2026Faaliyet RaporlarıGenel

Güzeller Batı Kulvarı ve Güney Sırtı (Güzeller Klasik) Faaliyet Raporu – Haziran 2026

Tarih: 28 Haziran 2026

Ekip: Özgür Osman Taşkınsoy, Pınar Yağcılar

Malzemeler: Kask, yürüyüş kazması, krampon, kafa lambası, yeterli sayıda perlon, emniyet kemeri, bireysel emniyet malzemeleri, 1 deadman, 1 T profil, 1 yarım ip, 3 kilitli karabina, tam otomatik bot, çığ sondası, kürek, telsiz, harita, baton, bivak, mat, ilkyardım çantası, termos, ocak ve kartuş, toponun renkli çıktıları

Kamp Alanı: Sıyırma geçidi

26 haziran Cuma akşamdan Mersin Köksallar ile yola çıktık. Dudullu otogarını bulmak benim için zor oldu. Cumartesi sabah 7:00’ye doğru indik, wc ve simit poğaça alışverişlerinden sonra 7:20 gibi çamardı dolmuşuna bindik. 1 saatten fazla yol sürüyor ve kişi başı 200 tl dolmuş parası ödedik. Çamardı’da esnaf lokantasında bir şeyler yedik ve ardından Ulvi abi bizi aldı ve evine geçtik. Peck Kulvarı için Sokullupınar’a gidecek arkadaşlarımızı götürdü, biz bu sırada kiraz ve çay ikramıyla Ulvi abinin annesiyle oturduk. Ulvi abi geri geldiğinde DAG’dan başka bir ekiple beraber bizi Bölük Ormanı çeşmesine götürdü, toplam 6 kişi olarak da ücreti bölüştük. Emli Vadisi girişinde bir korucu çadır ile kalınacaksa 350₺ ücreti olduğunu söyledi, dönüşte veririz gibi konuştuk ama sanırım istemediler😊.

Yürüyüşün Başları – Bölük Ormanından Kocadölek’e

Kocadölek’te mola

Çeşmede araçtan indikten sonra 11:00 gibi ormanda yürümeye başladık. Kocadölek’te 10 dakika mola verdik. Kamp alanındaki taştan baraka kışın üzerinde biriken kardan dolayı olmalı ki yıkılmış vaziyetteydi, önümüzdeki kış ihtiyaç durumunda ne kadar faydası dokunur tartışılır. Devam edip patikada yürüdük ama sonra, patikanın ikiye ayrıldığı bir noktada Özgür’ün önerisiyle yukarılardan ilerledik yani solumuzdaki Vali konağına yaklaşan yükseltilerde düz yükseldik. İlerlerken Dursun Şimşek’in fotoğraflarında gördüğümüz, Vali Konağının hemen sol tarafındaki kızıl düz duvarı hedef aldık. Fotoğrafta da reelde de yakalaması çok kolay bir nokta olduğu için rota konusunda hiç sıkıntı çekmedik.

Önümüzde Sıyırma Vadisi – Arkamızda Bölük Ormanı

Telefonun çektiği yerlerin birinde 15 dakika daha mola verdik. İlerlemeye devam edip Sıyırma Geçidi’ne yakın yüksek bir düzlükte mola verdik, DAG ekibi önümüzde karın başladığı bölgede geçiş konusunda tereddütlü göründüler, yükselmekte sorun yaşamış gibilerdi. Biz de o yüzden onların uzaktan durumlarını görünce dinlendiğimiz bu rahat ama biraz rüzgarlı yerde bot ve kramponları giyerek ilerledik. Bulunduğumuz noktadan geçide baktığımızda pek düzlük bir alan yokmuş gibi göründüğü için başta emin olamadık, ama sonrasında raporlara, fotoğraflara ve gözlemlerimize güvenerek ilerlediğimizde baktığımız yerin tam da geçidin merkezi olduğunu ve oldukça düz, fazla rüzgar almayan bir konum olduğunu görünce rahatladık. Yarım saat bile sürmeden 17:30’da sıyırma geçidine vardık. Kampı daha çukur olan tehlikesiz boşlukta kurduk. Çadırı, geçidin kuzeyinde kalan Gürtepe tarafına çok yakın kurmamakta fayda var; ikinci gün o taraftan geçidin kenarlarına düşen kaya parçaları bu konunun önemini hatırlatır nitelikteydi. 3 dakika yürümeyle telefon çekiyordu ki büyük konfor sayılır. İlk akşam ton balıklı makarna hazırladık ve sonra uykuya geçtik. İkimiz de soğuk, yetersiz ve keyifsiz bir uyku geçirdik. Ertesi gece ikimiz de kamp çantasının içine tulumun ayaklarını soktuk.

