uyarı aldık. Sonra otobüse geçip sonraki rotamız olan Köfteci Yusuf’a doğru iki günlük açlığımızı bastırması için harekete geçtik. 22.00 civarı İstanbul’da olduk.