2026EğitimFaaliyet RaporlarıGenel

Dipsiz Göl Buzul Eğitim Faaliyeti 2026

Tarih: 27 Ağustos 2026 – 30 Ağustos 2026

Bölge: Aladağlar/Niğde

Kamp yeri: Obayeri Kamp Alanı

Ekip: 7 Başlangıç, Eğitmenler, Üyeler, Gelişim

Çadır: Doğa Irmak Erkan, Ecrin Karamustafa, Fatih Yiğitbaşı, Metehan Çaylak

Yazan: Ecrin Karamustafa

Çadır grupları belli olunca bir grup kurup hangi malzemeleri ve yiyecekleri getireceğimizi konuştuk.

Malzeme tesliminde Doğa ve Fatih şehir dışındaydı. Fatih öncesinde malzemeleri teslim aldığı için sadece Doğa’nın malzemelerini aldık.

Yemekler:

27 Ağustos28 Ağustos29 Ağustos30 Ağustos
 Sabah: yumurta, peynir, lavaşSabah: lavaş, hindi füme, peynirSabah: mısır gevreği
Akşam: mantıAkşam: bulgur, kavurmaAkşam: Ton balığı,bulgur 

+ bir sürü atıştımalık

26 Ağustos Çarşamba

22.20 gibi otobüs Dudullu’dan kalktı.

27 Ağustos Perşembe

08.45’te Niğde’ye vardık. 10.08’de Cımbar Boğazı’na geldik. 10.30’a kadar hazır olmamız istendi. O sırada eşyalarımızı ayarlayıp hazırlandık. 10.30’da yola çıktık.11.05 gibi midem çok bulandı başım ağrımaya başladı ve çanta da çok ağır gelmeye başladı. Kötü olunca durduk ve çantamdaki birkaç eşyayı paylaştırdık diğer arkadaşlarıma camelbakimdeki su dışında da olan suları döktük.

Sonra yola devam ettik. 13.21’de 15 dakika mola verildi. 14.27’de 20 dakika mola verildi. Daha sonra mola 10 dakika daha uzatıldı. Bu sırada Doğa ve Talha biraz kötü olduğu için onlardan birkaç eşya aldık. 15.56 gibi Tekepınarı’na vardık. Yarım saatlik bir mola verildi. Son molamız 17.33’te 10 dakika oldu. 18.39’da Obayeri’ne vardık.

Yarın sabah 5’te sıra olacağımız söylendi. Tuvalet ve sigara alanları da gösterilince dağıldık ve çadırlarımızı kurmaya başladık. Çadırları kurup yerleştikten sonra akşam yemeğini yapmaya karar verdik. Yemekte mantı vardı. Mantı garip koktuğu için başta bir tedirgin oldum ama tadı güzeldi. Saat 21.00 civarı yarın geleneksel malzemeler ve 1 kişilik sedye malzemesiyle 06.00’da hazır olmamız söylendi. Normalde buzul tırmanışı için eğitim olacaktı ama yağmur yağma ihtimali olduğu için plan değişti. 04.30’a alarm kurup yattık.

28 Ağustos Cuma

Sabah alarmlara kalkıp kahvaltıyı hazırlamaya başladık. Kahvaltı menümüzde kaşarlı yumurta vardı. Yumurtada da mantıdaki gibi garip kokuyordu ama yine yedik. 2 gündür tuhaf kokulu şeyler yediğimiz için gıda zehirlenmesi yaşarız diye tedirginlikle yedim yemekleri ama neyse ki sağ salim bitirdik kampı.

06.00’da sıra olup eğitim alanına geçtik. İstasyon kurma eğitimi aldık ve daha sonra gruplara bölünerek biz istasyon kurmaya başladık. 08.50’de istasyon eğitimi bitti ve malzeme sayımını yapıp kamp alanına döndük. İp inişi için çantalarımızın eğitimlerde kullanılan malzemeler dışında 15 kilo olması istendi.

Kaç dakika verildiğini tam hatırlamıyorum ama 09.15’te ip inişi yapacağımız yere doğru gitmeye başladık. Oraya vardğımızda bir kısmımız ip inişi yapılan yere doğru giderken diğerleri istasyon kurdu. 10.20 civarı Toprak’la ip inişi için gitmemiz söylendi. Biz de çantalarımızı alıp ip inişi yapacağımız yere çıkmaya başladık. Bizden önce ip inişi yapan kişinin işi bitene kadar eğitmenlerden Melih ve Alper bizden birkaç yer için kerteriz açısı bulmamızı istedi. İlk Toprak indi. Onun indiğinden emin olduktan sonra ben de ip inişini yaptım. İndiğimizde ipin boşta olduğunu haber vermek için ip boşta diye bağırıyoruz. Ben bayağı bir süre bağırdım uzun bir süre sonra duyuldu ve geri cevap geldi. Daha sonra diğerlerinin yanına geldiğimde gelişimlerden yukarı doğru değilde arka taraftaki dağlara doğru bağırma önerisi geldi. Yankıdan dolayı daha iyi duyuluyor. Diğerleri ip inişlerini yaparken biz istasyon atmaya devam ettik. 12.00 civarı istasyon denemeleri bitti. Malzemeleri topladık ve kamp alanına gitmeye başladık.

