2026EğitimFaaliyet RaporlarıGenel

Uludağ 3. Kış Temel Eğitim Faaliyeti 2026

Tarih: 28 Şubat – 1 Mart 2026

Yer: Uludağ/Bursa

Çadır Grubu: Can Demir, Eren Can, Yağmur Özmen, Ege Bayraktar

Yazar: Ege Bayraktar

Faaliyet Öncesi: Çadır grupları açıklandıktan sonra hemen bir whatsapp grubu kurdum ve planlama yapmaya başladık. Benim bir önceki faaliyet Talha arkadaşımdan ödünç aldığım ve Can’ın da kendi kazıkları vardı. Can’ın kazıklarını ihtiyacı olan bir çadır grubuna vermeye karrar verdik. Malzeme tesliminde kimin neleri taşıyacağını konuştuk ve en son da whatsapp grubunda akşam yemeği için ton balıklı makarna ve 2. gün kahvaltı için lavaş peynir ve salam getirmeyi planladık (İlk gün sabah çok yoğun olacağı için bir şey planlamadık ama çadır arkadaşlarım sandviç getirdiler). Ayrıca gelişimin bize ilettiği mesajdan dolayı hepimizin ikişer tane jumbo boy poşet ve koli bandı getirmesinde anlaştık.

27 Mart Cuma: Otobüs 21.33’te Davutpaşa’dan kalktı, 22.04’te Yıldız’a ve 22.28’te Göztepe’ye vardı. Otobüs’te biraz uyumaya çalışsam da çok başarılı olamadım.

28 Mart Cumartesi: Hiç mola vermeden 01.30’da oteller bölgesine vardık. Otobüsten çıkar çıkmaz bütün vücudumuza işleyen rüzgardan dolayı neye uğradığımı şaşırdım. Rüzgarın soğuğu o kadar kesiciydi ki çantamdan eldivenlerimi çıkardıktan sonra dışarıda giyemedim. Ne kadar otobüste giyinmiş olsam da hiçbir şey o soğuğa beni hazırlayamazdı, sizi de bir anda gafil avlayabilir. O yüzden ya otobüste ya da faaliyet öncesi whatsappta her şeyi planlamak önemli. Bu planlamanın içinde kimlerin çantasının ağır olduğu, grubunuzdaki insanların kondisyonunun çantalarının ağırlığıyla doğru orantılı olup olmadığı, kimler çantasına zimmetli malzemeleri alacak, malzemeci kim olacak (biz bunu önceden planlamadığımız için otobüsten inince bir malzemeci aramızdan çıkmadı) ve çadır düzeni nasıl alınacak (çadırların arasındaki, boşlukları önceden hesaplamanız duvarı yaparken çok dar ve büyük olmaması için çok önemli!). Otobüsten indikten sonra hazır olmamız için 20 dakika verildi. Buna 15 dakika geç kalarak sıraya geçtik.

Herkesin kazmalarının nasıl durduğu da kontrol edildikten sonra yürüyüşe başladık. Normalde üşüyerek yürüyüşe başlamak gerekse de grubun en yavaşının kondisyonu burada dikkat edilmesi gereken bir faktör. Ben ne sıcak ne de üşüyürek yürüyüşe başladım ama yürüyüşün ileriki kısımlarında kendimi çok üşürken buldum. Ayrıca yolun başında çanta yağmurluğum rüzgardan dolayı uçtu, eğer yağmurluğunuz çantayı tam kavrayamıyor gibiyse takmamanız hoş olabilir ama çanta içindeki her şey poşetli olduğu için bana faaliyet boyunca herhangi bir sorun çıkarmadı. 04.18’de teleferiğin tepesinde 10 dakika ve 06.26’da 5 dakikalık iki mola verdik. Bir de yürüyüş sırasında iki arkadaşımız kötü oldukları için gelişim veya üye eşliğinde otobüse indiler ama olayla alakalı detayları tam bilmiyorum.

07.45’te kamp alanına vardık; sigara, tuvalet alanları belirlendi. Ayrıca kar tepelemek ve kar duvarıyla çadırları kurmamız için 1.5 saat süre tanındı. 1 kişilik sedye malzemesi getirmemiz istendi (2 baton 2 mat 1 uyku tulumu 1 ip) ama sedye malzemelerinin ne olduğu söylenmedi biz de sormayı unuttuk ve bir önceki faaliyetten aklımızda kalan şekilde planladık ama yanlış planlamışız çünkü 1 mat eksikti ama eğitmen kar emniyet malzemelerinde getirdiklerimizi kontrol ederken ilk yardım eğitimini daha almadığımız için olabileceğini söyledi ve ondan sonraki eğitimlere 2 mat getirdik. Yürüyüş bittikten sonra hepimiz çok yorgunduk ve ben çadır arkadaşımın getirdiği sandviçlerden birini hemen tıkınıp kar önce kar duvarına sonra da kar tepelemeye yardım gittim. 09.30’da eğitmeniz bize hem kar tepelerinin çok küçük olduğunu hem de duvarımızın kısa olduğunu söyledi, bu ikisini düzeltmek için ve poşetlenmiş bir şekilde kazma düşüşüne hazır olmamız için 10.00’da hazır olmamızı istedi. En sonunda kar duvarıyla çadırları halledebildik ama kar tepelerimiz hala küçük kalmıştı.