Mola yerinden Sıyırma Geçidi ve Güzeller

Valikonağı’nın dibindeki kızıl duvar

Çadırımız ve günbatımı manzarası

Ertesi gün özellikle rest olarak önden kararlaştırdığımız için 9.30 gibi kalktık. Çok sinekli bir ortamda kahvaltımızı yaptık. Özgür bir noktadan sonra dayanamayıp sineklerle tekme tokat kavga etmeye başladı. 11:00 gibi batı buzul çanağına yürüdük ve Güzeller batı kulvarını kestik. Yolda Kuzeydoğu rotasını tırmanmış kamp alanına dönen ekiplerle karşılaşıp rotanın kar durumu vs. hakkında bilgi topladık. Biraz ilerledikten sonra kulvarın girişini bulduk ve fotoğraflarını çektik, nasıl yaklaşacağımızı kestirmek adına birtakım gözlemler yaptık. Sonra geri dönerken Lahitkaya’nın dibinden kampımıza çok yakın bir noktada su kaynağı olduğunu gördüm ve şişemi burdan doldurdum. Kampa döndüğümüzde ikimiz de gece uyuyamamanın verdiği yorgunlukla ve güneş ışığı altında ısınmış çadırın verdiği mayışıklık hissi ile birlikte tatlı bir uyku çektik. Şehirle iletişimin kolay olmasını fırsat bilerek şehir sorumlumuz Yusuf’a sürekli rapor gönderiyorduk; geçitten nasıl ilerleyeceğimizi, kar ve hava durumunu anlık olarak sürekli paylaşmamız rotaya olan hakimiyetimizi fazlasıyla arttırdı. Akşam yemeğini biraz daha erken saatte yedik ve erkenden uyuduk.

Keşif sırasında çektiğimiz Güzeller Batı Buzul Çanağı ve Batı Kulvarı’ndan görüntüler

Ertesi gece saat 01:09’da kalktık. Sucuklarımızı akşamdan kesmiştik hemen attık tencereye ve yumurtayla pişirdik. Ardından her şeyimizi hazırlayıp 02:12’de yola koyulduk. Petzl Lynx kramponlarım vardı fakat gecenin serinliğinde toz şeker gibi olan karda yer yer kaydığımı hissettim. O yüzden hep ayaklarımı yan basarak ilerledim. Kulvarın başlangıcından 20-30 metre yükselmişken çığ testimizi yaptık. Testi yapmak için sertleşmiş karı kazmak o kadar yorucuydu ki bir noktada neden hala uğraştığımızı sorguladık. Testi yaptık ve kütle bir parça bile kımıldamadı, son derece başarılı bir testti. Diğer raporlarda bahsedilen kırmızı perlon takılı sikkeyi dönüş sırasında da aradık ancak göremedik.

Kamptan ayrılma, yaklaşımdan bir an ve çığ testi (ortadaki fotoğraf saat 02:25’te çekildi)

Kulvarın üstlerinde 20-30 metre kadarlık bir kısımda kar erimişti. Buraya geldiğimizde kramponlarımızı çıkarmaya karar vererek hafif el-ayak kullanmalı çoğunlukla çarşaklı yerden ilerledik. Platonun yaklaşık 20 metre altında kar tekrar başlayınca kramponları geri giydik ve devam ettik. Platodan sonraki kısım zirveye kadar kademeli bir şekilde artan eğime sahipti, ilerleyen noktalarda hem mental hem de fiziksel olarak dinlenmek için küçük setleri gözümüze kestirerek ilerlemeye devam ettik. Zirveye yaklaştığımızda sol tarafta olması gereken asıl zirve noktasının hemen öncesinde yine karların erimiş olduğunu gördük, bu sefer de kramponu giyip çıkarmak hem vakit kaybettireceği hem de aşağıdakine göre daha tehlikeli olduğu için bu noktaya doğru ilerlememeye karar verdik, sağ tarafta daha ulaşılabilir bir noktayı gözümüze kestirdik. Bu noktada önceden aldığımız korniş uyarılarını dikkate aldık ve Özgür önden ilerledi, sonlara doğru çarşağa dönen etaba ulaşıp oradan korniş olabilecek noktanın arkasına baktı ve konriş olmadığını söyledi, bu noktada en tepeye kadar çıkıp zirveye varmış olduk, yine asıl zirve noktasının hizasında bir yükseltideydik.