12.37’de 14.00’e kadar mola verildi ve yağmur yağarsa yardımcı ipler ile çadırda devam edileceği yağmazsa istasyon eğitimi olacağı söylendi. Her bir çadıra 1 gelişim geldi ve yardımcı iplerle öğrendiğimiz düğümleri yaptık. 14.20’de istasyon eğitimi olacağı söylendi. 14.45’te başladı. 17.53’te yağmur başladığı için malzemeleri ve eşyaları topladık ve kampa döndük. Eğer yarın bir aksaklık çıkmazsa 06.00’da buz tırmanışı yapacağımız söylendi.

Çadırlara geçip akşam yemeğini yapmaya başladık. Yemekte kavurmalı bulgur vardı. Biz yemeği yaparken Metehan sağ olsun 10 dakikalık muhteşem bir fıkra anlatarak bizi oyaladı. Yemeği yapıp yemeye başladık. Neyse ki bu sefer yemeğimiz garip kokmuyordu ama bu sefer çadır arkadaşlarım benim gazabıma uğradı. Yemeği yerken Fatih yüzünden kendimi tutamayıp biraz etrafa bulgur serpiştirmiş olabilirim. Yemekten sonra sis çökmeye başladı ve hava kötüleşti. 20.00 gibi de şimşek, yağmur ve sanırım dolu başladı. 21.11’de sabah 07.00’da sıra olacağımız bilgisi geldi. Biz de alarmlarımızı kurup yattık.

Saat 21.45’te mışıl mışıl uyuyorken Doğa ve benim bivağa gireceğimizi ve 15 dakikada hazır olamamızı söylediler. Yan çadırdan da Ceyda ile Talha bize katıldı. Denilen sürede hazırlanıp bivak kuracağımız alana geçtik. 5 dakikada bivaklara girmemiz istendi aksi takdirde matlarımızın alınacağı söylendi. Vaktinde girdik ve uyuduk. Etrafta çoban köpekleri olduğu için biraz alarmda uyudum.

30 Ağustos Cumartesi

Saat 05.25’te çadırlara dönebileceğimiz söylendi bizde bivakları toplayıp döndük. Çadıra döndüğümüzdr kahvaltı yaptık. Daha sonra 06.20 civarı daha önce ip inişi yaparken kasık bölgemi incittiğim için Üyelerden Dilruba’nın yanına gittim. Üst bacağıma bandaj sarıp direnç bandı ve yapmam için bir kaç esneme hareketi verdi.

07.00’da tek sıra olduk. Davlumbaz Tepesi’ne gitmek için yola koyulduk. 07.36’da 5 dakika mola verdik.09.00 gibi de zirveye vardık. Etraftaki dağların tanıtımı yapıldı ve toplu fotoğraf çekimi oldu. 09.45’e kadar mola verildi. Bir de aşağı inerken öncü, tempocu ve artçı seçmemiz istenildi. Toprak öncü ben tempocu Talha da artçı oldu. 09.45’te yürüyüşe başladık. 11.00 civarı kamp alanına geldik ve 14.00’a kadar mola verildi.

14.00’da istasyon eğitimi aldığımız yere doğru yola koyulduk. Makara eğitimi verildi ve sonrasında sıra sıra makara denemeye başladık. Diğerleri makarayı denerken biz de istasyon kurduk. Bu sırada yağmur bayağı artmaya sağanağa dönmeye başladı, artık ıpıslak olmuştum. Kamp alanındaki çobanın çadırına geçmem gerektiği söylendi benim ve bir kaç kişinin daha yapamadığı makara denemesi orada devam ediyordu. Koşa koşa çadıra gittim. Makara için sıramızı beklerken ısınmak için battaniyelerin altına girdik . Kampta ıslanmış halde üşürken battaniyeyi deneyimlemek çok güzel bir histi açıkçası. Sonrasında ben de makara eğitimini aldım. Herkesin eğitimleri tamamlanınca ve yağmur durunca çadırlara geçildi. Yarın sabah 08.00’da tüm kamp yüküyle hazır olmamız söylendi.