    Fig. 1 Çadır düzeni.
Fig 1.2 Küçük kalan kar tepeleri

10.30’da yarım saat geç kalarak kazma düşüşü için sırada olduk. Çok iyi poşetlenememiş arkadaşlarım oldu ama daha daha da geç kalmamak için yamacın tepesinde poşet eksiklerini halletmeye karar verdik. Kazma düşüşüne giderken bir önceki iki faaliyette de içime ince şeyler giyerek gitmiştim, çünkü düştükten sonra o yamacı çıkarken ısınacağımı biliyordum ama hem havanın Köroğlu ve Aladağlardan daha soğuk olmasından dolayı hem de yorgun olduğumdan bu sefer kalın giyinmeyi tercih ettim. Ayrıca çadır grubunuzun çantasında çöp için yeteri kadar yer varsa kalın bir poşet seçmenizi öneririm çünkü kullandıktan sonra çok hacim kaplıyorlar ama sizi çok ıslatmamaları da hoş. 11.30’da karın en üst katmanındaki karın çok yumuşak ve kayması zor olduğu için kaydığımız alanı değiştirdik ve 14.00’e kadar kazma düşüşüne devam ettik. Baş aşağı-baş yukarı, yüz üstü-sırt üstü, kazma sağ elde- sol elde olacak şekilde düşüşleri çalıştık. Bu arada su kaynatmaya çalıştık ama kar süpürmesinden dolayı ocağın üstü karla dolup ateşi devam ettirmemizi engelliyordu. Ocağa bir kar duvarı yapmaya çalıştık ama ne kadar derine inip duvar yapmaya çalışsak da başarısız olduk. Faaliyet sonrası öğrendim ki matı zemine dik bir şekilde koyarak bir duvar yapabilirmişiz.

Fig. 2 Eğitmen kazma düşüşü anlatıyor.

Kazma düşüşü bittikten sonra 1 saat mola verildi. Bu sırada çadır arkadaşlarım bir şeyler atıştırıp su kaynatacaklardı ben ve birkaç kişi de küçük gözüken kar tepelerini büyütecektik. Fakat kar tepelerken hala aramızda bir malzemeci olmadığını fark ettim ve kendimi malzemeci ilan ettim. Kürek işini arkadaşlarıma bırakıp herkeste neler olduğunu not aldım. Bu sırada bir çığ sondasının eksik olduğunu fark ettik ve sondayı kayıp olarak bildirdik (Meğersem sonda yürüyüşte geri dönen arkadaşlarımızdan birinde kalmış ve çantasındaki eşyaları alırken onu bırakmışız, mucizevi bir şekilde bu konu hakkında uyarı yemedik). Mola bitmek üzereyken çadır grubumu kontrol ettiğimde su kaynatmadıkları için moralim bozulmuştu ama yapacak bir şey olmadığı için herkesin toparlanmasına yardım ettim. Sıraya geçtikten sonra eğitmenimiz Halit kar tepelerinin hala küçük olduğunu ve büyütmek için yarım saatimiz olduğunu söyledi. Tepeleri biraz daha büyüttükten sonra (ki Aladağlarlada tepelediğimiz karla karşılaştırınca hala küçüktü) sıraya girip kar emniyet malzemeleriyle alakalı eğitimi alacağımız alana gittik. 

Alana önce matı serip bütün getirdiğimiz malzemeleri çıkardık (sedye malzemesi de dahil, zaten burada iki mat getirmemiz gerektiğinin farkına vardık). Burada eğitmenimiz teker teker T-profil, V-plaka, tek kazma, çift kazma ve kar babasıyla emniyet alacağımızı teorik derslerin tekrarı olarak anlattı. Burada da kısaca anlatabilirim. V-plaka orta sert karda yamacın eğimine 45 derece, T-profil dik atılıyorsa sert karda 15-25 derece eğimle ve zemine en yakın deliğe karabina atılacak şekilde, yatay atılıyorsa 45 derece eğimle, tek kazmada kazmanın gagası aşağı bakacak şekilde kara paralel şekilde saplanıp ağırlık merkezine üzengi atılarak, çift kazmada da tek kazmanın aynısı ama arkasına ikinci kazma üzengiyle beraber geçecek şekilde emniyet alınır ve hepsinde emniyet malzemesi kara saplanlmadan önce tepedeki toz kar süpürülür. Kar babasında ise damla şeklinde bir yol kazılır, perlonun geçeceği yol iç bükey yapıda yapılır ve yolun uçlarından yavaşça zemine çıkan bir rampa yapılır. Perlonun sarmaladığı alandaki kar tabakası rahatsız edilmez ve yolun derinliği de 15-35 cm derinliğinde kazılır. Ayrıca back-up olarak kazma atabilirsiniz. 

16.20’de gruplara bölünüp malzemeyi kendi aramızda dağıttık ve her grup kendi perlonlarına perlon düğümü attı. Sonrasında da kar emniyet malzemelerini kendimiz denemeye başladık. Burada hepsini yapamıyor olsanız da bir tanesine çok takılmamanızı öneririm. Çünkü kar koşulları her zaman hepsini atmak için elverişli olmayabilir bu yüzden olabildiğince dördünü de atmayı deneyin (Mesela ben 3 faaliyette de tek kazmayı tam tutacak şekilde atamadım). 