Güzeller’de iki güzel ve Kaldı’yı kırmızıya boyayan bir gündoğumu

Kulvarın eriyik kısmının başı ve ortaları

Plato öncesi krampon giyişimiz ve platoda devam eden tırmanış

Nihayetinde 4.5 saat kadar sürede zirveye çıktık. Kısa bir yeme-içme-fotoğraf molasının ardından karın yumuşamasına izin vermeden inişe geçtik. İniş çok dik hissettirdiği için öncelikle yan basarak çapraz bir iniş yaptık. Platodan kulvara inip kar eriyen bölgede tekrar kramponları çıkardık, bu kez kulvar arkamıza aldığımızda solumuzdaki bölgeden inişe geçtik. Çarşak ve akabinde kayalara tutunarak hafif bir yan geçiş yaptıktan sonra kara yaklaştığımızda tekrar kramponları giydik ve bu kez yüzümüzü kulvara dönerek inişe geçtik. Kar yumuşak olmadığı için topuk ile iz açarak inmek mümkün olmadı. Ben dizlerimi koya koya adeta ters emeklemeyle iniş yaptım, bu da enerji tasarruf etmemi sağladı. Çanağa yaklaştığımız noktada artık yan basarak çapraz inişle devam ettik. Oradan sonra tekrar geldiğimiz yoldan kampa geri döndük.

Zafer pozlarımız (asıl zaferin kampa dönüş olduğunu bir güzel öğrenmeden hemen önce)

Zirveden manzaralar

– İlk foto Sıyırmalık Zirveleri ve sol aşağıda Şeytan Rampası –

– İkinci foto Gürtepe, Cebelbaşı ve Küçükcebel, Sulağankaya –

– Üçüncü foto İsimsiz T. ardında İstanbul T., Keşif T., ve Kaldı Sivrisi – arkada Taştepe, Sivritaş, Kaldı ve Küçükkaldı –

İniş sırasında yaptığımız aşağı tırmanış ve Batı kulvarı üzerinden Batı Buzul Çanağı manzarası

Saat 11:20’de çadıra geri geldik ve dönüşümüz de yine 4.5 saat sürmüş oldu. Kampa ulaştığımızda artık o kadar sıcaklamıştık ki Özgür yere yatıp bir süre karın serinliğinin tadını çıkardı. Lahitkaya’nın oradaki su kaynağını dönüşte göremedik, bu yüzden az miktar kar eriterek su ihtiyacını bir süre öteledik. Her şeyimizi toparlayıp geri dönüşe geçtik. Hazır bot ve kramponlarımız varken  Valikonağı tarafından değil de bu sefer dümdüz Sıyırma Vadisinden inmek istedik, bir süre kar devam etti fakat bir yerde yine kar eriyince botları değiştirip yürüyüşe devam ettik. Vadinin bir noktasında tekrar kar başlayınca vali konağına yaklaşarak kuru yerlerden yürüyüp patikaya bağlandık. Bölük ormanı çeşmeye varmamız 3 saat kadar sürdü. Sıyırma geçidinden çıkarken Ulvi abiyi aramıştık, iyi ki de tam orada aramışız, onun da merkezde işi varmış. Bizi önce Kadıköy Outdoor’a, yemek yiyemediğimiz için olabilecek en güzel ve hızlı yemek yeri olarak sanayi içinde bir büfeye ve ardından otogara bıraktı, çok teşekkürler. Yolda hemen otobüs bileti alıp 19:00 Aydoğanlar seferi ile İstanbula döndük.

Sıyırma Vadisinin tabanına kadar inip karın bittiği noktada kramponları çıkartıyoruz

Bu faaliyeti mümkün kılan YTÜDAK’a ve eğitmenlerimize, ayrıca eşsiz ve eğlenceli kılan ekip arkadaşıma sonsuz teşekkürler.

İlgili Makaleler

Bu da ilginizi çekebilir
Kapalı
Başa dön tuşu