Çadırlara geçince akşam yemeğini yapmaya başladık. Sonrasında 05.00 civarına alarm kurduk . Dağılmış eşyaları o yorgunlukla toplamak istemediğimiz için sabah erkenden kalkıp toplamaya karar verdik ve yattık.

30 Ağustos Pazar

Sabah kalktığımızda eşyaları toplayıp kahvaltı yaptık. Sonrasında çadırları toplayıp 08.00’de kamp yüküyle sıraya geçtik. Mıntıka temizliği yaptıktan sonra toplu fotoğraf çekimi oldu ve dönüş yürüyüşüne başladık. 09.26’da Tekepınarı’na vardık. 15 dakika mola verildi. Su doldurup mola bitince yola koyulduk. 10.35’te Arpa Kamp Alanında 10 dakika mola verildi. Ondan sonra girdiğimiz yol hep çarşak ve yokuş aşağıydı. Kaya kaya indik. Başta o şekilde inmek eğlenceli gelmişti fakat zaman geçtikçe ayak parmaklarım çok ağrımaya başladı bitsin istiyordum artık. O an parmaklarımın acısı o kadar yükselti ki diğer bütün ağrılarım yok oldu. 12.00’de vardık arabanın bizi alacağı yere. 12.20’de faaliyet toplantısı yapacağımız söylendi ama biz erken başladığımız için 12.20 gibi bitti toplantı. 12.50’de arabaya bindik Niğde merkeze doğru yola koyulduk. Oradan hamama ve sonrasında yemek yemeye gittik. Dönüş otobüsümüz de 19.00’da kalktı.

Tavsiyeler

  • Kamp öncesinde kesinlikle bolca ağırlıklı yürüyüş antrenmanı yapın. Kondisyonun çok önemli olduğu bir kamp.
  • Kamptan önce çantanızı hazırlayıp test edin.
  • İp inişi için 15 kilo istendiğinde ben çantama taş doldurup indim. Öyle yaparsanız dönüş yolunda fazladan yük taşımamış olursumuz.
  • İp inişinden sonra bir sonraki kişiye haber verirken oraya doğru değil de arkadaki dağlara doğru bağırırsanız yankı ile daha rahat sesinizi duyurur benim gibi uzun süre sesinizi duyurnmaya çalışmamış olursunuz.
  • Bol bol malzeme atıp deneyin.

Dipsiz Göl Buzul Eğitim Faaliyeti 2026

Tarih: 26 Ağustos-31 Ağustos 2026
Yer: Obayeri Kamp Alanı
Ekip: 7 Başlangıç, 1 Eğitmen, 5 Gelişim, 5 Üye
Çadır Ekibi: Ceyda Titiz, Toprak Aygün, Emir Talha Kaya
Yazan: Ceyda Titiz

Faaliyet Öncesi

Çadır grubumuzu faaliyet öncesinde arkadaşlarımla belirlemiş ve anlaşmıştık. Çadır gruplarının kesinleşmesi üzerine arkadaşlarımla whatsapp grubu kurduk ve faaliyete kadar yemek programlarımızı ve malzeme bölüşümünü kendi aramızda planladık. Dipsiz Göl faaliyeti diğer faaliyetlere göre daha zorlu ve yorucu bir faaliyet olacağı için olabildiğince arkadaşlarımla öncesinde detaylı planlar yaptık. Malzeme tesliminde faaliyete götüreceğimiz ekipmanların bir kısmı bize verildi, kalanının Cımbar Boğazı girişinde (faaliyetin ilk yürüyüşüne başladığımız yer) verileceği söylendi. Başlangıcın malzeme teslimine gelen birkaç kişi olarak verilen malzemeleri kendi aramızda bölüştürdük. Malzemeleri bazı arkadaşlarımız şehir dışından kendi gelecekleri için İstanbulda olanlar olarak aldık ve otogarda malzeme paylaşımı yapmak için anlaştık. Eski raporları da okuyup  faaliyete öncesinde hem mental hem fiziksel hazırlandık. Yemek planı olarak 3 akşam yemeği 3 kahvaltı yapacak şekilde bir plan yaptık. Bireysel ve de çadır grubuna özel olarak çokça atıştırmalıklar aldık.