17.50’de kar babası yapmak için 3 gruba ayrıldık ve 20 dakika süre tanındı. 20 dakika sonrasında her babanın iyi ve kötü yanları önce başlangıç sonra da gelişim tarafından söylendi. Ondan sonra Halit bazılarımızın üşüdüğünü gördüğü için 10 dakika kampa gidip yedek kıyafet giymemiz için bize süre tanıdı. Biz bu molaya 18 dakika geç kaldık. Geç kalıp herkesi beklettiğimiz için eğitmen bu sefer gelişimi çadırına gönderdi ve bu sefer de biz 16 dakika bekledik. 16 dakikadan sonra 2. kar babasını yapmak için 12 dakika süre verildi. Babaları yapmaya başlayacakken neye uğradığımız şaşırdık ve ilk 3-4 dakika ne yaptığımızı anlayamadık.

Fig. 3 Fena olmayan bir kar babası.

20.00’de çığ eğitimine başladık. Bu eğitimde extended column testin nasıl yapıldığı ve çığ altında kalan birini nasıl aramamız gerektiği tekrar anlatıldı. Extended column testini yapmak için 30 x 90 cm bir bloğu 1 metre boyunca çevresindeki kardan ayırıyoruz. Ondan sonra ya en sağ ya da sol kısmına küreği ters çevirerek elimizi önce 10 kez bilekten sonra dirsekten sonra da omuzdan vurarak kaçıncı vuruşta kırıldığı, blok olarak mı parça olarak mı kırıldığı veya kırılmadığına bakarak çığ riskini gözlemliyoruz. En iyi ihtimal hiç bir kırığın ve vurulan kısmın aşağı çökmemesi, sonra sadece kürekle vurulan kısmın aşağı çökmesi, sonra herhangi bir çatlak oluşması en kötü ihtimal de bloğun bütün olarak kırılması. Ondan sonra sonda ve beeperla çığ altında kalan insan aramayı öğrendik. Normalde herkesin çığ sondasının olduğu bir senaryoda grid düzende herkesin önüne sağına soluna (daha detaylı bir aramada sağ ve sol çapraza da) sondayı yamaç eğimine doğru saplayarak adım adım aramamız lazım, eğer herkesin sondası yoksa tek sıra halinde herkes kol uzunluğu aralıklarla sondayı önüne sağına ve soluna saplar ve yanındaki kişiye sondayı verir. Herkes sapladıktan sonra bir adım önce gidilir ve böyle devam edilir. Beeper varsa önce x ekseninde beeperın en yakın verdiği konu bulunur sonra y ekseninde yine en yakın nokta bulunur, ondan sonra sondayla spiral çizerek noktanın çevresinde sondayla aranır.

Fig. 4 Eğitmen Extended Column Test’i gösteriyor.

Eğitimden sonra kürek sayısı kadar gruba ayrıldık ve kendi extended column testimizi yaptık. Bu sırada benim midem bulandığı için ilk yardım çantasından mide ilacı aldım ama testi yaparken çok iyi bir performans gösteremedim. Ayrıca aşağıdaki kar çok sert olduğu için 1 metre aşağıya varamadık ama olabildiğince inmeye çalıştık sonra gruptaki herkes testi yapmayı görsün diye aynı blokta çığ testini 3 kere yaptık. Ondan sonra eğitmenler çığ altında birinin kaldığını söyledi ve alana koştuk. Sondayla grid düzen almaya çalışırken beeperı direkt bize verdiler (Yüksek ihtimalle vaktimiz çok az kaldığı için). 15 dakika içerisinde çantayı bulabildik. 

22.00’de eğitim bitti ve 1 saat 45 dakika mola verdik. Bu sırada çadırda ton balıklı makarna yiyip su kaynattık. Ben yarım saat kestirdim ve Tam hatırlayamasam da geç kalarak 00.00 gibi kar mağarası eğitimine başladık. Yalnız 32 başlangıç başladığımız eğitimde 14 kişi kalmıştık. Koşullardan dolayı aramızda kötüleşen çok oldu. Eğitmen bize kar mağarasını nasıl yapmamız gerektiğini anlattı ve 5 tepe yapmamıza rağmen 4 gruba ayrılıp mağaralara başladık. Mağara yaparken normalde herkesin kısa aralıklarla tüm gücüyle çalışması gerekirken hem gruptaki herkesn çok iyi olmaması hem de çok yorgun olduğumuz için böyle bir tempoda çalışamadık. Biz mağaraya sadece bir kişinin tam yatabileceği kadar tünel kazdıktan sonra 01.15’te süremiz doldu. Eğitmen Halit ne kadar kötü bir performans göstermiş olsak da elimizden geleni yaptığımızı söyledi ve bizi tebrik etti. Burada ne kadar çok doğru olmadığını bilsek de duymak benim moralimi arttırdı. Ayrıca gece 05.00’te küçük zirve için gece yürüyüşüne tek sıra olacağımızı ve bu yürüyüşün tamamen opsiyonel olduğunu ve sadece bu eğitime katılabilenlerin gelebileceğini söyledi.  Hemen tuvalet ihtiyacımı giderip çadıra uyumaya gittim ve sabah 04.00’e alarm kurduk. 