Kahvaltı:Akşam Yemeği:
Lavaş 3 paket, kahvaltılık sos, fıstık ezmesi, 3 tüp sürülmelik çikolata,1 paket Yulaf, süt tozu, 2 paket hindi füme1 paket makarna, bulgur, kuru sebze, pesto sosu (toz), ton balığı

26 Ağustos Çarşamba:

Çarşamba günü akşamında işimden çıkıp eve geçtim ve öncesinde hazırladığım dağcılık çantamı alarak Esenler otogarına gittim. Yaklaşık otobüsün kalkmasına 40 dakika kala otogara vardım. Otobüsümüz saat 20:30 da Esenler otogarından harekete geçti ve Dudullu otogarına saat 22:05 te vardı.22: 20 de Dudulludan diğer arkadaşlarımızı da alarak hareket ettik. Yolda uyumadan önce tekrardan hızlıca eski faaliyet raporunu okudum ve eski teorik derslerden tuttuğum notlarıma göz gezdirdim. Gecenin ilerleyen saatlerinde biraz uyumaya çalıştım. Daha sonrasında dinlenme tesisinde  20 dakikalık bir molanın ardından tekrar yola çıktık. Sabah saat 08:45 te Niğde otogarına vardık.

27 Ağustos Perşembe:

Sabah saat 08:45 te Niğdeye indikten sonra otogarın arka kısmında bulunan ve bizi yürüyüşün başlayacağı yere Cımbar boğazına götürecek olan küçük servisin oraya geçtik ve orada anlaştığımız üzere malzeme bölüşümünü hızlıca yaparak çantalarımızı kabaca baştan yaptık ve eşyaları yerleştirdik. Tüm işimiz bittikten sonra tüm ekip servise geçtik ve şehir çantalarımızı yanımıza, dağcılık çantalarımızı da bagaja koyarak yola çıktık. Çok uzun sürmeyen bu yolculuğumuzda bizlere verilen haritalara göz gezdirdik ve kendi aramızda tekrarlar yaptık. Saat 10:08 de servisten Cımbar boğazına indik ve bize 10:30 da tek sıra olacak şekilde hazır olmamız gerektiği bilgisi verildi. Bu süreçte yürüyüşe hazırlandık, kasklarımızı taktık ve güneş kremlerimizi sürdük. Bu faaliyet için başka bir arkadaşımdan aldığım çantanın bazı kısımlarında problemleri vardı. Sırt kısmında ayarlama bölümü kırıktı bu yüzden hareket ediyordu ve bu durumda ne yapabilirim diye üyelerden Mücellaya danıştım. Bana yardımcı ipimle o kısıma düğüm atarak yukarıda bulunan sabit bir yere takmamı söyledi. Dediğini yaparak son dakikalarımızda çantamı tutturdum ve batonlarımı da alarak diğer arkadaşlarımın yanına yardıma gittim. Süre bitmeden tüm başlangıç olarak yürüyüşe hazırdık ve sıraya geçtik.10:30 da tüm ekip yürüyüşe başladık.

Yürüyüşe başladıktan yaklaşık yarım saat sonra başlangıçtan bir arkadaşımın  midesi bulandığı için kısa bir mola verildi ve o arkadaşımın çantasından bazı yükleri bizler paylaşarak çantalarımıza aldık. Kısa molamızın ardından arkadaşımın durumu daha iyi olduğu için tekrardan yola koyulduk. Hava genel olarak güneşliydi ve güzeldi yürüyüşüm de keyifli geçiyordu. Çoğunlukla taşların üzerinden yokuş çıktığımız için çantanı ağırlığını çokta hissetmiyordum. Çanta yerleşimini çok dikkatli yapmamın da bunda payı olduğunu düşünüyorum. Uzunca bir süre yürüdükten sonra başlangıçtan bir diğer  arkadaşımın çantasının bel perlonunda bir sıkıntı çıktı ve tekrar kısa süreliğine durmak zorunda kaldık. Arkadaşımız kendini iyi hissetmediğini ve zorlandığını belirtti. Bunun üzerine arkadaşımızın çantasından bazı malzemeleri alıp çantalarımıza bölüştürdük. Bu faaliyetin malzemeleri fazla ve başlangıç üyeleri olarak sayımız az olduğu için yük miktarımız hepimizin fazlaydı. Kendi aramızda kendini kötü hisseden arkadaşlarımız olursa onların yüklerini almak konusunda daha öncesinde planlamış ve birbirimize destek olacağımız konusunda anlaşmıştık. Bu durum bizleri zorlasa da yürüyüşümüze tekrardan başladık. Bir süre daha normal tempoda yürüdükten sonra arkada kalan başka bir arkadaşımızın da midesi bulandığı ve istifra ettiği bilgisini aldık. Tempomuzu yavaşlatarak yürümeye ve yokuş çıkmaya devam ettik. Yürüyüşün bu kısmında bireysel olarak kendimi iyi hissediyor ve zorlanmıyordum. Geçmişte faaliyete hazırlanmak için yapmış olduğum antrenmanların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha orada anladım.

Tekepınarı’na olan yolculuğumuzda 2 ayrı gruba bölünerek çok çok yavaş bir tempoda yürüyüşümüze devam ettik. Çantalarımız sırtta geçilemeyecek kadar yüksek ve zorlu bir yerden geçmeye çalışacağımız için burada herkes çantasını çıkararak geçti ve çantaları elden ele geçirdik. Bundan dolayı burada 15 dakikalık bir bekleme süresi oldu. Bu süreçte diğer arkadaşlarım çıkarken enerjimi toplamak için biraz su içtim. Hemen ardından yürüyüşe tekrardan koyulduk ve bir süre daha yürüdükten sonra daha geniş ve yeşillikli bir yürüyüş alanına çıktık. Bu alanda yürürken esen rüzgarla beraber kalkan toz ve küçük taşlar gözlerime doluşmaya başladı. Zaman geçtikçe sol gözüme batmaya ve acıtmaya başladı. Uzunca bir süre bu şekilde idare etmeye çalıştım ancak artık sol gözüm kapandığı ve görüşüm kısıtlandığı için gelişimden öncü olan Çağrıya seslenerek durumumu belirttim. Çağrı gözümün kızardığını söyleyerek diğer gelişim üyesi olan Sudenin benimle  ilgilenmesi için seslendi ve yürüyüşe devam ettiler. Sude elime biraz su dökerek yüzümü ve gözümü yıkamama yardım etti. Hemen ardında rüzgarın gözüme gelmesini biraz daha önlemek adına güneş gözlüğümü gözüme taktım ve yürüyüşe tekrardan 5-6 dakika sonra devam ettim. Açık ve yeşillikli alanda yavaş tempoda bir süre daha yürüdükten sonra saat 13:21 de 15 dakikalık bir mola verildi. Bu molada çantalarımızı çıkararak hep birlikte oturduk ve dinlendik. Sularımızı içerek ve atıştırmalık yiyerek biraz da olsa kendimize geldik.15 dakikanın ardından tekrar yürüyüşe koyulduk ve yaklaşık 1 saat daha yavaş tempoda yürüdükten sonra 14:27 de 20 dakikalık bir mola daha verdik. Bu molada arkamızdan gelen diğer grubun bize yetişmesi ve onlarında mola yapabilmesi adına mola süresi 10 dakika daha uzatıldı ve bu süreçte yürüyüş esnasında kendini kötü hisseden ve eşyalarını taşımakta zorlanan çadır arkadaşımın malzemelerini yine kendi aramızda paylaşarak çantalarımıza aldık. Ben çadırı aldım ve çantamın aşağı alt kısmına sabitledim. 14:57 de tekrar yürüyüşe başlayarak Tekepınara doğru yola çıktık.

Çantamın alt kısmındaki süngerli mekanizma çantanın ve çadırın ağırlığından dolayı o esnada hareket ettiği için çıktı ve yük dağılımımdaki denge kötü etkiledi beni. Tekepınara kadar bu durumumdan dolayı çokça dengem bozuldu ve zorlandım. Sıranın en önüne geçerek zorlu yürüyüşüme devam ettim. Olabildiğince dayanarak Tekepınarına kadar çantamı bu şekilde taşıdım. Saat 15:56 da Tekepınarına vardık. Tekepınarı bütün faaliyet boyunca su doldurabileceğimiz tek yer olduğu için getirdiğimiz  boş şişeleri burada doldurduk Bunun için 30 dakika mola verildi. Çantam çok ağır olduğu ve boş yer çok kalmadığı için yanıma sadece 6 litre su alabildim. Molada bolca su içtim ve dinlenmeye çalıştım. Molada üyelerden birisi yanıma gelerek son yürüyüşte ağırlıktan dolayı çokça zorlandığımı ve çadır arkadaşımın taşıması gereken çadırı ona geri vermemi söyledi. Çadır arkadaşıma iyi hissedip hissetmediğini sordum ve iyi hissettiğinden emin olduktan sonra çadırı tekrardan ona geri verdim. Molamız bitmeden tek sıra haline geçtik ve yürüyüşe saat 16:26 da tekrardan başladık. Yaklaşık 1 saat yürüdükten saat 17:33 te  10 dakikalık son molamızı verdik kamp alanına varmadan. Tekrardan yürüyüşe koyularak kamp alanına Obayerine akşam saat 18:39 da vardık.