1 Mart Pazar: Kahvaltı yapmak istemedim çadır arkadaşlarım Yağmur ve Can bir şeyler atıştırdı. Maalesef 4 dakika gecirekerek 05.04’te tek sıraya girdik. Yürüyüş genel olarak zevkliydi ama genel yorgunluğumuzdan dolayı tempomuz çok hızlı değildi. 06.06’te kapı denen yere vardık ve buranın devamını karın çok sert olmasından ve kramponumuzun olmamasından devam etmeyeceğimizi söylediler. 4 dakika mola verdik. Bu sırada hızlıca su içtik ve geri yürüyüşe devam ettik. 07.02’de kampa geri vardık ve 08.15’te kazma düşüşüne hazır ol çağrısı verildi.

Fig. 5 Gece yürüyüşünden dönen ekip.

Çadıra geri dönüp uyuyan arkadaşımı uyandırdım ve 1 saate hazır olmamız gerektiğini söyledim ama kendisi kötü hissettiğini ve eğitime gelemeyeceğini söyledi. Ben de o an etrafta gelişim ve üye olmadığı için kimseyi rahatsız etmek istemedim ve söyleyebileceğim herhangi birini görmeyi bekleme kararı aldım. Sonrasında Can’la beraber botlarımızı ve tozluklarımızı çıkarmaya üşendiğimiz için çadırın önüne mat serdik ve jelibon yedik. Daha sonrasında bütün kampı uyandırmak için çadır çadır gezdim ama çok fazla kişi eğitime gelmek istemediğini veya gelemeyeceğini söylediği için gelişim çadırına gidip durumu açıkladım. Gelişim çoğunun geleceğini söyledi ve bu sefer çadırdan geç çıkan kişileri poşetlemeye başladık. Bundan dolayı da 12 dakika geç kalarak 08.27’te tek sıraya geçtik. 

Eğitim alanına geçtik ve bir önceki günü tekrar ettik. 10.10’da eğitim bitti ve kamp alanına döndük. 11.10’da bütün kamp yüküyle hazır ol çağrısı yapıldı. Çadırları toplayıp kamp alanına çekidüzen verdik ve tek sıraya 10 dakika geç girdik. Kazmalarınızın çantaya doğru bağlanıp bağlanmadığının kontrolü yapılacağı için sıraya daha erken girmeye çalışın. Mıntıka temizliği yaptık ve tam fotoğraf çekilirken kamp alanının hemen yanına bir ÇIĞ düştü. Yalan yok baya korkutucuydu ve çok sessizdi. Ve de çığdan 10 dakika önce mıntıka temizliğini yaparken karşılaştığımız bir adam tam çığın düşeceği yerden geçmişti. Neyse ki başına bir şey gelmedi. Fotoğrafımızı çekindik ve 11.45’te tek sıra aşağıya indik. Yolda teleferikten size seslenen insanlara kulak vermemeniz en iyisi.

Dönüş yürüyüşü baya kolaydı, hava da güzeldi. 14.45 gibi otobüse bindik ve perlonlar çözülmesi için bize emanet edildi. Otobüste perlonları çözdük ve Köfteci Yusuf’a doğru yol aldık. 16.00 gibi Köfteci Yusuf’a vardık ve faaliyet toplantısı yaptık. Toplantıda bütün molalara özellikle de gece yürüyüşüne geç kalmamız, çoğumuzun ilk faaliyetinin olması, eğitimlerdeki isteksizlik, eğitimlere katılmama konularında eleştirildik. Onun haricinde eğitimin zor olması gibi eleştiriler de yapıldı. Buna istinaden eğitimlerin hep bizim kendi sınırlarımızı zorlayacağını ve her eğitimin bir öncekinden daha zor olacağı bahsedildi. Bu yüzden en azından kondisyon ve yorgunluk kısmını kendi açımızdan rahatlatabilmek için bireysel antrenmanlara önem verilmesi gerektiği hatırlatıldı. Toplantı sonrasında yemeğimizi yedik ve yola koyulduk. Bütün yol sızmışım. 19.00 gibi Göztepe’ye, 20.15’te Davutpaşaya varıldı, Yıldız’a kaçta varıldı hiçbir fikrim yok.

Tavsiyeler:

-Uludağ’ı ilk kış eğitim faaliyetiniz mümkünse yapmayın çünkü Aladağlar, Köroğlu ve Uludağ çok güzel adım adım zorlaşan faaliyetler. İkisine de gelmeyip son anda Uludağ’a gelince afallayabiliyorsunuz.

-Çadır arkadaşlarınızla yükleri olabildiğince adil dağıtın, fazla yük taşımak için de kendinizi zorlamayın.

-Otobüsten inmeden önce faaliyetin planlayabildiğiniz kadarını planlayın.

-Hasta, sakat veya iyileşiyorsanız kendinizi zorlamayın hatta faaliyete mümkünse gelmeyin. Sağlığınız yarım yamalak geçireceğiniz bir eğitimden daha önemli.

-Kazmaları ve zimmetli eşyaları karda kaybolmayacak şekilde yerleştirin ya bir matın üzerine koyun ya da kara sapalanacak bir şeyse dik bir şekilde saklayın. Ayrıca genel zimmetlenen eşyalara çok dikkat edip eğitimlere getirmeyi sakın unutmayın

-Çadırınızı olabildiğince düzenli tutun. Zaten molalarınız kısıtlı bunu bir de çadırı toplamakla geçiremyin.

-BOL BOL abur cubur getirin.

-Eski faaliyet raporlarını tekrar tekrar okuyup kendinizi hazırlayın.

-Yanınıza bol bol çöp poşeti ve bant alın. Sadece kendinize kadar almayın çünkü illa birilerine kendi getirdiği bant ve poşet yetmeyecek.

-Güneş gözlüğü getirmeniz çok işinize yarayabilir. Bir ara ben gözlüğümü çıkardım ve dışarısı aşırı parlaktı.

Sonuç olarak kesinlikle zor bir faaliyetti ama bizden daha çok yorulan eğitmenlere ve gelişimlere bu faaliyeti mümkün kıldıkları için ve bütün faaliyeti beraber geçirdiğimiz ve birbirimize hem yardımda bulunduğumuz hem de bolca çektirdiğimiz başlangıç arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız 🙂

Uludağ III. Kış Temel Eğitim Faaliyeti 2026

Faaliyet Tarihi: 28 Şubat-1 Mart

Katılan Kişi Sayısı: 28 başlangıç üyesi, 6 gelişim üyesi, 2 üye

Çadır Grubu: Metehan Demirhan, Toprak Aygün, Yusuf Ensar Sevim, Kadir Muhittin Tokuş

Yazan: Toprak Aygün

22/02/2026

22 Şubat günü çadır grupları belli oldu. Kendi çadır grubumdaki arkadaşlarımın numaralarını alıp grubumuzu oluşturdum ve aramızda nasıl bir malzeme paylaşımı yapılacağına karar verdik. Her birimizin en az 3 litre su getirmesine ve toplamda en az 3 kartuş olması gerektiğine karar verdik. Çadır taşıma görevi Metehan’a, yiyecekleri taşıma görevi bana, tencere ve ocak taşıma görevi ise Kadir’e olacak şekilde yüklerimizi bölüştük.

Yiyecekler:

Kahvaltı: 3 paket hindi füme, 2 paket 8 li lavaş, kaşar peyniri

Akşam Yemeği: 8 adet hazır çorba, 3 paket pişmiş hazır bulgur, kavurma, Son olarak herkesin kendi atıştırmalığını getirmesini kararlaştırdık.

27/02/2026

27 Şubat Cuma günü faaliyete gitmek için arkadaşlarım Metehan ve Ensar, Davutpaşa’dan 21.30’da otobüse bindiler. Saat 22.00’de Kadir ve ben de Yıldız Sarayı önünden otobüse bindik. Ardından Göztepe’ye doğru ilerlendi. Saat 22.30’da tüm ekip otobüse bindikten sonra Bursa’ya doğru yola koyulduk.

28/02/2026

Saat 01.30’da oteller bölgesine varıldı. Otobüsten indik ve iner inmez inanılmaz bir tipi bizi karşıladı. O anda ne yaptığımı tam anlayamadım, adeta aptala döndüm. Bize tek sıra olmamız için 20 dakika süre verildi. Herkes eşyalarını otobüsten boşaltmaya başladı. Eşyalarımı aldıktan sonra çadır arkadaşlarımı aramaya başladım. Arkadaşlarımı bulduktan sonra çadır grubumuza zimmetlenen malzemeleri aldık (bir T profil, beş karabina, bir ip, bir kürek) ve ardından tek sıraya geçtik. Başlangıç ekibi olarak tek sıraya 15 dakika geç girdik.

Saat 02.05 de yürüyüşe başladık ve oteller bölgesinden yavaş yavaş uzaklaştık. Kayakçıları yukarı taşıyan teleferiklerin altından geçerek yükselmeye devam ettik. Yürüyüşün başından beri yüzümü sıkıca kapatmış olmama rağmen tipi beni kör ediyordu, önümü görmekte zorlanıyordum. Bu yüzden bu tarz faaliyetlerde yüzünüzü çok iyi kapatmanızı, yanınızda mutlaka bir kar gözlüğü bulundurmanızı tavsiye ederim. Yürüyüş çok yavaş ilerliyordu. Üstümde polar ve yağmurluk olmasına rağmen yürüyüş esnasında üşüdüğümü hissediyordum ve yükseldikçe tipi daha da artıp sertleşiyordu.

Zamanla ellerimde ve ayaklarımda hissizleşme olmaya başladı. Maalesef iyi bir kar eldivenim yoktu; faaliyete konfor derecesi 10 derece olan bir eldivenle katılmıştım ve bu eldivenin olumsuz etkisini hissetmeye başladım. Bunun yanında yürüyüşümüzün yavaş olması ve grubun kendi içerisindeki kondisyon farkının çok fazla olması, sıranın sürekli açılmasına ve ekstra yavaşlamamıza sebep oluyordu. Bu durum her şeyi daha da olumsuz etkiledi.