Çantalarımızı bırakarak yürüyüşümüzü başarıyla tamamlamamızın sevinciyle çadırlarımızı kurduk. Sigara ve tuvalet yerleri belirlendi ve sabah 6 ya kadar dinlenmemiz için süre verildi. Sabah 6 da geleneksel malzeme atma eğitimi için hazır olacaktık. Çadırlarımıza yerleştikten sonra tüm başlangıç arkadaşlarımla akşam yemeklerimizi yaptık ve yedik. Biz çadır grubu olarak pesto soslu makarna yapmak için su kaynattık. Küçük bir aksaklık yaşayarak kaynattığımız su döküldü ve tekrardan su kaynatmak durumunda kaldık. Su matlarımıza döküldüğü için ıslanmıştı bu yüzden risk almamak adına matlarımızı peçeteyle sildik ve dışarı çıkararak biraz kurumalarını sağladık. Yemeği de dökülme ihtimaline karşı dışarda yaptık ve  afiyetle yedik. Yemeklerimizi yedikten sonra çadırlara geçtik ve uyumak için tulumlarımıza girdik. Sabah kahvaltısını yapabilmek için saatimizi 4’e kurduk ve uyuduk.

28 Ağustos Cuma:

Alarmımızın çalmasının ardından çadır arkadaşlarımızla kalktık ve kahvaltımızı yaptık. İlk gün kahvaltımızda süt tozuyla yulaf pişirdik ve fıstık ezmesiyle beraber balla tatlandırdık. İlginç şekilde doyurucu ve lezzetli olmuştu. Ardından saat 6 da sıraya geçtik ve malzemelerimizle beraber kamp alanımızın çok yakınındaki yere gittik. Burada eğitmen tarafından geleneksel malzeme atma ve istasyon eğitimi verildi ve ardından gruplara bölünüp birlikte denemeye başladık. Uzunca bir süre malzeme attık ve istasyon kurma şansımız oldu. İlk defa öğrendiğimiz ve deneyimlediğimiz için bu eğitim çok keyifli geçmişti. Saat 08:50 de eğitim bitti ve kamp alanına geçtik. Bize 10-15 kiloluk çantayla saat 09:15 te tek sıra halinde ip inişi için hazır olmamız gerektiği söylendi ve tüm başlangıç ekibi çantalarımzla beraber hazır olup sıraya geçtik. 09:15 te ip inişi için yürüyüşe başladık ve yaklaşık 25 dakikalık yürüyüşümüzün ardından eğitim alanına vardık. Burada ip inişi yapacak arkadaşlarımız iniş için yukarıya çıkarken biz eğitimde gördüğümüz takoz, cam ve hex atmaya devam ettik ve pratik yaptık. Bu alandaki çatlaklar bayağı iyi olduğu için oldukça fazla malzeme deneme şansımız oldu. Takoz atmak özellikle benim için oldukça eğlenceliydi. İp inişine en son çağırılanlar arasındaydım. Benimle birlikte Talha ve Metehan çağrıldı ve ip inişi için kayalıkların yukarısına çıktık.2 arkadaşım iniş yaptıktan sonra sıra bana geldi. ATC ile çift ip inişi yapmak için yapılması gerenleri yaptım ve sorumlu kişilerin onayıyla inişimi gerçekleştirdim sırtımdaki çantayla beraber. Kayalıklardan dolayı biraz yavaş ve zorlayıcı oldu inmesi. Taş düşürmemeye de dikkat ederek inişimi yaptım. İndikten sonra gelişim üyesi bir soru sordu bana. Önemli ve dikkat gerektiren bir soruydu. Ben iniş yaptıktan sonra arkadaşlarımın yanına geçtim ve böylelikle saat 12:00 civarı eğitim sonlanarak kamp alanına 12:37 de geri döndük. Kamp alanına vardığımızda saat 14:00 a kadar mola verildi ve sonrasında yağmurun yağma durumuna göre istasyon kurma ya da çadırda ip düğümleri yapılacağı belirtildi. Molanın ardından çadırlarda kalmamız gerektiği söylendi ve çadırımıza gelişim üyesi olan Sude geldi. Bir süre düğümleri yaptık ve ardından yağmurun durmasıyla istasyon eğitimi için 14:20 de dışarda tek sıra olmamız gerektiği söylendi.14:20 de tek sıra olduk ve istasyon kurma eğitimi için kamp alanının yakınındaki alana geçtik. Burada eğitim verildi ve çokça malzeme atarak istasyon kurduk. Grubumla beraber kurduğumuz ve güvendiğimiz istasyonlara beraber girdik ve denemiş olduk.