Saat 04.00 sularına doğru ekipten bir arkadaşımız, kalp çarpıntısı yüzünden yürüyüşe devam edemedi. Onun çantasından kendi grubuna zimmetlenen eşyaları bölüştük. Aslında bir V profil, kürek, ilk yardım kiti ve çığ sondasını da almamız gerekirdi; fakat o kargaşada fark edilmediği için sadece çığ sondası onunla birlikte otobüse geri döndü. Biraz sonrasında, yanlış hatırlamıyorsam krampları sebebiyle başka bir arkadaşımız da yürüyüşe devam edemedi ve otobüse dönmek zorunda kaldı. Saat 04.08’de ilk molamızı verdik. Hemen hızlıca bir şeyler yiyip içtim; yanımda getirdiğim 1,5 litrelik sudan tükettim. Ellerimi hissetmediğim için çantamın içindeki termosa ulaşamadım. Biraz atıştırdıktan 10 dakika sonra yürüyüşe devam ettik. Yürüyüşün bu evresi bence psikolojik olarak en zor kısmıydı. Faaliyetin bu evresi gerçekten en yoğun ve en kesin bir şekilde pes etmek istediğim, hatta ümitsizliğe yoğun bir şekilde kapıldığım kısımdı. Vücudumda hissizleşen o kadar çok uzvum vardı ki; ayak parmaklarım, ellerim ve bunun yanında bir türlü ısınamamak her şeyi çok daha zorlaştırıyordu. Kendimi ısıtmak için uydurma yöntemler denedim; mesela hızlı nefes alıp nabzımı hızlandırmayı denedim ama bir etki etmedi. Sabit kaldığım ve hareketin yavaşladığı anlarda karın kaslarımı kasıp bırakmak kısa süreli bir ısınma sağladı ancak bu kesinlikle geçici bir çözümdü.

Bir şekilde toz kara bata çıka ilerledik ve saat 06.26 da ikinci mola yerimize vardık. Teleferiklerin tepesinde operasyon kulübesi gibi bir yer vardı; ekipçe orayı kendimize siper aldık o arada sıcak su içip bir şeyler atıştırmaya başladık. Çantamdan termosu çıkarabilsem de kapağı vakumlanmıştı; o yüzden başka bir arkadaşımın suyundan içtim. Bu molanın ardından yürüyüşümüze tekrar devam ettik. Saat 08.30’da kamp alanına vardık ve bize kar duvarını oluşturmamız için 1,5 saat süre verildi. Kar duvarı inşası sırasında bir grubun su ısıtmasına izin verildi. Biz, 1 metre yükseklik 10 metreye 14 metre boyutlarında bir kar duvarı yapmaya karar verdik. İlk önce batonlarımızı kullanarak duvarın sınırlarını ölçtük; sınırlar belli olduktan sonra zemini düzlemeye başladık. Yavaş yavaş duvarı yükseltmeye çalıştık ancak kar toz olduğu için ilk başta çok yükseltemedik. Sonrasında kürekle karı küp şeklinde çıkartıp aralarına toz kar atarsak, duvarın daha hızlı ve sabit bir şekilde yükseldiğini fark ettik; inşaatımıza bu şekilde devam ettik. Saat 10.00’da kazma düşüşü eğitimi için hazır olmamız gerekiyordu fakat sıraya girmekte 30 dakika geç kaldık; bu yüzden eğitime de 30 dakika geç başladık. Maalesef kar çok toz olduğu için ilk lokasyonda kayamadık. Kazma düşüşü eğitimi için saat 11.30 gibi kampın biraz aşağısında yer alan, daha sert bir kar zeminine sahip olan bölgeye gittik.

Saat 14.00’e doğru kazma düşüşü eğitimini bitirdik ve ardından bir saatlik bir mola verildi. Bu molada üstümüzdeki poşetleri çıkarttık. Mutlaka yanınızda bir çakı bulunmalı; burada çakı olmadan, katlarca bantlanmış poşetleri çıkartmak çadır grubu olarak bizi gerçekten zorladı. Poşet meselesini hallettikten sonra hepimiz bize emanet edilen emniyet malzemelerini aldık. Bunun yanında, bir ilk yardım sedyesi oluşturacak şekilde malzemeleri bölüşerek çadır grupları arasında tek sıraya geçmeye hazırlandık.

Ancak kar duvarını yaptığımız sırada, akşam kar mağarası yapmak için yığdığımız karların yetersiz olduğu söylendi. Daha fazla kar yığmamız için bize ekstradan 30 dakika süre verdiler. Saat 15.30 civarlarında kar emniyet malzemeleri eğitimi verildi. Saat 16.20’de ise öğrendiğimiz bilgilerle kendi emniyetimizi alıp malzemeleri test etmemiz için bize süre verildi. Gruplara ayrılarak, her birimizin en az bir kere bir yöntemi denemesi amacıyla yöntemleri test etmeye başladık.

Herkes hemen hemen her yöntemi denedikten sonra, saat 17.50’de kar babası yapmak için tekrardan gruplara bölündük. Kar babalarını tamamlamak için temiz bir kar bölgesi seçtik; ancak kar babasının perlon yolunu düzgün açamadığımız için babamız çekmedi. Saat 18.50’de kar babası eğitimleri bitti ve üstümüze ekstra katman giyinmemiz için bize 10 dakikalık bir mola verildi. Ancak başlangıç ekibi olarak iyi organize olamadık ve 10 dakika olarak tanınan süreye tam 18 dakika geç kaldık. Bu gecikmemiz sırasında bizi bekleyen gelişim ekibini beklettiğimiz için kulüp başkanımız da bizi aynı şekilde, 18 dakika boyunca sabit bir halde bekletti. Akşam vakti, uzun bir süre boyunca soğukta hareketsizce beklemek gerçekten çok kötü bir histi. Sıralara geç kalmak; gelişim ekibine ve kulüp üyelerine, yani biz başlangıç üyeleri için eğitmenlerimize karşı büyük bir saygısızlık.

Orada eğitim vermek için bulunan insanların soğukta beklemesi hak ettikleri bir davranış değil; bu yüzden mola süresine sadık kalmak, sadece disiplin değil, aynı zamanda eğitmenlere gösterilmesi gereken saygının bir parçası olduğunu orda soğukta beklerken gerçekten anladım. Beklemelerin ardından saat 20.00’de çığ eğitimi başladı ve Genişletilmiş Kolon Testi (ECT) gösterildi. Kar yüzeyinden 1 metre derinliğe kadar inen, 30×90 cm boyutlarında ve çevresinden tamamen izole edilmiş bir kar bloğuyla yapılan bu çığ testi bize öğretildi. Tekrardan gruplara bölündük ve her grup kendi testini yaptı.

Yaptığımız testte karın farklı katmanlarını net bir şekilde gördük. Küreği bloğun üzerine koyarak sırasıyla bilekten, dirsekten ve omuzdan vuruşlar yaparak testi uyguladık. Yaptığımız testte, dirsekten yapılan 6. darbeye kadar herhangi bir çatlak oluşmadı; omuzdan yapılan vuruşlarımızda ise oluşan çatlaklar blok boyunca yayılmadı.

Çığ eğitiminin ardından bir çığ simülasyonu yapıldı ve gelişim ekibinin önceden gömmüş olduğu çantayı bulmaya çalıştık. Çığ sondamız düzgün çalışmadığı ve elimizde başka çığ sondası olmadığı için arama çalışmalarında pek başarılı olamadık; 10 dakikayı boş geçirdik. Sonrasında bize ‘beeper’ (sinyal verici/alıcı) verildi ve beeper ile yaklaşık 5 dakika içinde çantayı bulduk. Saat 22.00’de çığ simülasyonu da bitti ve kar mağarası eğitimine başlamadan önce yemek yememiz için 1 saat 40 dakikalık bir mola verildi. Bu sırada çadır ekibi olarak bulgur ve kavurma pişirdik. Ancak Kadir, halsizliğinden dolayı mağara eğitimine katılamadı. Yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 8 dakikalık bir gecikmeyle yığma kar mağarası eğitimi için tek sıra olduk. Bir grup dört, diğer gruplar üçer kişi olacak şekilde bölündük ve mağaraları kazmaya başladık. Kar çok sert olduğu için içini düzgün oyamadık; hiçbir grup tam anlamıyla düzgün bir mağara yapamadı.

01/03/2026

Saat 01.15’te kar mağarası eğitimi bitti. Eğitime katılanlardan 14 kişiye, sabah saat 05.00’teki zirve simülasyonuna katılma hakkı tanındı. Ardından çadırlarımıza geçtik. Uyumadan önce karnımızı doyurmak için bir şeyler atıştırıp su ısıttık. Maalesef yedek tenceremiz yoktu, bu yüzden suyumuzu bulgur pişirdiğimiz tencerede ısıtmak zorunda kaldık. Suyun tadı biraz garipti ama sonuçta su sudur. Yine de size yanınızda en az iki tencere veya su ısıtmak için ayrı bir kap getirmenizi tavsiye ediyorum. Karnımızı doyurup sıvı aldıktan sonra Ensar saat 04.00’e alarm kurdu ve uyumak için tulumlarımıza girdik.

Zirve düşüncesi beni gerçekten heyecanlandırdı, geç kalma korkusuyla yaklaşık 40 dakikalık aralarla uyanıyordum. En sonunda 03.48’de uyandım ve geri uyumamaya karar verip üstümü giyindim. Ardından Ensar’ın alarmı çaldı Metehan ve Ensar da uyandı. Kahvaltımızı yaptık, lavaş ve hindi fümelerimizi yedik. Uyandıktan sonraki bu hazırlık sürecinde her grup güvenlik malzemelerini ve toplam iki sedye oluşturacak malzemelerini zirve çantalarına koydu. Ege ve Ozan malzeme takibini sağladılar; bu çantalar hazırlanırken her grubun malzemelerini eksiksiz alıp almadığından emin oldular. Yeterince sıcak suyumuz olmadığı için hazır çorbaları yapamadık ama ben bir paketi direkt ağzıma döküp üstüne su içerek yuttum. Tadı fena değildi ama tozu direkt ağza dökmek biraz tehlikeli olabilir, size tavsiye etmem. Diğer çadırlardan da uyanıp hazırlıklarını yapanlar oldu ve 4 dakikalık bir gecikmeyle 05.04’te tek sıra olduk.

Yürüyüşe başladık. Yürüyüş esnasında gerçekten çok sert bir tipi vardı; gözümü açamıyordum, kar adeta yüzümü zımparalıyordu. Ancak gece uyumuş olmamız ve yeterli besin almamız sayesinde, faaliyetin geri kalanına kıyasla enerjim yüksekti ve yürüyüş sorunsuz geçti. Saat 06.00’da Kapı’ya vardık; ancak eğitmen üyelerimiz daha fazla ilerleyemeyeceğimizi söylediler. Karın buzlaşmış olması ve başlangıç grubu olarak kramponlarımızın olmaması, yürüyüşe devam edemeyeceğimiz anlamına geliyordu.

Bu yüzden Kapı’da 4 dakikalık kısa bir mola verdik. Bu molada su içtim ve T profili Metehan’dan alıp kendi çantama koydum. Fakat aceleyle çok kötü yerleştirdiğim için yağmurluğumu bir şekilde üstüne attım; çantam kocaman bir yelkene benzedi. Dönüş yürüyüşüne başladığımızda, demin bahsettiğim o rüzgarlı alanlardan geçerken dengemi korumakta çok zorlandım. Çantam rüzgarla birlikte sürekli beni savuruyordu; bu yüzden çantanızı her zaman dengeli bir şekilde dizmeye dikkat edin. Dönüş yürüyüşü, bu dengesizlik nedeniyle beni nispeten daha çok zorladı.

Saat 07.02’de kampa vardık ve bize saat 08.15’te poşetlenmiş olarak kazma düşüşü eğitimine hazır olmamız söylendi. Çadırda Metehan ve Ensar ile su ısıtıp biraz ısındık. Suyumuzu içtikten sonra poşetlendik; diğer arkadaşlarımızı da poşetleyip sıraya hazır hale getirdik. Saat 08.27’de kazma düşüşü eğitimi için hazır bir şekilde sıraya girebildik. Kazma düşüşü eğitimi sırasında artık hiç enerjim kalmamıştı. Düşüşlerdeki yuvarlanmalardan dolayı eklemlerim acımaya başladı ama bir şekilde bitirdik. Tüm faaliyetin yorgunluğu resmen üstüme çökmüştü; benim için faaliyetin en yorucu kısımlarından biriydi.

Saat 10.10’da kazma düşüşü bitti ve 11.10’da kamp yüküyle hazır olmamız söylendi. Çadırlarımızı topladık ama maalesef 10 dakika geç kaldık 11.20 de sıraya girdik . Ardından mıntıka temizliği yaptık. Temizliğin hemen ardından ilginç bir şey oldu; az önce kazma eğitimi yaptığımız yere çığ düştü.

Gerçekten ilginç bir histi. Çığın düşmesi aslında öyle gürültülü değil, çok sessiz bir şekilde inen bir şeymiş.

Saat 11.45’te dönüş yürüyüşüne başladık. Önceki rotamıza çığ düştüğü için dönüş yolunda farklı bir rota kullanmak zorunda kaldık. Oteller bölgesine vardığımızda insanlar kayak yapıyordu. Saat 14.45’te otobüse vardık ve bize zimmetlenen eşyaları gelişim ekibine teslim ettik. Faaliyet toplantısını ise Bursa’ya vardığımızda bir restoranın otoparkında yaptık. Saat 18.00’e kadar yemek yiyebileceğimiz söylendi; tüm kulüp yemeğimizi yedik. Saat 18.00’de otobüse geçildi ve araç İstanbul’a doğru hareket etti

Önemli Notlar ve Tavsiyeler

  • Malzeme Deneyimi: Mutlaka malzemelerinizi önceden deneyin.
  • Ocak/Kartuş: Kartuşlarınızı direkt kara bırakmayın; donuyorlar ve çalışmıyorlar.
  • Eldiven: İyi bir eldiven alın.
  • Gözlük: Mutlaka bir gözlük bulunsun yanınızda.
  • Mutfak: Su ısıtmak için yanınızda ekstra bir ısıtma kabı bulunsun.
  • Zaman Yönetimi: Molalara geç kalmayın, sürekli saat kontrolünüz olsun.
  • Giyim: Yeterince çorap getirin. Çantayı dizerken rüzgarda dengeyi bozmayacak şekilde (yelken etkisi yaratmadan) yerleştirmeye dikkat edin.
  • Kesici Alet: Her çadırda en az bir adet çakı bulunsun (bantlı poşetleri sökmek için şart).
  • İzolasyon: Çadırdaki herkese yetecek kadar, hatta fazladan bant ve poşet bulundurun.
  • Kazma Disiplini: Kazmaları yan şekilde bırakmayın, her zaman kara saplayın; yoksa kaybolur veya donabilir.
  • Ekip Ruhu: Ekip olarak birbirinizden haberdar olun.
  • Organizasyon: Faaliyet öncesi başlangıç ekibi olarak kar duvarı, malzeme sorumlusu gibi görevlerin planını yapın.
  • Beslenme: Yeterince yemek ve atıştırmalık alın.

İlgili Makaleler

Bu da ilginizi çekebilir
Kapalı
Başa dön tuşu