Saat 17:53 te eğitim bitti ve tüm malzemeleri toparlayıp kamp alanına geri döndük. Döndüğümüzde çadır arkadaşlarımla hızlıca akşam yemeğimizi yaptık ve yedik. Akşam yemeğinde sebzeli bulgur pilavı yaptık ve doyurucu bir yemek oldu bizim için. Yemeğimizin ardından çadırımızda bir süre arkadaşlarımla vakit geçirdik ve sohbet ettik. Dışarıda yağmurun çiselemesiyle beraber çadır arkadaşlarımla huzurlu ama bir o kadar da komik anlar yaşadık. Saatin ilerlemesiyle tulumlarımıza girdik ve uyumaya çalıştık. Saat 21:45 te bivağa geçecekler duyuruldu. Bu gece için ben ve çadır arkadaşım Talha, yan çadırdan da Ecrin ve Doğa seçildi. 15 dakika içerisinde tulum, mat ve bivakla beraber hazır olmamız söylendi. Hazırlanıp eşyalarımızla birlikte dışarıya çıktık. Yağmur biraz çiseliyordu. Gelişim üyesiyle beraber kamp alanının biraz ilerisinde eğitim alanının oraya geçtik ve bize bivağa girmemiz için 5 dakika verildi. Eğer bu süre içerisinde yetiştirip bivağa giremezsek matlarımızın alınacağı söylendi. Ben ve çadır arkadaşım Talha çok hızlı bir şekilde bivağı açıp matlarımızı içine serdik ve ardından tulumlarımızı da içine koyarak içlerine girdik. Süre bittikten sonra iki grup olarak hazırdık. Gelişim üyesi bize bir telsiz bıraktı ve eğer yağmur çok şiddetlenirse buradan irtibata geçmemiz gerektiğini söyledi. Onun haricinde yağmur normal yağsa bile bivaktan çıkmamamız gerektiğini belirterek sabah 05:25 te gelip bizi uyandıracağını ve sonrasında çadıra döneceğimizi söyledi. 4 başlangıç üyesi olarak bu süre içerisinde bivakta ilk gecemizi geçirdik. Sabaha kadar yağmur azar azar yağmıştı bu yüzden tulumum birazcık ıslanmıştı ama gece boyu hiç üşümemiş ve iyice dinlenmiştim.

29 Ağustos Cumartesi:


Sabaha karşı saat 05:25 te gelişim üyesi yanımıza gelerek bizi uyandırdı ve eşyalarımızı toplayıp çadırlarımıza kahvaltı yapmaya geçtik. Kahvaltıda lavaş arası bir şeyler yedik ve karnımızı doyurduk. Sabah 7 de tek sıra zirve çantamızla Davlumbaz tepe için hazır olmamız gerektiği söylenmişti. Tüm hazırlıklarımızı yapıp çantamız hazır bir şekilde tek sıraya geçtik ve 07:00 da zirve için yürüyüşe başladık. Bir süre sonra yokuş yukarı çıktıktan sonra saat 07:36 da 5 dakikalık bir mola verildi. Hızlıca su içip dinlendikten sonra tekrar yürüyüşe başladık. Bu yürüyüşte oldukça dik yerler var ve taşlar kayıyor, bu yüzden yürürken dikkatli ve mesafeyi koruyarak yürümekte fayda vardı. Bu yorucu yürüyüş yolundan sonra saat 09:00da zirveye vardık. Burada bize gözüken diğer zirveler ve dağlar gösterildi ve anlatıldı. Haritadan da bakarak birçok yeri görmüş ve tanımış olduk. Ardından içinde bulunduğumuz 45 dakikalık mola süreci boyunca başlangıç arkadaşlarımla zirve fotoğrafları çektik ve atıştırmalıklarımızdan yedik.

Molamız bittikten sonra saat 09:45 te dönüş yürüyüşüne başladık. Dönüş yolunda başlangıç olarak kendi aramızda öncü, artçı ve tempocu belirledik ve dönüşü biz yaptık. Bu yürüyüşte hep yokuş aşağı inildiği için daha kolay ve hızlı gittik. Taşlardan kayarak gitmesi oldukça dinlendirici olmuştu. Saat 11 civarında kamp alanına vardık. Saat 14:00 a kadar mola verildi ve hemen ardından malzemelerle beraber makara eğitimine hazırlanmamız gerektiği söylendi. Molamızda atıştırmalıklarımızı yiyip çantalarımızı hazırladıktan sonra vaktinde sıraya geçtik ve makara eğitimi için kamp alanının yakınındaki alana gittik. Bu eğitimde 1’e 3 makara, 1’e 5makara, 1’e 9 makara sistemleri öğretildi. Eğitim her bir kişiye gösterilirken geri kalan başlangıç grubu olarak geleneksel malzeme atma ve istasyon kurmak için çalıştık. Bu eğitim esnasında sıra bana ve diğer 3 arkadaşıma gelmeden yağmur bastırdı ve eğitimin kamp alanında bulunan çobanın büyük beyaz çadırında devam edeceği söylendi. Tüm malzemeleri alıp makara eğitimimi almak için çobanın çadırına geçtik. Sırılsıklam olduğum ve üşüdüğüm için makara eğitiminde odaklanmakta ve anlamakta biraz zorlandım. Dikkat gerektiren ve mantığını anlamanızı gerektiren mekanizmalı bir sistem olarak kaldı aklımda. Makara eğitimini aldıktan sonra herkes yavaş yavaş çadırlarına geçti. Ben ve arkadaşım Ecrin çadırda biraz daha kalarak malzemeleri saydık ve ipi topladık. Hemen ardından beyaz çadırdan çıkıp kendi çadırlarımıza geçtik. Çadırda tüm ıslak kıyafetlerimi değiştirerek yedek kuru kıyafetlerimi giydim ve çabucak ısındım. Sabah saat 08:00 da tüm kamp yüküyle yürüyüşe hazır olmamız söylendi. Güzel bir akşam yemeğinden sonra çadır arkadaşlarımızla bir günü daha bitirdik ve sohbet eşliğinde tulumlarımıza girdik ve kısa süre içerisinde uykuya daldık.

30 Ağustos Pazar:


Ben ve çadır arkadaşlarım gece yağmur yağdığı için çantamızı hazırlayamamıştık, bu yüzden hem kahvaltı yapmak hem de tüm çantamızı hazırlayabilmek için 3 Saat öncesinden saat 05:00 da uyandık. Güzel ve doyurucu kahvaltı yaptıktan sonra çadırlarımızdan çıkarak bireysel malzemelerimizi topladık ve çantalarımızı hazırladık. Hemen ardından da çadırımızı topladık ve hazır hale geldik. Yardıma ihtiyacı olan arkadaşlarımıza da yardım ederek tüm başlangıç ekibi olarak tek sıraya 08:00 da geçtik. Hızlıca mıntıka temizliği yaptıktan sonra fotoğraf çekildik ve dönüş yürüyüşüne başladık.

Saat 09:26 da Tekepınarına vardık ve 15 dakikalık bir mola verdik. Su ihtiyacımızı giderdikten sonra ve biraz atıştırmalık yedikten sonra tekrar yürüyüşe başladık. Buradan sonra geldiğimiz yoldan daha farklı bir sisli yola saparak Cımbar Boğazının güneyinde yer alan Arpaçukuru kamp alanına devam ettik. Bu geçtiğimiz yol sisli ve patika yoluydu, saat 10:35 te alana vararak 10 dakikalık bir mola verdik. Bu molada başlangıçtan bir arkadaşım çantasındaki bazı eşyaları taşımakta zorlandığı için bize verdi ve kendi aramızda malzemeleri bölüşerek çantalarımıza koyduk ve yürüyüşe tekrardan başladık. Yürüdüğümüz yol boyunca hep yokuş aşağı çarşaktan indik bu yüzden sürekli aşağı doğru gittiğimiz için ayak parmaklarım ve eklem bölgelerim çokça acıdı. Taşlar çokça kaydığı için düşmemek için oldukça yavaş ve dikkatli yürüdüm. Yaklaşık bir buçuk saat süren sıkıcı bir yürüyüşün ardından saat 12:00da yürüyüşümüz bitti ve TDF Dağ Evi önüne vardık. Toplantıya kadar dinlenmemiz için 20 dakikalık mola verildi ve saat 12:20de kısa bir toplantı yapıldı. Toplantının bitmesinin ardından gelen servise eşyalarımızı koyduk ve merkeze gitmek için saat 12:50de yola çıktık. Yaklaşık 45 dakikalık bir yolculuğun ardından Niğde merkeze geldik ve hamama girdik. Hamama önce erkekler girdi ardından biz 3 kız olarak bekledikten sonra anca girebildik. Hamamdan çıktıktan sonra yemek yemek için gelişim üyesi Güz‘ün tavsiyesi üzerine pizza yemeye gittik ve birlikte sohbet eşliğinde karnımızı doyurduk. Akşam 18:00da hep birlikte otogara geçeceğimiz için Niğde çay bahçesinde topluca buluştuk ve biraz oturduktan sonra saat 17:50de çay bahçesinden çıkıp otobüse binerek Niğde otogarına geçtik. Saat 19:45te İstanbul’a giden otobüs kalktı ve böylelikle çok keyifli geçirdiğim Dipsiz Faaliyetim son buldu.

Bu güzel ve keyif dolu faaliyet için bütün YTÜDAK ailesine teşekkür ediyorum ve daha nice faaliyetlerde görüşmek üzere hoş kalın hoşçakalın diyorum <3

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu